4. bölüm · Dört As

4

Menaor Pinkie

Kimsenin beni sevmediği bir vakit çıkmıştı karşıma.

Leyla, dostum olan kadın. En dipte olduğum vakit benimle arkadaş olmuştu. Tabi ilkte güvenmemiştim. Yanılmıştım.

Beni hep korumuştu. Arkadaştan öte ablam gibiydi. Onun sayesinde Noyan ile tanışmıştım. Hayatımın büyük bir bölümünde kendisi vardı.

Şu an bir kafede oturmuş Leyla'yı bekliyordum. Bu kız her yere nasıl geç kalmayı başarıyor?

İnstagram'da gelen dm'lere bakarken bir mesaj dikkatimi çekti. Eleştiri yada hakaret alırdım ama bu düpedüz tehdit içeren bir mesajdı.

-dortaskaldır: O resim sana ait değil. Kaldır onu.

-dortaskaldır: olacaklardan ben sorumlu değilim.

Okuduğum mesaj ile biraz gerilmedim desem yalan olur. Takamayacaktım kafama. Zaten aile işleri vs. derken kafam doluydu.

Hem ne yapabilir ki?

Arkadan bana doğru sarılan kollar ile kendime geldim ve Leyla'ya baktım. Kahverengi saçları dalgalıydı. Üstünde beyaz renk body, altında ise kot şort vardı.

Kısa bir sarılmadan sonra yerimize oturduk ve siparişlerimizi verdik.

"Neler yaptın bakalım?"

"Senin başıma açtığın beladan hala kurtulamadım be Leyla. Beni boşver. Asıl konu sensin"

Leyla dediğim şey ile hafifçe kaşlarını çattı.

"Bela dediğin ailen onlar. Dinleseydin keşke önemli sebepleri-"

"Umrumda değiller. Bu konuyu konuşmayalım"

Konuşmak istemediğimi anlamış olacakki kendi yaptıklarından bahsetmeye başladı.

"Şu Ceren'e sinir oldum bak, utanmasa yürüyüşüme laf edecek yahu"

"Hangi Ceren?"

"Seninle dalga geçen şu kız yok mu"

Gelen aydınlanma ile kaşlarımı kaldırdım ve devam etmesini bekledim.

"Karşılaştık işte seni sordu. Dedim moda tasarımcısı Parıl Moda'da baş tasarımcı falan. Şaşırdı falan işte, bende severdim onu falan yaptı"

Leyla tiksinti ile kısa bir an baktı. Mimiklerini fazlasıyla kullanıyordu benim aksime.

"Öyle falan dedi işte. Bana baktı şöyle sende sakardın dedi. Pardon yani diyemedim. Olabilir falan dedim güldüm geçtim. Kibarlık bende kalsın"

Anlattığı şeye güldüm. Komik bir kadındı.

Kahvemden bir yudum aldım.

"Lisedeyken nolmuştu hatırlıyor musun?"

Leyla devam etmemi söyler gibi baktı.

"Noyan ile ben daha yeni sevgiliydik. Sen bunu öğrendiğinde fazla abartı tepki vermiştin ve Tuna ile beraber okulun bodrumuna bizi kilitlemiştiniz"

Anlattığım şeyi gülerek anlatıyordum çünkü sonradan yaptığı açıklama çok komikti. O zamanlar daha yeni sevgili olduğumuz için utanmıştım ben, Noyan ise oldukça memnundu bu durumdan.

"Orada yapmaya çalıştığım şey sizi daha da yakınlaştırmaktı bir kere siz yanlış anladınız. Ayrıca en son benim haberim olmuştu"

"Aynen ondan"

Leyla dediğim şeye gözlerini devirmişti.

***

Leyla ile ayrıldıktan sonra eve geçmiştim. Fazlasıyla yorulmuştum. Açız aç!

Pratiklik olsun diye aldığım dondurulmuş pizza ve peynir toplarını fırına attım. Aynı zamanda mutfakta olan bir kaç bulaşığımı makineye yerleştirdim.

Pizzalar piştiğinde tabağa koyup yemeye başladım. Bazen az yerdim, bazen çok yerdim. Dengesiz biriydim. Telefonuma gelen mesaj ile kaşlarımı çattım. Dört as resmini herkes çiziyordu neden bana takmışlardı?

-kaldırdedim: Bu işin şakası yok

-kaldırdedim: Son şans kaldır

-kaldırdedim: zarar vermek zorunda kalacağım

Mesajlar gerçekten çirkin bir hale gelmişti. Beni sevmeyen biri olduğunu düşünüyordum. Bir şey yapamazdı ne de olsa.

-kaldırdedim: Sana değil sevdiklerine zarar veririm.

-kaldırdedim: O fotoğrafı kaldır

Engelledim. Daha fazla uğraşamayacaktım. Bu hesabımı kimse bilmiyordu. Kim benden nefret ederek yazardı? Çok düşünmemeye çalıştım.

Film eşliğinde pizzamı yedim. Bulaşıkları lavabonun içine koydum. Uğraşamazdım şu an.

Düşünmek istemiyorum. Ailem olacak insanlar hakkında ya da bu dört as hakkında. Düşünmeyecektim. Umrunda olmamalıydı.

Neden şimdi çıktılar?

Neden onca vakit yoktular?

Bir sebepten dolayı bıraktıklarını düşündüm. Saçmaydı. Sonuç olarak abi- ablalarım vardı. Onları da geride bırakmaları gerekirdi.

Daralma geldiğinde balkona çıktım ve Noyan'ı aradım.

"Alo, bir sorun mu var?"

Sesi endişeli ve uykulu geliyordu. Bu saatte uyumuş olmamalıydı. Saat daha çok erkendi.

"Hayır da, sen iyi misin? Bu saatte uyumalar falan"

"Saat gece iki güzelim"

Dediği şey ile saatte baktım. Gerçekten ikiydi. Uykusundan uyandırmıştım. Ama adım gibi eminim. Eve girerken saat sekizdi. Yemek yapıp yemiştim. Çok olmaması gerekiyordu. Sıkıntıyla iç çektim.

"Ben bir an saatte bakmadım. Geri uyu sen "

"Yarın bunu detaylıca konuşacağız"

Telefonu kapattım. İçimde bir sıkıntı vardı. Uykum yoktu. Yorgunsun ama uykum yoktu. Noyan'a anlatmak istiyordum. Anlaşma ile uğraşıyordu. Kendisini şirkete kanıtlaması gerekiyordu. Yoğundu. Bu dört as olayı uzarsa elbet konuşacaktım.

Kendimi yatağa attım. Uyumam gerekiyordu. Sağa döndüm, sola döndüm. İçimdeki sıkıntı gitmedi. Sabaha karşı telefonuma bir arama geldi. Kaşlarımı çattım. Leyla'nın annesiydi acaba kötü bir şey mi olmuştu?

"Alo, Meral teyze bir sorunmu-"

"Leyla... kızım kaza geçirdi"

"Hastane konumu at geliyorum!"

Panikle üstümü giyinip evden çıkmıştım. Noyan'a mesaj atacağım sırada gelen mesaj ile durdum. Nefesim tıkanmıştı adeta.

Bilinmeyen numara: Sana kaldırmanı söylemiştim