4. bölüm · Gölgelerin Arkasında
Bölüm 4: Karmaşanın İçinde
Z. Y. SU'nun anlatımı ile
Bir hafta sonra;
Yıldırım perişan halde idi.
Gökçe tam bir haftadır uyanmamıştı. Yıldırım ve Selim hiç bir şekilde yanından ayrılmıyorlar ve ona gün içinde neler yaptıklarını anlatıyorlardı. Yıldırım'ın sanki kalbinde bir yere bir şey olmuş gibi hissediyor ve çöküş yaşıyordu.
Gökçe olmadan o bir hiçti...
Onun mavileri olmayınca hayat hiç de yaşanır değildi, o yokken hayat çekilmez bir şekilde Yıldırım'a acı veriyordu...
Yıldırım'ın hayatına tatlılıklar Gökçe sayesinde girmişti ama o var olup ta yokken acılar yeniden yerini almıştı...
Yıldırım Gökçe'nin olduğu odaya girip Gökçe'nin yatağının kenarına oturdu. " Güzelim ben geldim," diye fısıldadı. Yıldırım sıkıntılı bir nefes aldı ardından içi yana yana o nefesi verdi...
"Ben ne büyük günah işledim de senden alı konuyorum? "
Sevdiği kadına tehlikeli olan bir teşhis konulmuş ve Gökçe'nin kafasını çarpması bu tehlikeyi arttırmıştı.
"Sakın bırakma beni. Sensiz yaşayamam ben. Abim gibi gitme hayatımdan," gözleri önünde sevdiği kadın ellerinden kayıyordu. Ve Yıldırım hiç bir şey yapamıyordu. Yıldırım sadece bir kere ağlamıştı ama şu bir hafta da göz pınarlarında yaş kalmamıştı.
O üzülmeyi bilmezdi.
O sevgiyi bilmezdi.
O korkuyu bilmezdi.
O ağlamayı bilmezdi
En önemlisi o aşkı bilmezdi.
Hepsini Gökçe ile öğrenmişti.
Yıldırım sık sık Gökçe'yi ziyaret ederdi. Şu bir hafta da kaç saat içini Gökçe'ye dökmüştü?
Hemde onu duymamasına rağmen. Gökçe onu duysa ona olan duygularından ve hayatından asla ama asla bahsetmezdi. Hele ki planlarından asla bahsedemezdi.
Planları...
Yıldırım'ın en çok istediği şey Gökçe'nin uyanması ve ona konulan teşhisi yenmesiydi. Yıldırım'ın Gökçe'den uzak durması lazımdı. Ama o Gökçe'yi bu kadar çok severken ve Gökçe onu bu kadar çok severken tek bir yolu vardı ayrılığın:
İhanet...
Yıldırım Gökçe'ye Güneş ile ihanet edecekti. Onu kendinden uzak tutmak için...
Doktorlar Gökçe için hiçte iç açıcı konuşmuyorlardı. Tümör en tehlikeli yerde ve en tehlikeli boyuttaydı. Olası bir ameliyatta yanlış yapılan küçücük bir hata Gökçe'nin hayatına mâl olabilirdi...
Ama Gökçe için ameliyattan başka çare yoktu...
O ameliyatı olmalıydı...
Ve Yıldırım ve Selim onun ailesi olarak görünecekti.
Bir Gün Sonra;
Gökçe gözlerini açmıştı, açmasına da...
Ona konulan teşhis kötü boyutta olduğundan ameliyata alınmıştı... Selim ve Yıldırım ameliyathane kapısının önünde dört dönüyorlardı.
Bakalım Gökçe kaç saatte ameliyattan çıkacaktı?
Sekiz Saat Sonra;
Ameliyat hala devam ediyordu. Hemşireler, doktarlar ve kan torbaları sürekli içeri giriyor ve çıkıyordu. Hemşire tam içeri girecekken Yıldırım hemşirenin kolunu tutup onu kendine çevirdi. "Neden bu kadar çok kan taşıyorsunuz? Bir sorun mu var, herşey yolunda mı?" diye sordu. "Beyefendi ameliyat sırasında çok fazla ihtiyacımız oldu fakat bu son kan kapsülümüz. Stoklar tükendi acilen kan bulunması lazım." Yıldırım iki adım geriye sendeledi. Ne demek kan bitmişti?
Gökçe? O ne olacaktı?
"K-kan Grubu ne-nedir?" Yıldırım kekeliyordu. Ne zaman endişelense veya bedenini korku esir alsa kekelerdi." 0 RH Negatif " dedi Selim hemşire den önce. " Benim ki uymuyor," ikisi de aynı anda söyleyip birbirlerine döndüler.
Yıldırım 0 RH Pozitifti, Selim ise AB RH Negatifti....
Yıldırım'ın aklına iki kişi geldi.
Emirhan ve Güneş. Emirhan'dan ölse yardım istemezdi.
Peki Yıldırım onların kan grubunu nereden biliyordu? Geçen sene Kızılay Birliği gelince üç kişi bağışta bulunmuştu;
Yıldırım, Güneş ve Emirhan.
Üç kişi kan vermişti. İhtiyaç sahipleri için. Şimdi ise ihtiyaç sahibi olan sevdiği kadındı.
Hemen Güneş'i aradı. "Güneş senden bir şey isteyebilir miyim?" dedi Yıldırım. Güneş'te bunu fırsat bilip Yıldırım'a karşı bir adım attı. " Tabiki Yıldırım," dedi en romantik sesiyle ama Yıldırım'ın sesinden endişe akıyordu. " Duru'mun kan nakline ihtiyacı var," dedi.
Güneş, Yıldırım'ın " Duru'm" dediği kişiyi çok iyi biliyordu.
Gökçe Duru Sonsuz...
Güneş, Gökçe'den nefret etmesine rağmen sırf Yıldırım'a yakın durabilmek için cevap verdi.
"Yıldırım'cım Gökçe'ye ne oldu?(!)" dedi sesinden yalancı endişe akıyordu. Yıldırım vereceği cevabın Gökçe'ye zaman kaybettireceğini bilmeden cevap verdi;
" Dün her şey çok güzeldi. Sarılıp uyumuştuk, sabah kalkınca Duru yere düşüp kafasını sertçe mermere vurdu. Hastaneye geldiğimizde Duru'nun beyninde bir çeşit tümör olduğunu öğrendik. Sekiz saat önce onun için ameliyata girmişti. Sekiz saattir ameliyatta ve hastanenin kan stoğu bitti. Senin kan grubun ile Duru'nun kan grubu uyuşuyor." Güneş aklından, " Ne var bu Gökçe'de yaa! Güzellik desen beş para etmez yaa! Ne buluyor Yıldırım bu kızda ki? " Diye düşündü. Oysaki Gökçe çok güzeldi...
Güneş hastaneye gitmiş ve Gökçe'ye kan vermişti fakat bir sorun vardı.
Gökçe'nin kalbi DUR-MUŞ-TU!
(Yarın devamını defterden geçirmeye çalışacağım. Umarım bölüm hoşunuza gitmiştir!)
