GÖRÜCÜ kitap kapağı

2. bölüm / 3

GÖRÜCÜ

Son Mezuniyet

Vaveyla Yazarı: Hii Barbie

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Son Mezuniyet

Saat gecenin biriydi. Annemle babamı uyandırmamak için zile basmadım, kendi anahtarımla kapıyı sessizce açtım. Tahmin ettiğim gibi ev karanlığa gömülmüştü, çoktan uyumuşlardı. Parmak uçlarımda, merdivenleri gıcırdatmamaya çalışarak üst kata çıktım. İki katlı, şirin bir evimiz vardı; odalarımız üst kattaydı. Karşı odam normalde abime aitti ama o yirmi sekiz yaşında, yurtdışında yüksek maaşlı bir işte çalışıyordu. Tam babamın istediği gibi... Babam için işin zorluğu değil, maaş bordrosundaki basamak sayısı önemliydi çünkü. Paraya ve statüye her şeyden çok değer verirdi.
Odama geçip derin bir nefes aldım. İstanbul Üniversitesi Tarih Öğretmenliği bölümünden bu akşam mezun olmuştum ve üzerimde hala o kahverengi, göğüs dekolteli uzun mezuniyet elbisesi vardı. Annemler törene gelmiş, sonrasında ben kızlarla eğlenmeye devam etmiştim. Aynadaki yorgun yansımama bakıp elbisenin fermuarını aşağı çektim.
Kıyafet konusunda her zaman hassas bir kadındım; hem şık hem de rahat olmayı severdim. Kendime bakmayı, bakımlı ve güzel görünmeyi hep önemserdim. Belimin biraz üzerinde biten açık kahverengi saçlarım, koyu kahverengi badem gözlerim, küçük bir burnum ve dolgun dudaklarım vardı. Boyum ise annem gibi 1.70’e yakındı.
Aynadaki kendime kısa bir bakış attıktan sonra kendimi hemen sıcak bir duşa bıraktım; hem günün yorgunluğunu hem de o tatlı karmaşayı üzerimden akıtmak istiyordum. Duştan çıkınca pijamalarımı giyip yatağa süzülmemle gözlerimin kapanması bir oldu. Çok yorulmuştum.
Sabah gözlerimi açtığımda saat dokuz olmuştu. Saat onda babamın asla esnetmediği, en katı kurallarından biri olan aile kahvaltısı vardı. Masaya geç kalıp onun o sorgulayan bakışlarına maruz kalmamak için hızla hazırlanmaya başladım. Bakımlı halimden ödün vermeden üzerime şık ama rahat bir şeyler geçirip aşağı indim.
Henüz kimse gelmemişti. Ben de oturma köşesindeki koltuğa geçip kahvaltı vaktine kadar telefonumla ilgilenmeye karar verdim. İnterneti açıp doğrudan tarih öğretmenliği kontenjanlarına bakmaya başladım. Asıl amacım İstanbul’da kalıp annemlere yakın olmaktı ama boş yerler genel olarak hep Doğu’daydı. İnsanların Doğu’ya karşı genel bir önyargısı vardı ama benim yoktu; ben idealist bir öğretmendim, öğretmek için her yere giderdim. Yine de önceliğim ailemin yanında kalmaktı. Ekrandaki listeyi kaydırdım. Mardin’de neredeyse çoğu yer boştu. Diyarbakır’da on üç yer kalmıştı, Batman da tıpkı Mardin gibi boş kontenjanlarla doluydu. İstanbul’da ise sadece iki üç yer kalmıştı ki, ben yerleşene kadar onların dolacağı çok açıktı.
"Günaydın Evin."
Annemin sert ve kurallı sesi salonun sessizliğinde yankılanınca irkildim. Telefonu hafifçe indirip ayağa kalktım ve kahvaltı masasına doğru yürürken, "Günaydın anne," dedim. Gözlerim masadaki boş sandalyelere kaydı. "Babam yok mu?"
Annem sandalyelerden birini çekip otururken keskin bakışlarını üzerime dikti. "İner birazdan. Sen neye bakıyordun öyle pür dikkat?"
Cevap vereceğim sırada merdivenlerden babam indi. Yüzümüze bile bakmadan ruhsuz bir "Günaydın," deyip masadaki yerine geçti. O oturunca nihayet kahvaltıya başlayabilmiştik.
