5. bölüm · Gölgemde Kalan Işık:JAYWON

Bölüm 5:Gölge Gibi Peşindesin

jungjung #Enhypen⁷_is_sevEN-

Saat neredeyse 02.00 olmuştu..Masalar temizlenmiş, ışıklar kısılmıştı.
Üçlü masada hâlâ oturuyordu.Siparişlerini çoktan bitirmişlerdi ama kalkmıyorlardı.
Ben artık eve gitmek istiyordum.Yorgunluk dizlerime kadar çökmüştü.
Tezgâhın arkasından seslendim.

“Café kapanıyor.Hesabı bırakabilirsiniz.”

Jake cüzdanını çıkarıp masaya para koydu.Hiçbirine bakmadan parayı aldım.

“Kalanını kasa kapalı diye yarın denkleştiririm.” dedim.
Sesim ölü gibi çıkmıştı hiçbir duygu yoktu.

Üçü de sessizce ayağa kalktı kapıya doğru yürüdüler.
Tam çıkarken Jay kapının önünde durdu.
Bir an bana baktı.Gözlerimiz çarpıştı.

Ama o anı bozan ben oldum.
“İyi geceler.” dedim kısa, donuk bir sesle.

Jay dudaklarını sıkıp başını eğdi.
“İyi geceler Jungwon.”
diyip dışarı çıktı.
Cafede sadece ben kalmıştım çok oyalanmadan kalan işleri halledip çıkmam gerekti.

JAY'İN GÖZÜNDEN

Soğuk hava yüzüme çarptı.Jake ve Sunghoon önden yürüyordu.Ama aklım hala ordaydı.
Cafenin ışıkları yavaşça sönüyordu.Elim cebimde yumruk oldu.

“Onu böyle görmey dayanamıyorum.” dedim
Sonra hiç planlamadan, istemeden geri döndüm.

Jake:
“Jay? Nereye?”

Jay:
“ Orda bir şey unuttum alıp gelcem ben siz gidin beklemeyin.”

Aslında hiçbir şey unutmamıştım.
Sadece Jungwon eve tek başına yürümesin istedim.
Ama bunu kendime bile itiraf etmiyordum.

JUNGWON'UN GÖZÜNDEN

Kalan işleri tamamladıktan sonra ışığı kapatıp dışarı çıktım kapıyı kilitledikten sonra arkamı döndüm.
Hava soğuktu ellerimi ceplerime sokup karanlık bir sokaktan geçtim.

Ay ışığı bile yok gibiydi okadar bitkindim ki adımlarım sürünüyordu.
Gözlerim kapanıyor gibiydi bir an arkadan bir ses duydum.
Nefes ve ayak sesleri.
Korktuğum için hızlanmaya başladım saat epey geçti ama ayak sesleri de hızlandı benle beraber.
Bedenim titriyordu dayanamayıp arkama doğru baktım.
"Hey orda biri mi var?"
Jay?? Elerini cebine koymuş, başı öne eğikti.Beni uzaktan takip ediyordu.

“Ne yapıyorsun sen ödüm koptu?” dedim soğuk bir sesle.
Jay ben durunca o da olduğu yerde durdu.
Saçlarına dokundu, gözlerini kaçırdı.
“Ben… şey… sadece… eve gidiyordum.” kekeliyordu.
Kaşlarımı kaldırdım.

“Benim güzergâhımı mı takip ediyorsun sen? ne hakla?”

Jay boğazını temizledi.
“Tek başına yürümeni istemedim.”
Bir an durdum.

“Beni umursadığın için değil.” dedim.
“Sadece o iğrenç vicdanını rahatlatmak istiyorsun.”
Jay’in çenesi kasıldı.
“Belki- yabi belki de değil.”
Derin bir nefes aldım.

“Jay Beni yalnız bırak." dedim gözleribe bakarak.
"Hem beni korumak sana mı kalmış eğer beni gerçekten korumak isteseydin en baştan yardım ederdin bana."

Jay dudaklarını ısırdı bir şey söylemek istedi ama söylemedi.

“İyi geceler.” dedi kısık bir sesle.
Arkasına dönüp uzaklaşmaya başladı.

O uzaklaşırken içimde garip bir his kabardı.
Belki çok derinlerde bir şey daha.

ERTESİ GÜN

Sunoo beni görünce koşarak yanıma geldi.
“Jungwon! Dün neden gelmedinÇok merak ettim!”

Gözleri endişeyle doluydu.Elimi tuttu.
“İyi misin?”
Bir an elim titredi ama çekmedim.

“İyiyim Sunoo.Sadece dün biraz kötü hissettiğim için evde dinlendim.”

Sunoo bana bakarken yanakları kızarıktı gözlerini kaçırıyordu.

“Dün seni düşünmekten uyuyamadım.” dedi çok kısık bir sesle.
Kalbim bir an hızlandı. O an koridordan Jay’in bakışı çarptı.
Bizi izliyordu.Kıskanmış gibiydi.
Sunoo elimi bırakmadı.

“Bugün yanında oturacağım.” diyip ben cevap vermeden sınıfa girdi.

Sunoo yanımda oturdu.Defterini çıkardı ve bana dönüp fısıldadı

“Bugün ders çıkışı birlikte yürüyelim mi?”

Cevap vermeye çalıştım ama kelime çıkmadı.Boğazım düğümlenmişti.

Sunoo bana hafifçe gülümsedi.Gözleri yumuşaktı.
Sanki beni anlamak istiyordu.
Ama o anda arkamdan bir sandalye sesi geldi.

Jay masasına sertçe oturmuştu.Elindeki kalem kırılacak gibiydi.Sınıfın havası bir anda gerginleşti.

Ve içimde bir his vardı:
Fırtına daha yeni başlayacakmış gibi.