13. bölüm · GERÇEK AİLEM

10. BÖLÜM — İLK DEFA

BengüKalem@ KaderSatırları

10. BÖLÜM — İLK DEFA

Okuldan çıktığımda hava kararmaya başlamıştı.

Çantamı omzuma atıp birkaç adım yürüdüm ama sonra durdum. Bahçenin kenarındaki banka oturdum.

Bugün okulda herkes bana bakıyordu.

Bazıları kendi arasında fısıldaşıyor, bazıları da hiç çekinmeden konuşuyordu.

“Karayellerin kızıymış.”

“Gerçek kardeşleri istemiyormuş.”

“DNA testi çıkmış ya…”

Sanki ben yanlarında değilmişim gibi konuşuyorlardı.

Başımı önüme eğdim.

Bir süre sonra önümde bir çift ayak gördüm.

Başımı kaldırdığımda Kağan'ı gördüm.

“Duru?”

Yüzümü hemen çevirdim.

“İyiyim.”

Yanıma oturdu.

“İyi görünmüyorsun.”

“Bir şey yok.”

Kağan birkaç saniye sustu.

“Ne oldu?”

Bu kez cevap vermedim.

“Duru.”

İçimde tuttuğum her şey bir anda ağzımdan çıkacakmış gibi hissettim.

“Var.”

Kağan bana döndü.

“Hem de çok şey var.”

Bir süre sustum.

Sonra dayanamadım.

“Okuldakiler konuşuyor.”

“Ne diyorlar?”

“Beni konuşuyorlar.”

Kağan'ın yüzü ciddileşti.

“Ne söylüyorlar?”

“Karayellerin kızı olduğumu… kardeşlerimin beni istemediğini…”

Boğazım düğümlendi.

“Bugün biri gelip bana, ‘Sen onların kardeşi olsan bile seni istemiyorlar,’ dedi.”

Kağan bir şey söylemedi.

Ben devam ettim.

“Ben zaten bunu biliyorum.”

“Duru…”

“Hayır, gerçekten biliyorum.”

Gözlerim doldu.

“Karan abi bana doğru düzgün bakmıyor. Kerem abi açık açık beni istemediğini söyledi. Kuzey zaten kardeşi olarak görmediğini söyledi.”

Derin bir nefes aldım.

“Ben onların beni sevmesini istemiyorum. Daha yeni tanıştık, biliyorum. Ama…”

Cümleyi tamamlayamadım.

Kağan bekledi.

“Ama ne?”

“Ben de bir kardeşim olsun istiyorum.”

Kağan'ın bakışları yumuşadı.

“Yani… yıllardır kardeşlerim var sanıyordum. Meğer yokmuş. Sonra gerçek kardeşlerimi buldum.”

Gözyaşımı sildim.

“Sonra onların yanında bile kendimi yalnız hissediyorum.”

Kağan başını eğip birkaç saniye düşündü.

“Ben de ne yapacağımı bilmiyorum.”

Şaşırıp ona baktım.

“Sen mi?”

“Evet.”

Hafifçe güldü.

“Bir anda bir kız kardeşim olduğunu öğrendim. Üstelik on yedi yıl boyunca hiç tanımadığım biri.”

Sonra tekrar ciddileşti.

“Ama şunu biliyorum. Bunun senin suçun olmadığını biliyorum.”

“Biliyorum.”

“Bence tam olarak bilmiyorsun.”

Kağan bana baktı.

“Sen de ne olduğunu anlamaya çalışıyorsun. Biz de. Ama bunun acısını sadece sen çekmek zorunda değilsin.”

Gözlerim yeniden doldu.

“Ben sadece… evde biri bana gerçekten kardeşimmişim gibi davransın istiyorum.”

Kağan hiç düşünmeden cevap verdi.

“Ben davranırım.”

O kadar basit söylemişti ki ne diyeceğimi bilemedim.

“Gerçekten mi?”

“Gerçekten.”

Bir süre birbirimize baktık.

Sonra Kağan ayağa kalktı.

“Gel.”

“Nereye?”

“Eve.”

Bir an tereddüt ettim.

“Gitmek istemiyorum.”

“Niye?”

“Ya yine aynı şey olursa?”

Kağan sustu.

Sonra sakin bir şekilde konuştu.

“Olabilir. Hemen değişmeyecekler.”

Bu cevabı beklemiyordum.

“Ama sen yalnız kalmayacaksın.”

Başımı kaldırdım.

“Ben buradayım.”

Gözyaşlarımı sildim.

Kağan elini uzattı.

“Çantanı ver.”

“Ben taşırım.”

“Ver işte.”

Çantayı aldı.

Ayağa kalktım.

Yan yana arabaya doğru yürümeye başladık.

Yolda Kağan bana baktı.

“Bu arada okulda yine biri bir şey söylerse bana anlat.”

“Ne yapacaksın?”

“Önce dinlerim.”

“Sonra?”

“Sonrasına bakarız.”

İstemeden gülümsedim.

Uzun zamandır ilk defa biriyle konuşurken kendimi açıklamak zorunda hissetmiyordum.

Kağan hâlâ benim için yeni biriydi.

Ben de onun için yeni biriydim.

Ama en azından artık bir şey biliyordum.

Bu evde beni kardeşi olarak görmeye başlayan biri vardı.