3. bölüm · DETONE

1.BÖLÜM RASLANTI

★☆★LİORA★☆ ★

Gece kampüs beklenenden daha sessizdi. Lambaların sarı ışığı boş yürüyüş yoluna uzanıyor, rüzgâr ağaçların arasından ince bir uğultu bırakıyordu.

Vira, kulüp odasından çıktıktan sonra kısa yolu seçmişti. Telefonunu çantasına koyarken adımlarını hızlandırdı. Tek isteği yurda bir an önce ulaşmaktı.

Tam o sırada… durdu.

Önündeki eski bina, normalde kilitli olması gereken arka kapısından hafif bir ışık sızıyordu.

Sesler vardı.

Önce sadece bir konuşma sandı. Sonra kelimeler netleşti.

“Bu iş burada kapanacak. Tek bir hata istemiyorum.”

Vira’nın nefesi fark etmeden yavaşladı. Bir adım geri attı.

Kapı biraz aralıktı.

İçeriyi görebiliyordu.

Bir adam yerde oturuyordu. Yüzü görünmüyordu ama hareket etmiyordu. Karşısında ise biri vardı… sakin, fazla sakin.

Vira o an nedenini bilmediği bir şekilde içinin buz kestiğini hissetti.

Adam başını hafifçe çevirdi.

Ve bakışları doğrudan kapı aralığına, yani Vira’ya takıldı.

Zaman bir an durdu.

Vira geri çekilmek istedi ama ayakları hareket etmedi.

İçerideki adam yavaşça doğruldu.

Işık yüzüne vurduğunda, ifadesi değişmedi. Ne şaşkınlık vardı ne panik.

Sadece fark etmişti.

Ve bu fark ediş, Vira’nın orada olmaması gerektiğini anlatıyordu.

Adam yavaş ve emin adımlarla kapıya doğru yöneldi. Vira'nın bedeni buz kesmişti. O an tek isteği, sağ salim evine varabilmekti.

"Hey, sen."

Adamın sesi sessizliği delip geçti. Vira'nın bedeni sanki kilitlenmişti. Korkudan tir tir titriyor, ne geri çekilebiliyor ne de tek bir kelime edebiliyordu.

Adam birkaç adım daha attı. Bakışları bir an bile Vira'nın üzerinden ayrılmıyordu.

"Orada daha ne kadar durmayı düşünüyorsun?"

Vira'nın nefesi düzensizleşti. Kalbi göğsüne sığmayacakmış gibi çarpıyordu.

Adam başını hafifçe yana eğdi.

"Yoksa... gördüğünü sanıyorsan içeri gel."

Adam'ın bu rahatsız edici sakinliğine Vira anlam verememişti, az önce hayatı boyunca görmediği ve unutamayacağı bir ana tanık olmuştu.

Kelimeleri boğazında düğümlenmişti...
"Şey... Ben gitsem"
Gözleri sonuna kadar açık ve korkudan titreyen çenesi ile zar zor konuşmuştu Vira

"İçeri gel.. "
Adam'ın cümleleri soğuktu, Vira korkudan ne yapacağını bilemez halde sadece denileni uyguladı.

"Burada gördüklerin burada kalıcak, kimseye bu durumdan bahsetmek yok tamam mı? "
Adamın yüz ifadesi sertti ama sesi rahatsız edici bir sakinliğe sahipti.

Vira başını onayladığını göstereceği şekilde hareket ettirdi.
"Sende dediğimi yap.. Şimdi çık buradan"
Yerde oturan adam sendeleyerek dışarı çıktı, oda Vira da korkmuştu. Peki bu adam kimdi?
"Efendim... Ben gideyim artık kimseye birşey demeyeceğim"
Vira başını öne eğmiş tek bir cümle bekliyordu, ama o beklediği cümle gelmedi.
"Adın ne senin?"
Yere bakan başı yavaşça adama doğru döndü, yüzündeki anlamsız bir ifadeyle adam'ın gözlerinin içine bakıyordu Vira.

