12. bölüm · En Büyük Şansım

12.bölüm

Ali Yılmaz

Mine kapıyı sessizce açtı. Eve adımını atar atmaz içeriden sert bir ses yükseldi.

Mustafa A: Mine!

Mine irkildi. Babası salonda ayakta duruyordu, yüzü gergindi.

Mine: Efendim baba…

Mustafa A: Nerede idin bu saatte?

Mine başını eğdi, parmakları titredi.

Mine: Biraz hava almaya çıkmıştım.

Mustafa A: Hava almak mı?
( sesini yükseltir )
İzinsiz, haber vermeden evden çıkılır mı?!

Mine gözlerini kaldırdı, ilk kez bu kadar net konuştu.

Mine: Boğuluyordum baba. Kimse beni dinlemiyor.

Mustafa A bir an durdu.

Mustafa A: Biz senin iyiliğini düşünüyoruz.

Mine: Ben mutlu olmayacaksam bunun neresi iyilik?

Odaya ağır bir sessizlik çöktü.

Mustafa A: Yeni talip düzgün bir aileden. Güvenilir.

Mine’nin sesi titredi ama geri adım atmadı.

Mine: Ben kimseyi sevmiyorum.
( gözleri dolu )
Zorla evlenmek istemiyorum baba.

Mustafa A dişlerini sıktı.

Mustafa A: Bu evde benim sözüm geçer.

Mine’nin gözlerinden yaşlar süzüldü.

Mine: O zaman benim hayatım ne olacak?

Mustafa A arkasını döndü, sert bir şekilde konuştu.

Mustafa A: Odana çık. Yarın konuşacağız.

Mine hiçbir şey demeden odasına çıktı. Kapıyı kapattığında sessizce yere çöktü.
Ceket hâlâ omuzlarındaydı. Ellerini cekete sardı.

Mine (fısıltıyla): Yalnız değilim…

Pencerenin önüne gitti. Perdeyi araladığında, sokağın köşesinde bir siluet duruyordu.
Ebubekir… gitmemişti.

Göz göze geldiler.
Ebubekir başını hafifçe salladı.

Mine camdan usulca fısıldadı:

Mine: Teşekkür ederim…

Ebubekir dudaklarıyla sessizce cevap verdi:

Ebubekir: Dayan.