7. bölüm / 14
Fırtınalı&RüzgarSıcak mı soğuk mu
Bölümler 14Şu an: Sıcak mı soğuk mu
- 1 Benim okulumda benim sınıfımda751 kelime
- 2 Dün gece712 kelime
- 3 Kafe de838 kelime
- 4 Karamel744 kelime
- 5 Çarpışma812 kelime
- 6 Uyarı517 kelime
- 7 Sıcak mı soğuk mu865 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Kan' lı düşünceler643 kelime
- 9 Geçmiş704 kelime
- 10 Düşmek mi1.051 kelime
- 11 Araba Yarışı773 kelime
- 12 İlk gün874 kelime
- 13 Kabul ediyorum585 kelime
- 14 Gerçek mi769 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Umay
Dondurmam bittiğinde biraz üzülmüştüm. Tadı çok güzeldi.
Market alışverişinden geldiğimde aldıklarımı tezgaha bıraktım ve dondurmamı alıp kendimi koltuğu attım. Dondurmanın ferahlığı ve tadı mükemmeldi. Ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi bunun da sonu gelmişti.The vampir'in yeni bölümünü izledim.Gece saat 1 olduğunda uyumaya gittim. Yatağa kendimi fırlattım.
Gözlerimi kapattım.
'Rüzgar'ı unuttun mu? "
Ne alaka şimdi?
'Yani bugün gülüşüp durdun Ayaz'la hiçte aklına gelmedi hayırdır!'
'Daha öncesinde Ne diceni bile bilmediğin için çocuğun yüzüne kapattın, utancından.' Tamam olabilir ama Ayaz sadece eğlenceli biri ona ne hissede bilirimki çocukla normalde konuşmuyoruz bile!!
'Ne biliyim Rüzgara bu kadar gülmedin. O kumral saçlı kahve gözlü bir İstanbul beyefendisiydi hemde!!'
Hahh tamam her neyse sadece uyucağım.
Pazar günü
Saat 10.33
Gözlerimi araladım. Gün ışığı odama dolmuştu. Gülümsedim. Güneşli günleri severdim.
Esneyerek yataktan kalktım. Terliklerimi giyip banyoya ilerledim.
Banyodaki işimi bitirip mutfağa ilerledim.Mutfağa şöyle bir bakış attım. Temiz ve düzenli, mutfak tezgahındaki poşetleri görmezden gelirsek...
Poşetlere ilerledim ve poşettekileri olması gereken yerlerine yerleştirdim. Kapıya ilerletip tekrar baktım. Şimdi olmuştu. Ne yesem derken en basit olan şeyi yani tost yapmaya karar verdim.Ekmek yoktu. Doğru ekmek bitmişti.
Vestiyerden çeketimi ve anahtarımı aldım ve evden çıktım.
Ağır apartman kapısı açtığımda bir kedi gördüm. Kapıyı kapatıp eğildim.
"Sen açıktın mı ayyy ne tatlısın öyle"
Kediyi sevdikten sonra gülerek markete ilerledim.Onada mama alıcaktım. Marketin önüne geldiğimde içerde Rüzgar'ı gördüm.
'Aa heyecanlandım. Ahh bir haftadır nerdesin senya en son ruh çarıcaktım valla.' Sen nasıl oluyorda beden izinsiz böyle düşüne biliyorsun?
'Canım ben senin kalbinin sesiyim. Bak dokun kalbine nasıl atıyo. '
Elim istemsizce kalbime gitti. Gerçekten hızlı atıyordu. Vücudum benden habersiz eraksiyon gösteriyor resmen!!
Kaşlarım çatıldı. İstemsizce ona bakarken buldum kendimi.
Sana karşı ne hissediyorum tam olarak?
'Hahh kabul etmeliyim bende bulamadım. Ben seviyorum orası kesin. Ama sen. Sanırım sen bulmalısın cevabını'
Onu izledim bir süre. Bakışları bir anda raftan bana döndü. şimdi sıçtık. Ne tepki vereceğimi bilemedim.Bir ileri bir geri gidip geldim.
Hareketlerim onun gülmesine neden oldu.Bende sırıttım. Durum iyice garipleşiyordu. Battı balık yan gider diyerek markete girdim. Ona bakmadan ekmek dolabına ilerledim.Ama o hala bana bakıyordu hissediyordum.
' bize bakıyo aaa çıldırcam yaa'.
Yanıma biri yaklaştı ve diğer kapağı açıp ekmek almaya başladı. Bakışlarımı ona çevirdiğimde onu gördüm. Rüzgar'ı.
"Günaydın, Karamel" bakakaldım bir an. 'Kusura bakma ama öküzün tirene baktığı gibi bakıyorsun. '
"Günaydın"
"Sanırım sana daha gün aymadı. Sen biraz kızarmışsın. Hasta mısın?" nee kızarmışmıyım.
