16. bölüm · En Büyük Şansım

16.bölüm

Ali Yılmaz

Mine geceyi Sudenazlarda geçirir.
Sabah olduğunda içindeki ağırlık hâlâ geçmemiştir.

Kapı çalar.
Berkcan kapıyı açar.
Ebubekir kapının önündedir; gözleri uykusuz, sesi alçak.

Ebubekir:
Mine… konuşmamız lazım.

Mine bir an tereddüt eder, sonra başını sallar.
Berkcan ve Sudenaz odayı terk eder.

Ebubekir:
Dün elimi kaldırdım.
Vurmadım ama… bunu inkâr etmeyeceğim.
Bu benim hatam. Büyük bir hata.

Mine:
O an… seni değil, kendimi düşündüm.
Korktum.

Ebubekir:
Haklıydın.
Ve eğer gideceksen, seni tutmayacağım.
Ama kalırsan… değiştiğimi görmeni istiyorum.

Sessizlik olur.
Mine Ebubekir’e yaklaşır ama aralarında hâlâ bir mesafe vardır.

Mine:
Bir daha sınırlarımı zorlamayacaksın.

Ebubekir:
Asla.

Mine elini yavaşça Ebubekir’in bileğine koyar.
Bu bir izin değil, bir yoklamadır.
Ebubekir kıpırdamaz.

Mine:
Beni böyle dinlediğinde…
sana daha yakınım.

Ebubekir nefesini tutar.
Mine başını onun omzuna yaslar.
Sarılırlar; acele etmeden, sıkmadan.

Akşam eve dönerler.
Işıklar kısılır.
Konuşmalar azalır.

Ebubekir Mine’ye bakar.

Ebubekir:
Hazır mısın?

Mine:
Bu kez… evet.

Mine kendi isteğiyle ona yaklaşır.
Yakınlık artar, zaman yavaşlar.
Kapı kapanır.
Detaylar söylenmez.

O gece,
iki yetişkin insan,
saygı ve arzu arasında
denge kurmayı öğrenir.

Ve bu kez,
kimse elini kaldırmaz.

Sabah…

Mine gözlerini yavaşça açar.
Evin içi sessizdir. Yanında Ebubekir uyumaktadır.
Yüzü sakindir; ilk kez Mine, bu sakinliği korkmadan izler.

Yataktan usulca kalkar.
Mutfakta su içerken elini farkında olmadan karnına koyar.
İçinde bir ağırlık değil… bir farkındalık vardır.

---

Aynı gün öğleden sonra.

Mine, Sudenaz’ın evine gelir.
Sudenaz kapıyı açar, Mine’nin yüzündeki ifadeyi görünce duraksar.

Sudenaz:
Mine… iyi misin?

Mine içeri girer, montunu bile çıkarmadan koltuğa oturur.
Derin bir nefes alır.

Mine:
Naz… sana bir şey söylemem lazım.
Ama kimse bilmeyecek. Özellikle Ebubekir… henüz değil.

Sudenaz’ın yüzü ciddileşir.
Yanına oturur.

Sudenaz:
Söz.

Mine ellerini kenetler, sesi hafif titrer.

Mine:
Hamileyim.

Bir anlık sessizlik olur.
Sudenaz’ın gözleri dolar, şaşkınlıkla gülümser.

Sudenaz:
Gerçekten mi?

Mine başını sallar.

Mine:
Daha çok yeni.
Ve… korkuyorum.
Ama garip bir şekilde… umutluyum da.

Sudenaz Mine’yi sarar.
Sıkı değil, korur gibi.

Sudenaz:
Yalnız değilsin.
Ne karar verirsen ver, yanındayım.

Mine fısıldar.

Mine:
Bunu sadece senin bilmeni istedim.
Çünkü… güçlü kalmam gerekiyordu.

Sudenaz:
Zaten güçlüsün.
Şimdi sadece biraz daha korunuyorsun.

Mine ilk kez rahatça gülümser.
Elini tekrar karnına koyar.

Ve o an,
hayatında yeni bir sayfa
sessizce açılır.