10. bölüm · Görüldü
10 bölüm
Saat 17.48.
Eylül, eski tren istasyonunun önünde durmuştu. Burası yıllar önce kullanılmayı bırakılmıştı. Rayların üzerinde yabani otlar büyümüştü. İstasyonda yalnızca rüzgârın sesi vardı. Telefonunu çıkardı. Son kez mesaj yazdı.
Lavinya: "Ben geldim." Gönderildi. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki nefes almakta zorlanıyordu. Ya Gece düşündüğü gibi biri değilse? Ya hayal kırıklığı yaşarsa? Tam bunları düşünürken... Telefon titredi.
Gece: "Ben de geldim." Eylül etrafına bakındı. Kimse yoktu. Aynı dakikalarda... İstasyonun diğer girişinden Aras yürüyordu. Telefonunu eline aldı.
Gece: "Ben geldim." Derin bir nefes aldı. Aylarca konuştuğu kişiyi sonunda görecekti. Belki de...Hayatında ilk kez gerçekten mutlu olacaktı. İkisi de aynı anda raylara doğru yürümeye başladı. Adımları yavaşladı. Sonunda... İki kişi karşı karşıya geldi. Eylül...Ve Aras. İkisi de şaşkınlıkla birbirine baktı.
"Eylül?"
"Aras?"
İkisi de aynı anda telefonlarına baktılar. Sonra tekrar birbirlerine... Telefon ekranında aynı anda yeni bir bildirim belirdi. Gece çevrimiçi. Lavinya çevrimiçi. Aras'ın eli titredi. Yavaşça telefonunu kaldırdı. Eylül de aynısını yaptı. İkisinin ekranında da son gönderilen mesaj açıktı.
"Ben geldim." Sessizlik... Dakikalar gibi gelen birkaç saniye geçti. Eylül'ün gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Sen..."
"Gece..." Aras'ın sesi titriyordu.
"Sen de..."
"...Lavinya." Bir anda aylar boyunca yaptıkları bütün konuşmalar gözlerinin önünden geçti. Birbirlerine anlattıkları sırlar... Birlikte güldükleri geceler... Birbirlerine verdikleri umut... Hepsi... Karşılarında duran kişiydi. Ama... Aynı zamanda... Her gün kavga ettikleri kişiydi. Eylül gözyaşları içinde güldü.
"Biz ne kadar aptalmışız..." Aras da gülümsedi.
"Galiba öyle." İlk kez... Kavga etmeden birbirlerine baktılar. Tam o anda... İstasyonun girişinde alkış sesi duyuldu. İkisi de irkilerek arkalarını döndü. Siyah kapüşonlu kişi oradaydı. Yavaşça kapüşonunu çıkardı. Karşılarında... Müzedeki yaşlı görevli duruyordu. Eylül şaşkınlıkla sordu.
"Siz..."
"Neden bütün bunları yaptınız?" Yaşlı adam gözlerini kapattı.
"Çünkü artık gerçekleri öğrenme zamanınız geldi." Cebinden eski bir dosya çıkardı. Dosyanın içinden yıllar öncesine ait belgeler ve fotoğraflar çıktı. İlk fotoğrafı Eylül'e uzattı.b Fotoğrafta genç bir kadın vardı. Eylül'ün gözleri doldu.
"Anne..." Yaşlı adam yavaşça konuştu.
"Hayır."
"Bu..."
"...Aras'ın annesi." Aras'ın nefesi kesildi.
"Ne?" Adam ikinci fotoğrafı uzattı. Bu kez fotoğrafta aynı kadın... Kucağında iki küçük çocukla duruyordu. Biri Aras...Diğeri Eylül. Eylül anlam veremedi.
"Bu nasıl olabilir?" Yaşlı adamın sesi titredi. "Çünkü..."
"...yıllar önce yapılan büyük bir hata yüzünden..."
"...siz aynı annenin çocukları olduğunuzu hiç öğrenemediniz." Dünya bir anda sessizleşti. Eylül olduğu yere çöktü.
"Hayır..."
"Bu doğru olamaz..." Aras'ın gözlerinden yaşlar akıyordu. O da dizlerinin üzerine çöktü. Aylarca âşık olduğu kişi... Meğer öz kardeşiymiş. Tam o sırada arkadan bir kadın sesi duyuldu.
"Eylül!" Eylül başını kaldırdı. Annesi... Koşarak ona sarıldı. Arkasında Aras'ın babası vardı. Yıllardır ilk kez aynı yerde durmuşlardı. Eylül'ün annesi gözyaşları içinde konuştu.
"Sizi korumak için sustuk."
"Çünkü geçmişte çok büyük hatalar yaptık." Aras'ın babası başını eğdi.
"Affedin bizi." Uzun süren sessizlikten sonra... Eylül annesinin elini tuttu. Aras da babasına baktı. İkisi aynı anda gülümsedi. Acı dolu ama huzurlu bir gülümsemeydi. Eylül, Aras'a döndü.
-"Demek..."
"...bundan sonra gerçekten kardeşiz."Aras gözyaşlarını sildi.
"Geç de olsa..."
"...ablamı buldum." Eylül hafifçe güldü.
"Ben senden küçüğüm." Aras ilk kez içtenlikle kahkaha attı.
"O zaman..."
"...kız kardeşimi." İkisi birbirine sarıldı.
Artık aşk yoktu. Sadece... Yıllarca birbirinden habersiz yaşamış iki kardeşin sevgisi vardı.
6 Ay Sonra...
Eylül'ün annesi ve Aras'ın babası geçmişteki kırgınlıklarını geride bırakmıştı. Artık aynı sofrada oturuyor, birlikte gülüyorlardı. Miray ve Kerem hâlâ en yakın arkadaşlarıydı. Selin ise yaptıklarının bedelini ödemiş, Eylül'den özür dilemişti. Atlas da Eylül'e gülümseyerek,
"Sen benim için hep değerli bir arkadaş olarak kalacaksın." demişti.
Akşam...
Eylül telefonunu eline aldı. Mesaj kutusunu açtı. En son konuşma hâlâ duruyordu. Gülümsedi. Son kez o konuşmayı okudu. Sonra sohbeti silmedi. Çünkü bazı anılar... Silinmek için değil, Hatırlanmak içindi. Telefonun ekranı yavaşça karardı. Ve ekranda son kez tek bir kelime belirdi.
✓Görüldü
SON 🖤📖
Arkadaşlar kitabın sonuna geldik. Umarım beğenmişsinizdir. Eyer beğendiyseniz like atmayı ve bu kitab hakkında yorum yapmayı unutmayın. Baysssss:)