"Efendim? "
Az önceki korku dolu bakışların yerini sert bir ifade almıştı, Vira böyle durumlarda çok hassastı tanımadığı birine adını söylemekten bile hoşlanmazdı
"Tamam gizemli kız, söyleme... Nasıl olsa ben öğrenirim"
Adamın bu tavırları vira'yı sinirlendirmişti
"Sıkıyorsa öğren bakalım"
Arkasını dönüp yarım açık olan kapıdan dışarıya çıktı Vira. İçinde nedenini anlayamadığı bir korku vardı, etraf sabahki haline göre daha sessizdi....
Dışarıda öten cırcır böceklerini ve rüzgârın o iç ürpertici uğultusunu duyabiliryordu.
Kampüsen çıktıktan sonra sanki başka bir yerde olan kafası bir anda o ana geldi. yurda nasıl gidecekti? Otobüs gider miydi ki? Taksi ile gitse parası yeter miydi? Ve daha bir çok cevapsız soru....
Yürüyerek gitmek en mantıklı ama en korkunç seçenekti.....
Ama mecburdu, tam gideceği sıra bir araba yanında durdu, içerisi hiç görünmeyen kap karanlık bir pencere yavaşça açıldı. Bu az önceki adamdı..?

İyide nasıl gelmişti vira'dan önce?
"Sen nasıl geldin? "
Bugün neler oluyordu?
"Arka kapıdan güzelim, hiç görmemiş olman şaşırtıcı"
Adamın yüzünde sinir bozucu bir ifade vardı gülümsüyordu..
"1-bana güzelim deme 2-böyle sırıtmayı bırak 3-beni daha tanımıyorsun bile? "
Adam daha fazla gülmeye başladı, sanki vira'nın bu gururlu tavrı hoşuna gitmiş gibiydi.
"Dur tahmin edeyim, bu saatte yürüyerek gitmek gibi korkunç bir seçeneği seçtin değil mi? "
Cümleleri oldukça karmaşıktı ama Vira adamın ne demek istediğini anlamıştı
"Benim hayatım benim tercihlerim, sanane? "
Adamın yüzündeki o ifade hâlâ aynıydı
"Bak sana ne diyeceğim, bir iyilik yapayım. yurda seni ben bırakayım"
İyide niye böyle birşey yapsın ki? Yurtta olduğunu nereden biliyordu? Vira bugün unutamayacağı bir şey yaşıyordu.... Az önce içeride bir adama bağırması, zorla içeri alınıp susturulması .... Şimdide bu..

