1. bölüm / 4
Gölgelerin ArkasındaBölüm 1: Geçmişten İzler
Bölümler 4Şu an: Bölüm 1: Geçmişten İzler
- 1 Bölüm 1: Geçmişten İzler733 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Bölüm 2: Kaybolan izler1.271 kelime
- 3 Bölüm 3: Gizemli Mesaj1.006 kelime
- 4 Bölüm 4: Karmaşanın İçinde694 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Geçmiş (1 yıl önce)
Bugün lisedeki ilk günümdü. Herkesi egolu olur sanıyordum ama hepsi sevecen çıktı -Erkekler hariç- ve neşelilerdi. Bir kaç kişi soğuk tavırlı idi.
İlk üç ders sınıftaydı. Şimdi ise müzik odasına doğru gidiyordum. Bugün olay yok Gökçe!
Ve BAMM!!
Üst sınıflardan bir çocuk ile çarpıştık veya çarpışmadık direk yere serildik.
Off omzum çok acıdı!
Hadi ama kime çarpmış olabilirim ki?
Başımı kaldırıp yerdeki çocuğa baktım. Bir dakika, bir dakika nefes alamıyorum. Kahverengi dağınıksaçlar, kahverengi gözler, kaslı kollar aman Allah'ım neler oluyor?(!)
Çocuğun etkisinden çıkabilmek için başımı iki yana doğru salladım. O da şaşkın gözlerle beni izliyordu. Sanki bu kadar güzel birini beklemiyordu. Bence bu okulda benden güzelleride vardı ama o yokmuş gibi bana bakıyordu.
Kahveleri benim mavilerimde oyalandı. Büyülenmiş gibi bana bakıyordu. Sanki dünyada tek mavi gözlere ben sahipmişim gibi. Başını yere eğdi ardından tekrar başını kaldırıp bana baktı.
Onun bu şaşkın haline tebessüm ettim. O bunu görünce kocaman gülümsedi.
Gülüşü çok güzeldi...
Toparlanıp silkelendi ve ardından bana elini uzattı, tebessüm ederek elini tuttum. Kalktıktan sonra üzerimi silkelerken onun bana bakarken fazla güldüğünü gördüm.
Acaba herkese böyle güzel mi gülüyordu?
Ona elimi uzatıp;
"Merhaba," dedim ve ekledim:
"Adım Gökçe Duru Sonsuz" dedim. Elimi tutup sıkarken "Merhaba, ben de Yıldırım Atlas Korkmaz" dedi.
Atlas ne güzel bir ismi var...
"Okula bu sene mı geldin Duru?" diye sordu. Genelde Gökçe derlerdi ama ailem dışında kimse Duru demezdi.
Selim hiç adımı kullanmaz bana 'Maviş' derdi. Şimdi Selim üniversitesi ikinci sınıf öğrencisiydi. Son bir aydır neredeyse hiç görüşmemiştik. Onu çok özlemiştim.
Başımı sallayıp Atlas'a,
" Evet, okula yeni geldim. 9-C sınıfındanım."
" Çok garip. " diye mırıldandı.
" Garip olan nedir?" dedim.
" Daha önce hiç karşılaşmamamız."
Gülümseyip ona;
" Bugün okulun ilk günü ya hani bende lise birinci sınıf öğrencisi olduğuma göre ilk kez karşılaşıyoruz." dedim. Zaten dağınık olan saçlarını biraz daha dağıtıp, nefesini sıkıntı içinde verdi.
Acaba onu sıkmış mıydım ki ?
" Haklısın benim hatam." dedi. İlk defa biri bana 'Haklısın' dedi. Bunun nasıl bir duygu olduğunu hep merak ederdim. Ve bunu Atlas sayesinde öğrendim.
"Ha bu arada benim de şubem 10-C"
" Aaa sen 2009 mu doğumlusun? Yani yanlış anlama lise üç gibi görünüyorsun da. "
" Evet sende 2010 doğumlusun."
" Mantıken evet. Hangi ay hangi gün peki?"
"5 Kasım. Sen sormadan söyleyeyim akrep burcuyum , yükselenim oğlak ve burçlara inanmıyorum. " Oğlak Burcu... Onun aksine ben burçları çok iyi bilirdim. Oğlaklar çok asi ve fevri olurken , akrepler mizah anlayışı güçlü ve de çok fazla relaxtırlar.
" Peki sen hangi ay, hangi gün?"
" 23 Mayıs. İkizler burcuyum ve yükselenimi bilmiyorum." dedim Atlas'a. " Eğer senin için sorun olmazsa beraber dolaşalım mı? " dedi. Kalbim gereksiz yere niye hızlanmıştı ki?
Neler oluyordu bilmiyorum ama çok güzeldi.
Tıpkı rüya gibi...
" Yok. Hayır sorun olmaz. Benim de zaten pek arkadaş bulduğum söylenemez."
" Çok iyi, o zaman kantine gidelim. Bu taraftan ..." diyerek yolu göstermeye başladı. Bir yandan yürüyor bir yandan da bana bakıyordu. Sanki yüzümün her zerresini aklına kazımak ister gibi...
" Neden sürekli bana bakıyorsun? Önüne baksana düşe..." demiştim ki sandelyeye takılıp yere düştü. " Aayy Atlas iyi misin ? " endişeli bir sesle yere çömeldim ve bir şeyi olup olmadığını anlamaya çalıştım. Atlas kısık sesle kahkaha attı. " Neye gülüyorsun , bir şeyin var mı Atlas (!)?" diye sordum.
O güldükçe ben sinirleniyorum. Hayır neye gülüyor ki?
Off bu çocuk gülmesin çünkü insanı gülüşüne âşık ediyor!!
Kantinde hafif bir müzik çalıyordu. Gizem Koleji esnetik görünmek için sınırları zorlamıştı anlaşılan.
"Senin duvarların kadar ,
Benim kanatlarım var.
Dik yokuşların kadar ,
Şu kaydıraklarım var ." Diyordu şarkı bende eşlik ettim:
" Çilek kokan hayallerim ,
Güneşli günlerim var. "
Şarkının burasını söylerken Atlas'a doğru baktım hayla yerdeydi.
" Bak göründüğü kadar ,
Vahim değil durumlar.
Aşk beni bir kerecik,
Kandırırsın o da ben istersem."
"Ya sever ya ruhunu yaşlandırırsın ,
Nasıl istersen.
Booş veer, tarih bizi yazmasın.
Mükemmel olmasın,
Benim kalbim herşeye yeter.
Bir mucize sunmasın,
Hep adil olmasın ,
Hayat bu inanmaya değer¹..."
Diyerek şarkıyı yarıda bırakıp yerdeki Atlas'a döndüm;
" Atlas"
"Hımmm" diye garip bir ses çıkardı.
" Atlas, Atlas iyi misin?" derken elimi yüzüne doğru sallıyordum.
" Hıı. E-efendim "
" İyi misin?"
" Çok iyiyim. Bu arada sesin çok güzel."
" Teşekkür ederim," dedeim ve ekledim:
" Sen neden hala yerdesin?"
"Duru"
" Efendim"
" Sen... Çok güzel bir varlıksın."
" Anlamadım(?)"
" Diyorum ki hayatımda gördüğüm tek güzel varlıksın."
Yanaklarım ısınmaya başladı!!
Bölüm etkileşimi
