11. bölüm / 12
Gözyaşı9.Bölüm
Bölümler 12Şu an: 9.Bölüm
: Rüya gözlerini yavaşça açtı.
Gözlerini birkaç kez kırpıştırdı. Her yer bulanıktı. Tavandaki beyaz ışıklar gözlerini kamaştırıyordu.
Bir süre nerede olduğunu anlayamadı.
Sonra ambulansın içindeki cihazların seslerini ve dışarıdan gelen sireni duydu.
— Ben... neredeyim?
Kendi sesini duyunca bile şaşırdı. Başında şiddetli bir ağrı vardı.
Elini başına götürmeye çalıştı. Parmaklarına sıcak ve ıslak bir şey bulaştı. Elini gözlerinin önüne getirdiğinde kanı fark etti.
Rüya'nın gözleri büyüdü.
— Kan...
Paniklemeye başladı.
Diğer kolunu hareket ettirmek istedi fakat kolunda ani bir ağrı hissetti.
— Ah!
Kolunu hemen geri çekti.
Yanındaki sağlık görevlisi Rüya'nın hareket ettiğini fark edip yanına geldi.
— Sakin ol, Rüya. Kolunu oynatma. Merdivenlerden düştün. Kolunda kırık olabileceğinden şüpheleniyoruz.
Rüya etrafına baktı.
Ambulansta kendisinden başka yalnızca sağlık görevlileri vardı.
— Sezin nerede?
Sağlık görevlisi kısa bir süre duraksadı.
— Seni ambulansa okul görevlileri teslim etti. Hastaneye ulaştığımızda ailene haber verilecek.
Rüya gözlerini kapattı.
Son hatırladığı şey Sezin'in arkasında durmasıydı.
Ve sonra onu itmesi...
Rüya'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
— Beni... Sezin itti...
Sağlık görevlisi şaşkınlıkla ona baktı.
— Ne dedin?
Rüya cevap vermeden gözlerini kapattı. Başındaki ağrı giderek artıyordu.
Ambulans hızla hastaneye doğru ilerlerken Rüya'nın aklında tek bir soru vardı:
Sezin neden onu itmişti?
[19/8 12:54] İlkem: Rüya hastaneye getirildiğinde hemen acil servise alındı. Hemşireler başındaki yarayı temizlerken Rüya gözlerini sıkıca kapattı.
— Biraz acıyabilir, dedi hemşire.
Rüya dişlerini sıktı.
Başındaki yaraya birkaç dikiş atıldı. Ardından kolunun röntgeni çekildi. Doktor sonuçlara baktıktan sonra yanına geldi.
— Rüya, kolunda kırık var. Şimdi kolunu alçıya alacağız.
Rüya başını salladı.
Bir süre sonra kolu alçıya alındı. Rüya alçılı koluna bakarken doktor tekrar konuştu.
— Başına da darbe aldığın için seni bir süre gözlem altında tutacağız. Bu gece hastanede kalman gerekebilir.
Rüya sessizce başını salladı.
Odada yalnızdı.
Ailesinden hiç kimse henüz gelmemişti. Rüya yatağında uzanırken saate baktı.
15.30.
Tam o sırada telefonu çaldı.
Ekranda Atlas yazıyordu.
Rüya birkaç saniye telefona baktıktan sonra aramayı açtı.
— Alo?
Atlas'ın sesi endişeliydi.
— Rüya, neredesin? Okul çıkışında seni bekledim ama gelmedin. Telefonlarına da cevap vermedin.
Rüya bir an sustu.
— Hastanedeyim...
Karşı tarafta birkaç saniye sessizlik oldu.
— Ne? Hastanede misin? Sana ne oldu?
— Merdivenlerden düştüm. Başım yarıldı, kolum da kırıldı.
Atlas'ın sesi daha da endişeli bir hâl aldı.
— Hangi hastanedesin?
Rüya hastanenin adını söyledi.
— Tamam. Sakın bir yere gitme. Hemen geliyorum.
