1. bölüm / 3
Gece IşıltısıTanıtım
Bölümler 3Şu an: Tanıtım
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Hava soğuk mu Nadia ?”
Rüzgar siyahlara bürünmüş kızın üzerinden hızla geçti. Yıldızlı gecede surun üstünde karşıdaki köylerin camlarından yansıyan zayıf mum ışıkları, belli belirsiz gözüküyordu.
Nadia huzursuz bir ifade ile yanında duran komutanına baktı. Ölü gibi beyaz teni giydiği siyah suikastçı kıyafeti içinde büyük bir tezat olarak göze çarpıyordu. Bu gece gözleri normalde olduğundan daha da çekik gibiydi.
“Beni üşütmeye yetecek kadar soğuk değil Komutan Roger.”
Adam ciddi ama anlayışlı bir ses tonu ile konuştu. Arkalarında yükselen Waleyn Sarayının gölgesi ikisini de yutmuştu. Sarayın hantal ve kaba görüntüsünün yanı sıra gizemli ve korkutucu bir havası da vardı. Simsiyah taştan örülmüş kuleleri, heybetli bir kayayı andıran ana gövdesi ve etrafa serpiştirilmiş yaratık heykelleri ile gecenin ışığında her şeyi yok etmeye hazırlanan bir şeytanın evi gibiydi.
“Bu gecelik nöbetin bu kadar Nadia. Gidip dinlenebilirsin, yarın uzun bir yolculuğa çıkacaksın.”
Nadia tüm cesaretini toplayarak komutana döndü. Normalde verilen emirleri asla sorgulamazdı.
“Bu görev için uygun olduğumu düşünmüyorum, efendim. Kralın oraya beni göndererek büyük bir hata yaptığı görüşündeyim.”
Komutan Roger uzun bir süre konuşmadı. Bakışları, ışıkları yanan köylerde dolaştı. Uzun boyu, güçlü ve heybetli gövdesi, kırlaşmaya başlayan saçları ile ona verilen Şahin lakabını üzerinde iyi taşıyordu.
“Kralın emirlerini sorgulamak bize düşmez, Nadia. Seni Esfergen’e prenses yerine göndermeye karar verdiyse bize sadece verilen emirleri yerine getirmek düşer, sorgulamak değil.”
Nadia isyanla iç çekmemek için kendini zor tuttu.
“Ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum efendim ama oraya gittiğim de benim prenses olmadığımı anlayacaklar. Asıl o zaman krallık ciddi sıkıntılar yaşayacak.”
Komutan Roger’in sert gözleri genç kızı buldu.
“Anlamayacaklar, bunun için elinden geleni yapacaksın. Orası prenses için çok tehlikeli bir yer. Kral prensesin hayatına kast edilmesinden korkuyor, sen ise Nadia...” Gözleri Nadia’nın simsiyah olan göz bebeklerinde dolaştı. “...eğitimli bir suikastçısın. Ayrıca çocukluktan beri prensesin özel koruması olarak yetiştirildin. Saray kurallarına prenses kadar hakimsin.”
Nadia canı ne zaman sıkılsa kendini güvende hissetmek için yaptığı gibi elini belindeki hançerlerin üzerinde gezdirdi. Suikastçı olarak oraya gitmek sorun değildi ama prenses takliti yapmak gözünü korkutmaya yetiyordu.
Komutan sertçe sözlerini noktaladı.
“Bu konuda senden daha fazla şikayet istemiyorum. Biz kralımız bize ne derse onu yerine getiririz.”
Nadia duruşunu dikleştirip başını eğdi.
“Emredersiniz, Komutan Roger.”
Surların üzerinden hızlıca kaleye doğru ilerlerken arkasından son bir kez adamın sesini duydu. Sözleri bu kez yumuşak ve hoşgörülü idi.
“Yarın saraydan ayrılmadan önce oğlumla arandaki ilişkiye de bir isim koyarsan sevinirim Nadia. Günlerdir onu han köşelerinden senin adını sayıklayarak toplamaktan sıkıldım.”
Nadia son bir kez hızlıca selam verdi.
“Emredersiniz komutanım.”
Kalenin içine girdiğinde ise aklında Roger’in oğlu filan kalmamıştı. Nadia hayatında ilk kez korkuyordu. Esfergen bir yılan çukuruydu ve oradaki yılanların hepsi de konuşabilen cinstendi. Prensler, prensesler, krallıkların uzaktaki akrabaları, lordlar ve daha niceleri...
Nadia oraya elinde hançeri ile girmeye razıydı ama üstünden tüm silahları alınmış bir şekilde yılan çukuruna atlamak gözüne intihardan farksız geliyordu. Bu işi eline yüzüne bulaştıracak ve krallığı korkunç bir savaşa sürükleyecekti.
Bölüm etkileşimi