"Şey, üşüdüm biraz, hasta değilim"
'Yanlış cevap' hasta değilim. ' sana hastayım ama dicektin'
Dikkatlice baktı. Ardından dışarı baktı.
"Haklısın, bende yanıyorum bu sıcakta!"
'Nikah tarihi almaya ne zaman gideriz acaba' ananın doğduğu güne al tamam mı!! 'Ne biçim söz o öyle!!'
Benimle dalga geçiyor noldu sana ya ne zamandır ezdiyoruz kendimizi!!
'Ahh aman Tanrım bir odun senden daha cilvelidir. Umay'
ne demek istedi o zaman? 'Tamam hiç böyle cümleler duymadında hakaret olarak algılamak nedir ya, demek istediği şu canım yalan söylüyosun ama ben senin benim yüzümden kızardığını biliyorum.BENDE SANA YANIYORUM
diyor!!'.
Bunu anladıktıktan sonra öksürmeye başladım.Hemde öyle böyle değil!.
En son baktı geçmiyor beni otutturdu yere ve su getirdi.
Suyu içince biraz rahatladım. Bir kaç derin nefesten sonra öksürmem geçti. Endişeli bakıyordu. Konuşmadı sadece baktı. İyi olduğuma kanaat etmiş olacak ki
oda derin bir nefes aldı. Yerden kalktı ve bana elini uzattı. Elini tutup kalktım.
"İyisin değilmi?" kafamı salladım.
Dışarı baktı ve "Arabam şurda sen geç ben ekmekleri alır gelirim" tamam kabul emir kipinden nefret ederdim ama o daha çok lütfen der gibi bir hali vardı.
Dışarı baktım. Arabası ordaydı. Siyah İnci. Bu ismi ben vermiştim. Çünkü ona araba demek çok doğru gelmiyordu.Sanki sadece bir araba değil sanki bir kişiliği vardı.
"Peki" kafasını salladı ve beni hafifçe itti. Kapıyı açıp marketten çıktım. Arabaya doğru ilerledim.Kapısını açmıştı kilitli değildi. Markete baktım. Bana değil kasiyere bakıyordu. Kapıyı açıp bindim ve ardımdan kapattım. Pencereyi açtım içi biraz sıcaktı. Bir dakika iç sesime nolmusdu şimdiye onu kocası ilan etmesi gerekiyordu.
'Hahh ben mi bi kalpten gidip geldim ya sorun yok" burdaymış hala.
'Ne be sanada yarandıramıyoruz kendimizi' yaramaktan çok zararın var çünkü 'benim mi?' evet senin.
'Ben olmasam çocuğun her dediğini hakaret algılarsın sen be' evet ne var yani?
İç sesimle kavga ederken yan kapı açıldı ve Rüzgar bindi. Ekmekleri arka koltuğa koydu.Bana döndü sonra "daha iyisin diğil mi, hastaneye götürebilirim" doktara ne dicemi düşünüyo mu acaba yaa? Ben öksürdümde bir bakarmısınız? 'Söylücek sözüm yok!' olmasın zaten.
"Gerek yok teşekkür ederim" bana baktı ve kontağı çevirdi. Ben kediciğe mama almayı unuttum.
"Durur musun?" bana döndü.
"Birşey ni oldu?"
"kediye mama almayı unuttum" kaşları çatıldı.
"Senin kedin mi vardı?" olmadığını nerden biliyordu?
"Olmadığını nerden biliyorsun?" düşünmeden "çünkü komşunum "
Bağlantı kurulamadı. Ne alaka yani?
Bakışlarımdan anlamış olcaktıki
"Ev sahibin benimde ev sahibim ve evcil hayvanın kesinlikle yasak olduğunu söyledi" doğru ya ev sahibi evcil hayvan istemiyordu apartmanda.
"Neyse sen bekle ben alırım" diyip kapıyı açıcaktım ki elimi tuttu.
"Senin sanırım marketteki bir şeye alerjin var o yüzden ben alırım". Alerjinin a sı yoktu ama yine tamam anlamında kafamı salladım. Arabadan indi ve markete gitti. Benim için. Bu dudağımda gülümseme olmasına neden oldu.
Bu çocuk beni çok değişik normalde yapmıcağım şeyler yapmama neden oluyordu.
Dün Ayaz 'la olan alışverişte heyecanlanmamıştım.Yada başka bir his yoktu sadece eğlenmiştim o kadar. Ama iş Rüzgar'a gelince düşüncelerimde bile ona karşı ne hissettiğimi bulamıyordum.
Bunun karşılığı yoktu...
Bölüm etkileşimi
