Gece Karanlığı kitap kapağı

4. bölüm / 5

Gece Karanlığı

4. Vazgeçilemeyenler

Vaveyla Yazarı: Ecrin Nur DEMİRTAŞ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 4. Vazgeçilemeyenler

Beğendiğin yerleri yorumlara etiket ile yazmayı unutma. Nereleri beğendiğin ya da eleştirdiğin benim için çok önemli. Şimdiden İyi okumalar.

Günümüz

Tam 11 kez reddedildim. Mülakatlardan geçsem de yaşadıklarımı öğrendiklerin de ret cevabını alıyordum. Son denemem di bu. Kimse de umut kalmamıştı. Ama benim yüreğimin bir köşesinde hala umut kırıntıları vardı. Küçükken de olmayacağını düşünürdüm. Nerede, ne iş yaparsam yapayım ben askerlikten, pilotluktan en basitinden polislikten vazgeçmeyecektim. Hangi mesleği yaparsam yapayım yüreğimin köşesinde hep var olacaklardı.

Vazgeçmedim. 11 kez reddedilip hala vazgeçmedim. İçeri girdim. Kendimi anlatmaya başladım. 11 kez reddedildiğimi biliyorlardı. Sonucumu beklerken yıllardır duymak istediğim cümleleri duyuyordum. “Eflin Sancak olumlu, lütfen içeri.” Diyen asker bana bakıyordu. Ağabeyim bile şok olmuş bir şekilde bana bakıyor içeri girmem için gözleriyle kapıyı işaret ediyordu. “Benim!” Dedim özgüven dolu sesle. İçeri girdim. Heyecandan ne yaptığımı bilmiyordum.

“Eflin Sancak bu zamana kadar azimle yılmadan, kaç kere ret alarak çıktığın bu kapıdan şimdi olumlu sonuçla çıkmak seni şaşırtmış olmalı.” “Evet komutanım.” Dedim. Komutanın sorduğu söylediği her şeye evet diyordum. “Sağlık mülakatlarına girmene de gerek kalmadı. Çünkü bunu defalarca yaptın. Sadece küçük bir tarama yapılarak raporun yenilenecek. Seni seçmenizin sebebi azmin, kararlılığın ve tam yerinde olan hırsındı. Tebrikler. Zaten yazılı sınavlarda her geçen gün daha yüksek puanlar alarak takdirimizi aldın.” Diyen komutana yine “Evet komutanım.” Dedim. “Kızım sen evet kelimesinden başka bir şey bilmez misin?”

“Daha demin bülbül gibi ne kadar bu işe gönül verdiğini şakıyordun.” Diyen yeşil gözlü ak saçlı komutana bakarak “Duyduğum mutluluktan dolayı dilim tutulmuş gibi oldum komutanım. Söylediğiniz övgü dolu sözler için çok teşekkür ederim, izninizle.” Dedim ve odadan çıktım. Bahçeye kadar suskunluğumu korudum. Ama bahçeye çıktığım an çığlıklar ile zıpladım.

“Yaşasın başardım! Başardım!” Diye deli gibi bağırıyordum. Ama beni camdan izleyen komutanların olduğunu bilseydim sevincimi ağabeyimin evinde yapmayı tercih ederdim. Ağabeyim “ Biraz daha deli gibi sevinirsen hiç başlamadan bitecek. Efliiin bana bakmak yerine cama bakarsan ne dediğimi anlayacaksın.” Diyen ağabeyimi dinledim ve cama baktım. Nasıl bu kadar dikkatli olduğunu düşündüm. Hem doktorluğunun ilk yıllarında tayinin kendi söylediğine göre hiç yazmadığı Ankara çıkması şaşırtıcıydı. Kesin bir şeyler karıştırıyordu. Hem çalıştığı hastaneden de hiç bir zaman bahsetmemişti. Hastanenin adını bile bilmiyorduk. Sadece birlikte aynı yola baş koydukları kız arkadaşından bahsetmişti. Ondan öyle bir bahsediyordu ki...

Sayılı Gün

Sayılı gün çabuk geçer derlermiş doğruymuş. Gideceğim gün belli olmuştu. Tüm evraklarım ve testlerim tamamlanmıştı. Sadece 2 günüm kaldı. Bu iki günü ailemle geçirecektim. Bu sefer günümüzün çoğunu dışarıda geçirdik.

Yemek yedik, sinemaya girdik. Bol bol alışveriş yaptık. Harika bir gündü. Eve nasıl geldik, nasıl uyudum bilmiyordum. Ertesi gün topladığım eşyalarımla ve valizimle aşağı indim. Annem kahvaltısız bırakmamıştı. Yine aynı şeyleri yapıp vedalaştık. Bu sefer ki vedaydı. Evet bu sefer ki zorlu bir vedaydı. İşte yine uçaktayım. Tutkusu olduğum uçakta. Derin hayallere dalmış gidiyordum. Başımı uçağın camına yaslayıp uyuya kalmışım. Eskişehir’e çıkmıştım.

2 yıllık eğitimlerin ardından harika bir Jandarma olacaktım. Hedefim jandarma özel asayişti. Ama bunun için jandarma personeli olmam şarttı. Bu kadarı olmuştu ya gerisi kolaydı. İşte burası. Burası hayal ettiğimden çok daha güzeldi. Burada ki eğitimler hava harp okulunda ki eğitimlerden çok daha hafifti. Orta yoğunlukta olan bir temponun ardından beni yine uyku tutmamıştı. Hem buranın kumanyalarının tadı da kötüydü.

