4. bölüm · Gölgemde Kalan Işık:JAYWON

Bölüm 4:Gece Yarısı

jungjung #Enhypen⁷_is_sevEN-

Sabah uyanınca alarmı kapattım.Okula gitmek için hiç gücüm yoktu.Düşüncesi bile midemi bulandırıyordu.
“Bugün gitmeyeceğim.” dedim kendi kendime.
Kimseyi görmek istemiyordum.
Çantamı alıp sessizce evden çıktım.Cafeye doğru yürüdüm.
Çalışmak bile okuldan daha kolay geliyordu.En azından burada kimse bana bakıp gülmüyordu.

Saat 12’ye yaklaşırken müşteriler azaldı hafif bir müzik çalıyordu.
Ben de tezgâhı düzenliyordum.Yorgundum hem de çok.Ama en azından kimse bana su dökmüyordu.Kimse videomu çekmiyordu.
Saat 00.10 olduğunda kapı açıldı.
Kapıya doğru baktım ve kalbim duracak gibi oldu.
Aynı geceki üçlü.
Boğazım düğümlendi.Bir saniye gözlerimi kapatıp nefes aldım.
Sonra bıkkın, tükenmiş, donuk bir sesle söyledim:

“Hoş geldiniz… ne alırdınız?”
Jake’in yüz ifadesi ciddiydi.
“Şey Jungwon dün olanlar için özür dilerim.”
Sesinde ilk defa samimiyet vardı.Ama bu beni gram etkilemedi.
Sadece tezgâha baktım.Sunghoon cebinden telefonunu çıkardı.Ekranı bana doğru gösterdi.
“Videoyu sildim herkesten,grup sohbetinden, storylerden hatta galerimden bile.”
Sesi yumuşaktı.Normalde hep soğuktu.Jay bir adım öne çıktı.
Gözleri karanlık ama pişmanlık doluydu.
“Jungwon biraz konuşabilir miyiz?”
Ben de tezgâha elimle vurup sabır çeker gibi derin bir nefes aldım.Sonra hiçbir duygu olmadan tekrarladım:
“Ne alırdınız?”
Üçü birbirlerine baktılar.
Cevap vermeyince tekrar sordum, bu kez daha sert:
“Siparişiniz nedir?”
Jay yutkunup gözlerini kaçırdı
“Bir latte lütfen.”
Jake kısık sesle,
“Bana da bir kola…”
Sunghoon:
“Ben Americano alayım.”
Onlar ilk defa susan taraftı.Ben ilk defa üstün sayılırdım.
Siparişleri yazdım hiç biribe bakmadan tezgâha döndüm.
Ve hiçbirine bir kelime bile etmeden hazırlamaya başladım.
Arkadan sadece üç çocuk gibi duran o grubun çaresiz, sessiz fısıltıları geliyordu.

JAY'İN GÖZÜNDEN

Jungwon’un sesindeki o yorgunluk beni sandığımdan daha çok yaraladı.
Bir şey söylemek istedim.
“Gerçekten üzgünüm.” demek istedim.
“Dün gece beni de rahatsız etti.” demek istedim.
Ama Jungwon’un umursamazlığı onun gözlerindeki o kırılmışlık beni susturdu.
Belki de konuşmayı hak etmiyordum.

JUNGWON'UN GÖZÜNDEN

Hazırladığım içecekleri tepsiye koydup masalarına götürdüm.Donuk bir ifadeyle tepsiyi bıraktım.

“Afiyet olsun.”
Diyip ordan uzaklaştım galiba birşey dememi bekliyorlardı ama ben herzamanki gibi gene sustum onlarla konusacak halim yok.

Jake;
"Şuna bak hiç konuşmuyor”
Sunghoon;
“Ne desmesini bekliyorsun bunca yaptıklarınızdan sonra sizi affettim demesini mi?"
Jay sessizce bardağına baktı.
“Onu kırdık galiba.” diye fısıldadı.
Sunghoon;
"Galiba mı birde soruyorsun."