2. bölüm / 4
Evren Kim • Yarı Textingkantin dedikoduları
Bölümler 4Şu an: kantin dedikoduları
- 1 bir ukalayla tanışmak642 kelime
- 2 kantin dedikoduları550 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 grup projesi745 kelime
- 4 proje çıkmazı689 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Teneffüslerde kantinde oturup dedikodu yapmayı seviyorum. Kahvaltıyı geçiştirip okula geldiğim için elimde genelde bir çay bardağı ve tost, yanımda da Melis ve Pınar olur. Bugün de farklı değildi.
Kantinin köşesindeki yuvarlak masamıza oturmuş, tostlarımızı yerken bir yandan sohbet ediyor, bir yandan da çevremizi izliyorduk. Ama benim aklım hâlâ Twitter’daki ukalada, yani MrKontra’daydı.
Sabah onun Veronika Ölmek İstiyor hakkındaki ukalaca yorumunu yeniden okumuş, birkaç cevap taslağı hazırlamış ama hiçbirini göndermemiştim. İçimde onunla kavga etme isteği ile onu tamamen görmezden gelme düşüncesi arasında gidip geliyordum.
Melis’in göz ucuyla beni süzdüğünü fark ettim. MrKontra’yı düşündüğümü anlamış olmalı ki gözlerini kısmış, sinsi bir sırıtışla bana bakıyordu. “Ee, Şeyma, Twitter’daki filozofun ne yaptı bakalım?”
Gözlerimi devirdim. “Aynı şey işte, her zamanki gibi laf soktu. Sinirimi bozdu.”
Pınar şaşkınlıkla bize bakıyordu. “Kimden bahsediyorsunuz? Bir şey mi kaçırdım?”
Melis, tostunun yarısını ısırırken eliyle beni işaret etti. “Şeyma’ya dadanan bir Twitter ukalası var. Ne zaman bir şey yazsa hemen yorum yapıyor. Sürekli eleştiriyor. Ama komik olan ne biliyor musun? Şeyma ondan bir türlü kopamıyor!”
“Melis!” dedim, sesimi yükseltip gözlerimi kısarak. “Kopamıyorum falan değil. Sadece... sinirime dokunuyor. Bu kadar.”
Pınar kafasını yana eğdi ve çayından bir yudum aldı. “Sinirine dokunan biri mi? Kim bu?”
“Bilmiyorum,” dedim tostumu masaya bırakıp. “Kullanıcı adı MrKontra. Profil fotoğrafı karikatür gibi bir şey, biyosunda da mantıksızlığa karşı mantık yazıyor.”
Melis gülmeye başladı. “Her lafıyla mantıklı mı oluyor peki?”
“Hiç de değil!” dedim hırsla. “Dün gece Veronika Ölmek İstiyor ile ilgili attığım tweet'e yorum yaptı. Neymiş efendim, Veronika Ölmek İstiyor fazla dramatize edilmişmiş. Resmen havadan üstünlük taslıyor. Ukala herif, sanki evrendeki her şeyi bir tek kendisi biliyor.”
Pınar yanındaki peçeteyle masaya dökülen kırıntıları temizlerken “Eh, böylece ukala filozofumuzun lakabını da koymuş oldun.” dedi. Anlamaz gözlerle yüzüne baktım. “Evrendeki her şeyi bildiğine göre ona Evren diyelim.”
Melis, Pınar'ın bu önerisine kahkaha atarken masayı yumrukladı. “Bayıldım! Bay Evren’e selam olsun!”
Başımı iki yana salladım. “Bana saçma geliyor ama kabul ediyorum. Evren diyelim.”
Melis sırıtarak bana döndü. “Bak, Şeyma, Evren senin hayatına renk katıyor aslında. Lafları sinir bozucu ama bir yandan da seni düşündürüyor. Bence bu aranızdaki dinamik... derin!”
Ona kaşlarımı çattım. “Melis, cidden sus yoksa tostumu suratına yapıştırırım.”
Tam bu sırada Pınar’ın sevgilisi Burak elinde enerji içeceğiyle yanımıza geldi. Üzerindeki spor montunu düzeltti ve bize bakarak “Ne konuşuyorsunuz böyle fısır fısır?” diye sordu.
Pınar hemen Burak’a döndü. “Twitter’da Şeyma’ya bulaşan biri var, ona isim takıyoruz. Adını bilmediğimiz için Evren dedik.”
Burak kaşlarını çatıp bana baktı. “Evren kim? Şeyma, yoksa sana mı yazıyor bu?”
Bunu duyunca Melis kahkahayı bastı. “Hayır Burak, yazmıyor. Daha çok laf sokuyor.”
Burak bana doğru eğildi, sesi ciddileşti. “Bak Şeyma, eğer o Evren sana yürümeye çalışıyorsa ağzını burnunu kırarım haberin olsun. Kimse benim baldızıma yürüyemez.”
Pınar onun omzuna vurdu. “Burak, abartma! Twitter’daki bir adam için kavga çıkarmaya gerek yok.”
Ama Burak durmadı. “Ben ciddiyim. Sizi rahatsız eden biri varsa bilmem lazım.”
Gülmemi zor tutarak başımı iki yana salladım. “Burak, yok öyle bir şey. Tanımıyorum bile adamı. Sadece ukala bir trol işte.”
“Peki,” dedi ağır ağır. “Ama bak, aklında olsun. Başına iş açarsa direkt bana geliyorsun.”
O uzaklaşırken Melis ve Pınar kahkahalarla gülmeye başladı. Melis göz yaşlarını silerken, “Evren işi büyüdü,” dedi. “Burak çoktan polisiye hikaye yazmaya başladı bile.”
İstemeden de olsa yüzümde bir gülümseme belirdi. Ama içimdeki sinir hâlâ tam anlamıyla geçmemişti. "Evren" olmuş, "MrKontra" olmuş...
Hangi isimle anılırsa anılsın, onunla işim daha bitmemişti.
Bölüm etkileşimi
