Gülden Küle kitap kapağı

2. bölüm / 3

Gülden Küle

Başlangıç

Vaveyla Yazarı: Berriia

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Başlangıç

Açılıştan sonra yaklaşık 2 saat geçmişti, çoğu kişi gitmişti sadece Ekin ve Açelya kalmıştı yanımda. Onlar masada oturmaya devam ederken ben gelen müşterilerle ilgileniyordum. İlk gün olmasına rağmen beklediğimden çok daha iyi şekilde ilerliyordu bu yüzden oldukça hevesli ve mutluydum. Kasada beklerken bir müşteri daha içeri girdi, güler yüzlü bir hanımefendiydi ve yanında tahminimce 2-3 yaşında bir çocuk vardı. Gülümsemeye devam ederek kasaya yaklaştı ve “Merhaba.” Dedi. Bende gülümseyerek karşılık verdim.

“Merhaba, hoşgeldiniz ne istemiştiniz?” Diye sordum.

“Aslında ben kendim için karışık bir buket almak istiyorum bugün doğum günüm…” dedi buruk bir tebessümle. Şaşkınlıkla kadına ve yanındaki küçük kıza baktım, doğum gününde yalnız olması bana birini hatırlatmıştı.

“Tabii, siz geçin masalardan birinde bekleyin, ben sizin için güzel bir buket hazırlayacağım.” Dedim ve kasa bölümünden çıktım. Onlar masaya doğru ilerlerken dolaptan açılıştan kalan pastalardan çıkardım, şanslarına tam iki tane kalmıştı. Hemen pastaları onlara uzattım ve kadının şaşkın bakışlarına karşı gülümsedim.

“Bugün benim dükkanımın açılışı, pasta onun için… Doğum gününüz kutlu olsun…” dedim en içten şekilde. Sözlerimi bitirmem ile kadının gözlerinin dolması bir olmuştu.

“Çok teşekkür ederim…” dedi ince bir ses tonuyla, sadece gülümseyerek karşılık verdim ve hızlıca buketi hazırlamak için çiçeklerin olduğu bölüme koştum.

Buketi rengaren ve özenle hazırlamak istiyordum. Hızlıca çiçeklere baktım ve en orta bölüme en sevdiğimi koyarak başladım, gül. Ortaya büyük ve hayat verici bir güzelliğe sahip olan bir gül koydum. Etrafını hortensia ve yaseminlerle doldurdum, aralarada yine gül ve zambakları karışık şekilde yerleştirdim. Gerçekten bugünün en beğendiğim buketi bu olabilirdi. Buketin alt tarafını bağladım ve üstüne çiçeklerin canlı durması ve biraz daha koku vermesi için sprey sıktım. Buketi hazırladıktan sonra fotoğrafını çektim ve bir kağıda “İyiki doğdun, güzel çiçeklerle temiz bir sayfa…” yazdım ve yavaş adımlarla kadının yanına yaklaşıp buketi ona uzattım. Kadın bukete heyecan ve umutla baktı, eliyle dolan gözlerini sildi ve gülümseyerek bana döndü.

“Çok teşekkür ederim, çok güzel… Fiyatı ne kadar?” Kadının gülen yüzüne bakıp bende güldüm.

“Doğum günü hediyem, sizin için. Ayrıca ben doğduğunuz için teşekkür ederim. Tekrardan iyiki doğdunuz.” Dedim ve yanındaki çocuğun başını okşadım. “Adın ne senin ufaklık?” Dediğimde tatlı bir tebessümle bana baktı.

“Bade… Gözlerim badem gibi olduğu için annem ölmeden önce Bade koymuş.” Dedi buruk bir tavırla. Şaşkınlıkla onlara baktım, kadını annesi sanıyordum. Tanıdık senaryoya karşı yutkundum, konuşacaktım ama ne söyleyeceğimi toparlayamadım. Adeta donup kalmıştım. Ben bir şey söyleyemezken kadın Bade’nin elini tuttu ve adeta sürükleyerek çıkışa doğru götürdü, çıkmadan bana döndü ve tekrardan burukla gülümsedi.

“Tekrardan teşekkürler, iyiki varsınız.” Dedi ve ben daha cevap veremeden gözden kayboldular.

Birkaç dakika daha arkalarından bakakaldıktan sonra derin bir nefes alıp Ekin ve Açelya’nın yanına gittim. Tam onlarında ayaklandığını fark ettiğimde merakla baktım. Açelya çantasını toplarken Ekin bana bakıp gülümsedi.

“Güneş, bizde gidelim artık senide tutmayalım. Tekrardan tebrik ederim.” Gülümsedim ve başımı salladım. Ardından ikisiyle de sırayla sarılıp kucaklaştıktan sonra yavaş yavaş kapıya yaklaşıp dükkandan çıktılar. Arkalarından “Görüşürüz!” Diyerek seslendiğimde gülümseyip el salladılar.

Ekin ve Açelya gideli epeyce zaman geçmişti. Artık pek gelen giden müşteri de kalmamıştı. Bende yavaşça ayaklandım ve dükkanı toplamaya başladım, birazdan da kapatıp eve giderim diye düşünüyordum. Önce masaları sildim ve üzerinde kalan tabak ve bardakları alıp mutfağa götürdüm. Masalardaki gülleri kontrol ettim ve bulaşıkları hallettikten sonra kasa bölümüne geri dönüp saate baktım. Saat 20.00’yi gösteriyordu çantamı kontrol edip kalkacakken aniden içeri kan ter içinde biri girdi, şaşkınlıkla adama bakıyordum. Onu gördüğüm an tanımıştım, sabah bana çarpıp hiçbir şey demeden koşmaya devam eden adamdı.

