4. bölüm · DETONE

BÖLÜM 2. KARŞILAŞMA

★☆★LİORA★☆ ★

"B-baba... "
Uzun süre sustular, ne Vira nede babası tek kelime etmiyordu...
Vira şok olmuştu, yıllar önce terk eden babası şuan.... Karşısındaydı. Bir kaç dakikadır süren sessizliği babası bozdu
"Kızım bak şimdi dinl-"
Sözünü bile bitiremeden vira'nın yıllardır içinde tuttuğu öfkesi dışarıya patladı
"KIZIM FALAN DEME BANA, yıllar önce terk ettin GİTTİN şimdi karşıma geçmiş dinle beni diyorsun! "
"Ne olur dinle beni... Ba- "
"Neyini dinleyeceğim ya senin? Ha! NEYİNİ!! "
Vira babasının konuşmasına fırsat vermiyordu, içinde yıllardır yanan ateş bugün patlıyordu. Neden? Onca yıldır karşısına çıkmayıp şimdi neden onu ayağına çağırmıştı?
Batın olanları sessizce kenardan izliyordu, meraklı gözler ile kavgayı izliyor, olayları anlamaya çalışıyordu.
"Ya sen ne kadar yüzsüz birisin ya?"
"Şuan bana sinirlisin, bunu anlıyor-"
"NEYİ ANLIYORSUN YA? HA NEYİ?! bizi terk edip gittikten sonra ne yaşadığımızı anlıyor musun? Ne hissettiğimizi, kendi ayaklarımızın üstünde durmak için ne kadar çabaladığımızı anlıyor musun?! "
"Vira.... Bak konuşmama izin ver"