Annem elindeki çatalı tabağının köşesine bırakıp sessizliği böldü. "Evet Evin, seni dinliyorum?"
Bu hamle babamın da dikkatini çekmiş olacak ki, elindeki bardağı bırakıp bakışlarını bana çevirdi. Boğazımı temizleyip dik durmaya çalıştım. "Mesleğim için kontenjanlara bakıyordum. Genel olarak Doğu tarafında açık var. İstanbul’da sadece iki üç yer kalmış, onlara da sıra bana gelene kadar çoktan dolur."
Babam genzini temizleyerek o otoriter sesiyle araya girdi. "Yani Doğu’ya gideceğim diyorsun, anladığım bu mu?"
"Eğer burada bulamazsam, evet, gideceğim."
Annem hiçbir şey demeden çatalını tekrar eline alıp kahvaltısına döndü. Babam ise başını anneme doğru çevirerek homurdandı: "Sana söylemiştim Sedef. Bu bölümü okutmayalım dedim. Abisi gibi maaşı yüksek, geleceği olan bir yerde okumalıydı."
Annemin konuşmasına fırsat vermeden hemen araya girdim. "Baba, beni abimle kıyaslamayı bırak artık! Ben sevdiğim işi yapmak istiyorum."
"Sevdiğin iş..." dedi babam alaycı bir tavırla. "İnsanlara o kadar şey öğretiyorsun ama aldığın maaşın basamak sayısı ortada."
"Baba, önemli olan para değil ki—"
Annem sözümü sertçe kesti. "Önemli olan para Evin. Baban için de öyle, bizim için de. Ama baban haklı, abinin yanına yurtdışına gidip orada da çalışabilirsin."
Babam annemi onaylarcasına kafasını salladı. Öfkemin içimde büyüdüğünü hissettim. "Evet ama ben bir şirkette, dört duvarın arasında tıkılıp kalmak istemiyorum!"
İçimde kolay kolay bitmeyen, hareketli bir enerji vardı benim. Bir odanın içinde saatlerce kalmak bana ödül değil, ceza gibi gelirdi.
Babam kolundaki saate bakıp işe gitme vaktinin geldiğini fark edince sandalyesini geri çekerek ayağa kalktı. Annemin başına küçük bir buse kondurup ceketini alarak evden çıktı. Dış kapının kapanma sesini duyduktan sonra annem bakışlarını yeniden bana doğrulttu.
"Evin, babanın seni Doğu’ya yollayacağını hiç sanmıyorum."
"Ama abim yurtdışında! O nasıl gittiyse ben de—"
Sözümü yarım bıraktı, dinlemek bile istemiyordu. "Abin ve sen bir değilsiniz bir kere."
Sabah sabah sinirlerim tamamen tepeme çıkmıştı artık. Bu evdeki kız-erkek ayrımından, o görünmez zincirlerden ölesiye bıkmıştım. Erkekler her şeyi yapabilirdi ama kızlara gelince kural duvarları örülürdü. Masadan sandalyeyi sertçe iterek kalktım. "Afiyet olsun," diyerek arkama bakmadan ayrıldım oradan.
Odama çıkar çıkmaz hemen Melis’e yazdım. O benim en yakın arkadaşımdı, her anımda yanımda olan, bu hayatta ailem diyebileceğim tek insandı. Annemlerin "Kızlar gece dolaşamaz, tek başına dışarı çıkamaz, yanında bir erkek olmadan adım atamaz," gibi saçma sapan kısıtlamaları yüzünden hayatıma birini almam, düzgün bir arkadaş bulmam bile mucizeydi. Yirmi iki yaşıma gelmiştim ve bir kez bile erkek arkadaşım olmamıştı. Ama abime gelince... Babamın deyimiyle "erkek dediğin çapkın olurdu" ve her ay farklı bir kızla gününü gün ederdi.
Melis’le dışarıda, her zamanki kafemizde buluşacaktık. Aynanın karşısına geçip bu boğucu evden uzaklaşmak için hazırlanmaya başladım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

35okunma 3beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18