“Siz?” Diye fısıldadım merakla, o da bu verdiğim tepkiye anlam veremeyerek bana bakmaya devam ediyordu.

“Merhaba…” dedi ve etrafına bir şey arar gibi bakınmaya başladı, sanki nereye geldiğini ve ne için geldiğini bilmiyormuş gibiydi anlamsızca ona bakmaya devam ettim.

“Çiçek mi alacaksınız?” Dedim imalı şekilde fakat anlamamış gibi bana bakmaya devam ediyordu.

“Çiçek… Burası çiçekçi mi?” Dedi sanki sorun bendeymiş gibi. Artık dayanamayarak yüzüne baktım.

“Beni de tanımadınız değil mi?” Dedim ve tahmin ettiğim gibi anlamaz bir ifadeyle olumsuz şekilde başını salladı.

“Anlamadım, tanımalı mıydım?” Dediğinde artık sinir küpüne döndüğümü hissediyordum, bir insan nasıl bu kadar umursamaz ve bencil olabilir? Uzaktan gören biri muhtemelen onun kendi halinde kibar bir beyefendi olduğunu düşünürdü. Ama anladığım kadarıyla o bunların tam tersiydi, o solmuş bir çiçekti.

“Sabah yolun ortasında çarptığınız ve umursamadan koşmaya devam ettiğiniz biri olabilir miyim acaba?” Dedim sinirimi belli ederek.

“Ah.. Özür dilerim, gerçekten sabah birine çarptım ama o kadar ciddi bir şey olacağını düşünmedim acelem vardı geri dönemedim tekrardan özür dilerim.” Demesiyle sinirim biraz daha yatışmıştı, başımı salladım.

“Sorun değil, bende öyle umursamadan gidince biraz abarttım sanırım…” dedim ve derin bir nefes alarak devam ettim.”Çiçek mi alacaktınız?” Diye sordum, çünkü şuan görünen haliyle pek çiçek almak için gelen birine benzemiyordu. Bana anlamsız bakışlarını sürdürerek devam etti.

“Siz burada mı çalışıyorsunuz?” Dediğinde ona garip bir bakış attım, bazı sorunları olduğunu düşünüyordum. Hep böyle insanlar beni bulur zaten.

“Evet burada çalışıyorum, ve dükkanı tam kapatacaktım bu yüzden biraz acele edebilir misiniz?” Dediğimde şaşkınlıkla başını salladı.

“Özür dilerim, kapatacağınızı bilmiyordum.” Dedi ve titreyen eli ile çiçek bölümünden beyaz bir gül alıp gösterdi “Bunu alacağım.” Ardından cebinden 200 TL çıkarttı ve kasanın üzerine koydu ben daha para üstünü veremeden “İyi akşamlar.” Dedi ve hızla dükkandan çıktı.

Bu adama ve yaşananlara anlam veremiyordum, derin bir nefes aldım ve ışıkları kapatmak için uzandım, artık dükkanı kapatıyordum.

Işıkları söndürmek için şalterlerden birini indirdiğim an kapının önünden gelen silah sesi ile çığlık attım. Olayın etkisiyle yere düştüm ve kasanın arka bölümüne saklanıp gözümü kapattım arka arkaya aynı silah sesi dükkanımın önünden 6-7 kere gelmişti. Korkudan nefes alamayacak haldeydim, şuan ne olmuş olabilir diye düşünüyordum ve kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum. Derin nefeslerimin arasından sessizce elimi çantama attım ve telefonumu bulmaya çalıştım. Telefonu bulduktan sonra hemen polisin numarasını aradım, lanet olsun ki şarjım sadece 1 kalmıştı… Hızlı şekilde gelmelerini sağlamalıydım yoksa telefonum kapanacaktı ve yanıma şarj aleti almayı akıl edememiştim.

Birkaç saniye içinde telefon açıldı. Sorular soran polise en hızlı şekilde anlatmıştım, ama ne yazık ki adresin yarısında telefon kapanmıştı. “A-alo” diyerek hat başında kalakalmıştım. Gözümden bir damla yaş düştü ve seslerin kesildiğini fark ettim. Birkaç dakika daha bekledikten sonra seslerin kesildiğine emin oldum ve yavaş adımlarla dükkandan çıktım. Kesik soluklarım içinde dükkanı kilitleyip önüme döndüğümde bir çığlık attım. Yerde bir adam yatıyordu ve kanlar içindeydi. Adamın yanına koşacakken bir el ağzımı kapatmıştı, şuan bana bir şey olursa beni umursayıp fark edecek kimse yoktu ama benimde intikamımı almadan ölmeye niyetim yoktu. Gözümden yaşlar dökülüyordu ama sesimi çıkaramıyordum. Birkaç dakika bekledikten sonra arka tarafa çekiştirildiğimi hissettim.

“Sakin ol, sana zarar verecek biri değilim.” Dediğinde bu sesi daha önce duyduğuma emin oldum. Fakat ben kim olduğunu anlamaya çalışırken bilincimi çoktan kaybetmiştim…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18