Telefon kapandı.
Rüya telefonu yavaşça yatağının yanına bıraktı.
Yaklaşık yarım saat sonra odanın kapısı açıldı.
Atlas nefes nefese içeri girdi.
Rüya'ya baktığında yüzündeki endişe hemen belli oldu.
Başındaki dikişleri ve alçıya alınmış kolunu görünce birkaç saniye konuşamadı.
Sonunda yavaşça yanına yaklaştı.
— Rüya...
Rüya ona baktı.
— Geldin.
Atlas yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.
— Tabii ki gelecektim. Seni bu hâlde yalnız bırakacak değildim.
Rüya'nın gözleri doldu.
İlk defa o gün kendini biraz daha güvende hissetti.
[19/8 12:56] İlkem: Gözlerini açtığında Atlas'ın refakatçi koltuğunda uyuduğunu gördü. Telefonuna uzanıp saate baktı.
Saat 12.00'ydi.
[19/8 12:57] İlkem: Ve biraz daha uyumak istedi ama uykuya dalmakta zorlandı. Annesi ve babası onu merak edip gelmemişlerdi bile. Bunu düşündükçe gözlerinden istemsizce yaşlar akmaya başladı.
Atlas uyanmıştı.
— Neden ağlıyorsun? Ben buradayım.
Atlas, Rüya'nın yanına gelip hastane yatağının kenarına oturdu ve ona sarıldı.
Rüya ağlamaya devam ederken bir anda nefes almakta zorlandığını fark etti.
— Ne... nefes ala...mıyorum...
Atlas hızla yerinden kalktı.
— Rüya, sakin ol. Hemşire çağırıyorum.
Hemen odadan çıkıp hemşireyi çağırdı.
Hemşireler odaya girerek Rüya'nın durumunu kontrol ettiler. Rüya'yı sakinleştirmek için doktorun önerdiği ilacı uyguladılar.
Bir süre sonra Rüya'nın nefesi düzene girdi ve yeniden uykuya daldı.
Atlas Rüya'nın üzerini örttü ve odadan çıktı. Fakat Rüya'nın az önceki hâli ve hastanede yapayalnız kalması içini parçalamıştı.
Hızla doktorla konuşmak için doktorun odasına girdi.
— Doktor hanım, Rüya neden öyle oldu?
Doktor sakin bir şekilde cevap verdi.
— Yaşadığı olayın ve içinde bulunduğu durumun yarattığı stres nedeniyle böyle bir tepki vermiş olabilir. Şu an için endişe verici başka bir durum görünmüyor.
Atlas endişeyle sordu:
— Başka bir şey yok, değil mi doktor hanım?
— Şu anlık bir sorun görünmüyor. Yine de bir süre gözlemlemeye devam edeceğiz.
Atlas başını salladı.
— Peki ailesi neden hâlâ gelmedi?
— Bilmiyorum, dedi Atlas.
Aslında ailesinin Rüya'yı önemsemediği için gelmediğini düşünüyordu. Fakat bunu söylemek içinden gelmedi.
Odadan çıkıp Rüya'nın yanına döndü. Refakatçi koltuğuna oturup onu izlemeye başladı.
Rüya uyurken çok masum görünüyordu.
Sabah olmuştu.
Atlas erkenden kalkıp Rüya'ya kahvaltılık bir şeyler almak için hastanenin kafeteryasına gitti.
Kısa süre sonra odaya geri döndü.
Rüya uyandığında Atlas kahvaltıyı hazırladı ve rahatça yiyebilmesi için ona yardımcı oldu.
Kahvaltıdan sonra doktorlar odaya gelip Rüya'yı son kez kontrol ettiler.
Muayenesinin ardından doktor:
— Durumun iyi görünüyor. Taburculuk işlemlerini başlatabiliriz, dedi.
Rüya sessizce başını salladı.
Atlas ise onun artık hastaneden çıkabilecek olmasına biraz olsun rahatlamıştı.
Bölüm etkileşimi
