3. bölüm / 7
Dövüşçü3. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 3. Bölüm
- 1 1. BÖLÜM540 kelime
- 2 2. BÖLÜM680 kelime
- 3 3. Bölüm563 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. BÖLÜM481 kelime
- 5 5. Bölüm558 kelime
- 6 6. Bölüm393 kelime
- 7 7. Bölüm309 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapıyı açtığımda karşımda Ahmet Amca, Emir ve Demir vardı. Ahmet Amca her zamanki sıcak gülümsemesiyle, "Merhaba, kızım," dedi. "Baban içeride mi?" diye sordu. Şaşkınlıkla "Evet, içeri buyurun," dedim. Annem hemen koşup misafirleri karşıladı, "Ahmet Bey, hoş geldiniz! Hadi oturun, yemeğe ." dedi.
Ahmet Amca babamla oturma odasına geçerken Emir ve Demir de peşlerinden salona girdiler. Emir bana dönerek alaycı bir şekilde, "Demek sen misafir karşılarken şaşırıp böyle dona kalıyorsun?" dedi. Bu yorumuna sadece omuz silkmekle yetinim. Emir'e cevap vermek istemiyordum çünkü hâlâ dövüş kulübündeki konuşmamız kafamda dönüp duruyordu.
(Yemek Yedikten Sonra)
Babam ve Ahmet Amca oturma odasında konuşmaya başlamıştı. Babamın yüzü ciddileşti, belli ki önemli bir mesele vardı. Kapının arkasında onların konuşmasını duyabilmek için kulak kesildim.
Ahmet Amca: "Ali, önemli bir durum var. Kulübü büyük bir maça hazırlamam gerekiyor. Ancak bu maç, sıradan bir yarışma değil."
Babam:"Ne demek istiyorsun, Ahmet? Bahsettiğin nedir?"
Ahmet Amca:"Büyük bir turnuva. Ödülü yüksek ama bir o kadar da tehlikeli. Dövüşçüler yalnızca yetenek değil, zeka ve dayanıklılık da göstermek zorunda olacak. Ancak bu maçın şartlarını ve rakiplerini yalnızca ben biliyorum. Kimseye anlatamam. Özellikle gençlere." Kapıyı açtığımda karşımda Ahmet Amca, Emir ve Demir vardı. Ahmet Amca her zamanki sıcak gülümsemesiyle, "Merhaba, kızım," dedi. "Baban içeride mi?" diye sordu. Şaşkınlıkla "Evet, içeri buyurun," dedim. Annem hemen koşup misafirleri karşıladı, "Ahmet Bey, hoş geldiniz! Hadi oturun, yemeğe ." dedi.
Ahmet Amca babamla oturma odasına geçerken Emir ve Demir de peşlerinden salona girdiler. Emir bana dönerek alaycı bir şekilde, "Demek sen misafir karşılarken şaşırıp böyle dona kalıyorsun?" dedi. Bu yorumuna sadece omuz silkmekle yetinim. Emir'e cevap vermek istemiyordum çünkü hâlâ dövüş kulübündeki konuşmamız kafamda dönüp duruyordu.
(Yemek Yedikten Sonra)
Babam ve Ahmet Amca oturma odasında konuşmaya başlamıştı. Babamın yüzü ciddileşti, belli ki önemli bir mesele vardı. Kapının arkasında onların konuşmasını duyabilmek için kulak kesildim.
Ahmet Amca: "Ali, önemli bir durum var. Kulübü büyük bir maça hazırlamam gerekiyor. Ancak bu maç, sıradan bir yarışma değil."
Babam:"Ne demek istiyorsun, Ahmet? Bahsettiğin nedir?"
Ahmet Amca:"Büyük bir turnuva. Ödülü yüksek ama bir o kadar da tehlikeli. Dövüşçüler yalnızca yetenek değil, zeka ve dayanıklılık da göstermek zorunda olacak. Ancak bu maçın şartlarını ve rakiplerini yalnızca ben biliyorum. Kimseye anlatamam. Özellikle gençlere."
Bu sırada duyduklarım karşısında nefesimi tuttum. Demek ki Ahmet Amca'nın bu ziyareti sıradan bir nezaket ziyareti değildi. Emir’in bakışlarındaki o gizemli ifade ve Demir’in sessizliği şimdi anlam kazanmıştı.
Babam:"Anlıyorum, ama çocuklara hiçbir şey anlatmamak biraz riskli olmaz mı? Hazırlıksız yakalanabilirler."
Ahmet Amca: "Hayır, Ali. Onlar sadece dövüş tekniklerini geliştirecek. Maçın detaylarını öğrenmek, yalnızca kafalarını karıştırır. Özellikle Derya ve Yiğit gibi gençler için. Bu işi bana bırak."
Bu sırada Emir birden kapının yanına gelip beni fark etti. "Ne yapıyorsun orada, küçük cadı?" dedi fısıldayarak. Yakalandığımı anlayınca hızlıca geri çekildim. Ama Emir’in yüzündeki gülümseme, sanki duyduklarımı zaten tahmin ettiğini söylüyordu.
Ahmet Amca ve babam konuşmalarını bitirip yanımıza geldiklerinde, Ahmet Amca bana ve Yiğit’e dönerek, "Hazırlanmanız için birkaç hafta süreniz var," dedi. "Sıkı çalışmanız gerekiyor. Özellikle de Emir’in göstereceği yeni tekniklere dikkat edin."
Emir yine alaycı bir gülümsemeyle, "Minik cüce, umarım ilk günkü gibi beni şaşırtırsın. Yoksa bu turnuvada işin zor," dedi. Artık bu turnuva ve Ahmet Amca'nın planlarıyla ilgili daha fazlasını öğrenmem gerektiğini biliyordum. Ama babamın ve Ahmet Amca'nın yüzlerindeki ciddiyet, bu işin şakaya gelmeyeceğini gösteriyordu.
Odama çekilip Ahmet Amca'nın söylediklerini tekrar düşündüm. Bu turnuvada ne vardı? Neden bu kadar gizemliydi? En önemlisi, neden kimseye anlatılmıyordu? Bu düşüncelerle uykuya daldım. Ertesi gün, kulüpte daha sıkı bir antrenman beni bekliyordu.
Bölüm etkileşimi