Sabahın gelmesini en sevdiğim romanı 5. Kez bitirerek-

“Eflin Sancak, Sena Aydın ve Gaye Aksu dışarıya çıkmak için 3 dakikanız var.” Diyen sesle sözüm bölündü. Oda arkadaşlarımın ismini de bu şekilde öğrenmiş oldum. Ben çoktan uyandığım için üniformam üzerindeydi. Bunu gören kızlar bana tuhaf tuhaf uykulu gözlerle bakıyorlardı. Odalarımız 3 kişilikti. Gaye çok güzeldi. Yüzü çok sempatikti. Sena da güzeldi ama Gaye ondan daha güzeldi. Gerçi Sena’nın gözlerinin yeşili bana evimdeki ormanı hatırlatmıştı. Ben odadan çıktığımda onlar savaş alanı gibi oradan oraya koşuşturuyordu. Gerçekten çok komiklerdi. Yine orta derecede tempoyla başladık. Ya da ben alışmıştım yüksek tempoya o yüzden bana sıradan geliyordu. Öğle arasına çıkmıştık. Tek oturuyordum. Burada hiç arkadaşım yoktu. Benim için önemli olan arkadaşlık değildi. Birileriyle konuşmak yerine başarımı konuştururdum daha iyiydi. Yapayalnızdım. Kimseyle konuşmuyordum ama verilen görevleri en iyi şekilde ben yapıyordum. Herkes yine hakkımda dedikodu çıkarmıştı. Burada da kıskanılıyor olamazdım! Bir gün gece askerler tarafından uyandırdım. Korktum çünkü bir gün önce beni tek odaya almışlardı.

“Eflin Sancak sessiz ol ve bizimle gel. Komutanlarının emri.” Diyen askerle inanmak ve inanmamak arasında gidip geliyordum. “Bize güven biz Türk askeriyiz hadi dışarıda seni bekliyoruz.” Deyip gittiler. Üzerimi giyinip çıkmam 2 dakimamı almıştı. Dışarı çıktığımda güven veren askerler bana bakıyordu. Gerçekten de beni beklemişlerdi.

“Yeterince oyalandık hadi!” Diyen askere “Tamam tamam hadi gidelim.” Dedim. Neden beni aldıklarını çok merak ediyordum. Odaya geldiğimizde

“Bizden buraya kadar,” diyen askere “Teşekkür ederim.” Dedim.

“Teşekkür etmenize gerek yok biz işimizi yaptık.” Diyen askere

“Nezaketten anlamamanız benim suçum değil.” Dedim ve içeri girdim.

“Bana nezaketten bahseden kız kapıyı çalma nezaketinde bile bulunmuyor.” Diyen askeri duyunca geri döndüm ve ters ters baktım.

“İçeri girmeyi düşünmüyor musun? Zaten 15 saniye kadar geç kaldın.” Diyen yüzü maskeli askere o kadar sinirlenmiştim ki içeriden gelen sesle kendimi toparladım.

“Eflin Sancak içeri lütfen.” Diyen komutanın odasına girdim. Geç de olsa kapıyı çaldım. Bana gizli görevlerden bahsettiler. Şoktaydım.

“Eflin Sancak. Ben bu süreçteki komutanın Mehmet Çavuş. Bu yolda yalnız olmayacaksın. Yanında ekipten bir çok kişi de sana eşlik edecek. Yurtiçi yurtdışı görevlerin olacak. Tabii bunun için önce eğitimler almalısın. Jandarma okulunda ilk yılını doldurmuşsun. Geriye kalan bir yılını da doldurmuş gözükeceksin. Özel asayiş için seni seçtik. Senin başvuru yapmana ve bir yıl geç başlamana gerek yok. Seni özel eğitim ve testlere tabi tutacağız. Aslında sen jöak personeli gibi gözüküp özel bir timde istihbaratçı olacaksın.”

“Peki beni seçme sebebiniz nedir.” Diye sordum.

“Seni seçme sebebimiz derslerde ki sergilediğin üstün performans tabii ki performans ile kalmıyor bu zamana kadar buraya girmek için gösterdiğin azim, güçlülük, kararlılık ve yerinde olan hırsındı. Sana güveniyoruz.”

“ Ben de kendime güveniyorum ama keşke düşünmem için zaman tanısaydınız. Birden söylemeniz beni zor durumda bırakıyor.” Dedim. Aslında tam da bu anı bekliyordum ama sorguluyordum da. Bu kadar hızlı olacağını da beklemiyordum.

“Sana zaman tanısaydık cayma ihtimalin yüksek olurdu. O yüzden ya kabul edeceksin ya da kabul etmeyeceksin hemen şimdi burada bir karar veriyorsun. Aradığın zaman umarım 15 saniye dir. Çünkü cevap vermen için sadece 15 saniyen var şu an itibariyle süren başladı.” Diyen komutana hiç düşünmeden

”Kabul ediyorum komutanım!” Dedim. O an o kadar gururlandım ki.

“Kimse, ailen dahil hiç kimsenin bundan haberi olmayacak.” Dedi komutan. Anladım ki verilecek görevler çok gizliydi.

“Bekir komutanın da dediği gibi ailen senin yalnızca jandarma personeli olduğunu bilecek.”

Diyen yanı başındaki komutana “Emredersiniz komutanım!” Dedim ve odadan çıkmak için izin istedim. O geceden sonra hayatım 360 derece değişmişti. İstihbaratçı olacağıma hala inanamıyordum. Sabah kalktığımda beni Elazığ’daki bir yere gönderdiler. Ailem beni hala Eskişehir’de sanıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18