"Avucunu yalarsın!" viranın gitmek için bir adım atmasıyla, araba kapısının açılması bir oldu
Adam hızlı adımlarla virayı kolundan tuttu
"Sana fikrini soran olmadı küçük bela"
Ve tüm gücüyle vira'yı arabaya doğru götürdü.
"YA BIRAKSANA.... canım ACIYO"
zorla arabaya bindi Vira.. Çok sinirlenmişti.
"Bana iyilik yapmak istiyorsan, istemediğim birşeye ZORLAMA"
Adam arabayı çalıştırdı, bir süre hiç konuşmadı. Vira arabayı açabilmek için tüm gücüyle çırpınıyordu, ama nafile... Adam kapıları kitlemişti
"Açsana şu kapıyı istemiyorum inicem ben! "
Adamın sessizliği bozuldu
"Açarsam düşersin şimdi sürmeye başlıyorum arabayı.... Ayrıca kolunu sıktığım ve canını yaktım için özür dilerim"
Vira durdu
"Kolumu sıktın evet acıdı, ama peki o adama ne yaptın? "
Adam birşey demedi, bir kaç saniye sustular....
"Burası seni ilgilendirmez... "
"Peki nereye gidiyoruz? Zorla aldın beni ne yapmak istiyorsun sen?!?! "
"Fazla konuşuyorsun baş belası, keşke konuştuğun kadar mantığında olsaydı"
"Eşit ağırlık okuyan bir kıza mı diyorsunuz sen bunu? "
"Yani seni yurda götürürüm diye aldıysam nereye götürebilirim? "
Vira'nın içini bir ürperti sardı, adam yurdun yolunu sapmıştı.
"İyide yurda gidiyorsak yolu kaçırdık, başka yol yok ki yurda gidiş için?! "
Adam uzun süre sessiz kaldı, Vira bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmişti.
"Durur musun?! Burası yanlış yol... Yolu kaçırdın"
Vira'nın çabalarına rağmen, adam o derin sessizliğini korumaya devam ediyordu..
Vira'nın hiç bilmediği sokaklardı buralar, korkmuştu... İçinde hiç hissetmediği kadar büyük bir korku vardı. Tanımadığı birinin arabasında tanımadığı bir yerdeydi.. Hani korkudan titrer ya insan, Vira şuan onu yaşıyordu... yıllardır yaşamadığı his saatlerdir sürüyordu...
Adam arabayı durdurdu.
"Gel hadi"
Viranın içindeki korku her saniye daha da artıyordu
"Yok, hayır... Burası neresi istemiyorum ben burayı" havanın soğukluğundan ve içindeki derin ürpertiden dolayı gözleri yaşarmıştı vira'nın
"gel hadi"
Adam yüzüne sakin ama aynı zamanda sert bir ifade takınmıştı.
Sabrı sonuna gelmişti daha fazla dayanamayarak kapıyı açtı ve belinden kavrayıp omzuna attı.
"NE YAPIYORSUN BE?!! İNDİR BENİ"
Vira işe yarıyacağını düşünerek adamın sırtını yumrukluyordu
"Devam et, senin yumrukların bana işlemez güzelim"
Dudağı alaycı bir şekilde yukarı kıvrıldı. Vira durmadan dövünmeye ve bağırmaya devam ediyordu.
"Ya sabır.... "
En sonunda içeri girmişlerdi,asansöre bindiler.
"YA!!bari burada indir benii"
Adam vira'yı yavaşça indirdi.
"Mutlu musun prenses? "
"Sayende HAYIR"
Bir anda ses duydular, bu ses asansörden gelen bir sese benziyordu
"N-ne oldu?! "
"Sakın ol, sanırım asansör durdu"
"n-ne... "
Vira'nın en korktuğu şeydi asansörde kalmak...
"Açamaz mıyız, birisini arasan... "
"Yani,şuan bastım yardım yerine. Gelirler birazdan"
Asansör tutma yerlerini sıkıyordu Vira, çaktırmamaya çalışıyordu, ama nefes almakta güçlük çekiyordu.. Gözleri kararmıştı....yavaşça yere oturdu.
"Ne oldu! İyi misin?!"
Vira başını onaylar şekilde salladı
"İyiyim.. Yok birşey sen, birilerini falan ara"
"Ne iyisi kızım nefes alamıyorsun"
Vira eliyle nefes almak için boynuna tırnaklarını geçirmişti,ama nafile.... Dar alanlarda ve asansör kalma olaylarında nefesi daralıyordu,ve şuan her ikiside yaşanıyordu....
Aklına küçükken babası ile gittiği sahil geldi, sahil kenarında babasıyla otururken denizin dalgalarının sesini,kuşların o cıvıltılı seslerini duymaya ve görmeye çalışıyordu
"Sakin ol... Geçti, geçti.. "
Adam elinden geldiğince virayı sakinleştirmeye çalışıyordu.
Vira kendi kendine o anları hatırladığında ilk andaki kadar kalmamıştı korkusu, zaten o kadar uzun sürmemişti de asansörün açılması. Nihayet birileri haberi almışlardı, asansörün çalışma sesiyle daha da rahatlamıştı vira
"Tamam gel, bak asansör çalıştı...yavaş yavaş, sıkı tutun ağırlığını bana ver"
Yavaş ve dikkatli adımlarla asansörden dışarıya çıktılar
"Daha iyi olduğuna emin misin? "
"Evet evet iyiyim".....
Vira bir anda adamın onu tuttuğunu fark etti geriye çekildi
" sen, ya bak fırsatçı! Niye geldik biz buraya"
"Hah! Bende diyordum nerede bizim baş belası, iyi oldu hatırlattığın beni takip et. "
Vira anlam verememişti, ama niye buraya geldiğini de merak ediyordu..Bu yüzden adamın arkasından onu takip etti. Bir odaya girdiler sandalye dönüktü Vira meraklı gözlerle etrafı incelerken bir yandan da adamın konuşmasını dinliyordu, biri ile konuşuyordu
"Kızınızı getirdim Tevfik Bey"
Kızı mı? Başını koltuğa çevirdi, yavaşça koltuk adam ile viranın olduğu yöne doğru döndü...
bir adam vardı, ayağa kalktı
"Tamamdır sen çık Batın"
Neler oluyordu?! Bu adam....
"B-baba?! ".....