"Konuş ya, Allah için konuş.. Ne diyeceksin? Ne yalan sıkıp umut verip yine terk edip gideceksin?! "
Tevfik başını öne eğer, zamanında fazla erken Baba olduğundan dolayı babalık yapmaya cesaret edememenin acısını şimdi vira'nın gerçekleri yüzüne vurmasıyla anlıyordu...
Vira'nın bağırmasına izin vermişti, o bunu hak ediyordu... Berbat bir baba olduğunun farkındaydı.., susmayı ve ne derse desin vira'yı dinlemeyi seçmişti
"Ben istemiyorum ya, utanmadan birde ayağına çağrıyorsun ya.... Yazıklar olsun sana. Yıllar önce neredeydin Tevfik Bey? Bir kızın olduğu yeni mi aklına geldi?! "
Batının, Vira konuşurken boğazına sanki bir yumru oturmuştu....
Sessizce köşesinde izlemeye devam etti.
"Gidiyorum ya ben, sizin gibi insanlarla mı uğraşacağım?! "
Vira gitmek için arkasını döndüğünde babası kolundan tuttu
"Tamam, bak ben bunları hak ediyorum ama yıllar sonra seni neden yanıma çağırdığımı hiç mı merak etmiyorsun? Ne olur bir dinle"
Vira o an durdu....
Gerçekten yıllar sonra durduk yere niye bu yere gelmişti? Neden babası suçlu olduğunu bile bile gururunu hiçe sayıp kızının karşısına geçmişti?
Ne yaparsa yapsın annesinin, babasının terk edişini anlatırken hıçkıra hıçkıra ağladığı anı unutamıyordu Vira....
"İnanır mısın? Konu sen isen, hiç birşey zerre kadar umrumda değil... "
Bu cümle sakin, ama oldukça sert ve netti. Babası en sonunda vira'nın inatlığını anlayıp kolunu hafifçe bıraktı.
Arkasına bile bakmadan dışarı çıktı Vira, evet belki 6-7 yaşlarında iyi anıları olmuştu... Ama bu onları terk edip gitmesinin suçunu hafifletmezdi, hafifletemezdi...
Buraları bilmiyordu, hava kapkaranlık gecenin bir saatinde nasıl gidecekti yurda? Kapılarda kapanmıştır şimdi.... Ne yapacaktı? Aklına en yakın arkadaşı simre geldi. Hemen telefonuna sarılıp simre'yi aramıştı Vira
"Alo, simre"
"Efendim canım"
"Rica etsem sana atacağım konuma gelip beni alabilir misin? "
"Tabiki, yurdun saatini kaçırdın değil mi? "
"Hiç sorma, hele sen beni bir al, neyi merak ediyorsan anlatacağım. "
"Tamamdır 5 bilemedin 25 dakikaya oradayım"
"Bekliyor olacağım... "
Vira bugün o kadar ağır şeyler yaşamıştı ki, babası son damla olmuştu...
Vira ellerini birbirine sürttü, elinden geldiğince arkadaşı gelene kadar kendince ısınmaya çalıştı...
Nihayet arkadaşı gelebilmişti, Vira geciktiği için şakasına ama alaycı bir tavırla arkadaşını taklit etmişti
"En geç 25 dakikaya gelirim kankaaa"
"Yaa dalga geçme, neyse hadi atla arabaya"
Vira simre nin hemen yanındaki koltuğun kapısını açıp, yerine oturdu.
"Şimdi,... Dökül bakalım"
"Sorunu sor söyleyim, kafam o kadar dolu ki.... Bugün hiç normal şeyler yaşamadım"
"Nereden başlayacağımı bilmiyorum diyorsun yani"
"Evet... "
"Sen niye yurdun saatini geciktirdin? "
"İşte bu olaylar yüzünden... "
Vira sağ kolunu kapıya yaslayıp eliyle alnı ile oynamaya başladı.
"Hangi olaylar? "
O kadar yorgundu ki Vira. Simreye soru sor dediğine pişman oldu...
"Aslında baksana, yarın istediğini sor.. O kadar yorgunum ki, sadece uyumak istiyorum... "
Vira simre ile uzun süredir arkadaş olduklarından dolayı simre, Vira daha ağzını açmadan ne hissettiğini, ne diyeceğini tahmin edebiliyordu...
"Tamam... Haklısın gözlerinden uyku akıyor."
Yol boyunca simre hiç konuşmadı, Vira ise çoktan o yorgunluk ile uykuya dalmıştı bile. Uzun bir yol gittikten sonra nihayet eve varmışlardı.
"Vira, uyan hadi ammada uyudun ha"
Vira simrenin dürtüklemelerine rağmen uyanmıyordu, derin bir uykusu vardı...
"YA KIZIM, seni nasıl kaldırayım Allah için ya.... "
Simre arabadan indiğinde bir ses duydu, arkasını döndüğünde simsiyah gömlekli, saçları ıslak gibi alnına düşmüş siyah saçlı, ve ela'ya yakın açık bir göz rengi olan 1.92 boylarında bir adam vardı...
Doğal olarak simre evine giren yabancıdan epeyce korkmuştu, çığlık atmak istemişti ama bir anda adam eli ile ağızını kapatmıştı...
"Şşşt, sakin ol"
Simre, tüm gücüyle adamın elini ıssırmıştı. Acı ile geriye çekilmişti adam,
"AH! NE yapıyorsun ya"
"Sen kimsin?!?! "
Bağırmaların sesine Vira uyanmıştı, gözünü açtığında simrenin bir adamla kavga ettiğini görmüştü. Ama karanlıkta adamın kim olduğunu gözü seçemiyordu,... Simre'nin yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüp hızla arabadan indi, bahçede bulunan hafif loş sarı renkteki ışığın adamın yüzüne yansıması ile Vira adamın kim olduğunu artık daha net görebiliyordu.

"LAN! Yine mi sen?!?! "
Simre şok olmuş bir şekilde olanları anlamaya çalışıyordu,
"Siz tanışıyor musunuz?"
"Ya of, hani bugün kötü bir gün geçirdim demiştim ya işte bu günümü mahveden adam Batın mıdır nedir işte..."
"Kızlar sövmenizi bölmek istemem ama biraz daha mı sessiz konuşsak? Durduk yere insanları uyandırmayalım. "
"Oldu paşam, başka emrin?! "
Simre ve Vira var güçleriyle Batın'ın üstüne atladılar
"Durun bir dakika! "
simre hâlâ Batın'ı dövmeye devam ederken, arkadan gelen sese doğru döndü vira,
Yine oydu.... Babasıydı
"Ya ne istiyorsun sen yine?! Birde utanmadan beni takip mi ettin? "
"Mecbur bırakıyorsun Vira, beni dinlemeden hiç bir yere gitmiycem! "
"Neyini anlamıyorsun ben seni dinlemek is-te-mi-yo-rum"
"VİRA! "
"BAĞIRMA BANA"
"Konuşmama izin ver o zaman! "
"Ya gi-"
Vira cümlesini bile tamamlayamadan, hayatını değiştirecek ve Aynı zamanda karartacak o cümleyi kurmuştu babası
"Biz annenle bir karar aldık"
"S-sakın, sakın sakın sakın söyleme onu düşündüğüm şe-"
"Evet tam olarak düşündüğün şey"
"Hayır... "
"Biz annen ile evleniyoruz"....
"N-ne... "