1. bölüm / 3
DERİNDEKİ BARON1. Bölüm
Bölümler 3Şu an: 1. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“İnsan, bazı mezarlara çiçek bırakır. Ben ise her ziyaretimde biraz daha kendimi gömdüm.”
İki yıl…
Koca iki yıl geçmişti.
Yine de ayaklarım beni her ayın on sekizinde aynı yere getiriyordu.
Elimde beyaz zambaklarla, sessizce babamın mezarının önünde duruyordum.
Mermer taşın üzerine kazınmış isme baktım.
Mahir Acar.
Parmak uçlarım istemsizce ismin üzerinde gezindi.
“Yine geldim…”
Sesim neredeyse fısıltıydı.
“Sana verdiğim sözü tutamadım.”
Rüzgâr saçlarımı yüzüme savurdu.
Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım.
“Seni öldüreni hâlâ bulamadım.”
Boğazımdaki düğümü yutmaya çalıştım.
“Bulacağım.”
“Buna söz veriyorum.”
Çiçekleri mezarın üzerine bıraktım.
Bir süre öylece durdum.
Sonra arkamı dönüp çıkışa doğru yürümeye başladım.
Tam birkaç adım atmıştım ki burnuma ağır, metalik bir koku doldu.
Kaşlarım çatıldı.
Başımı çevirdim.
Yol kenarında küçük, siyah bir kedi yatıyordu.
Muhtemelen sabah saatlerinde araba çarpmıştı.
Karnının altından sızan kan, sıcak asfaltın üzerinde koyu kırmızı bir leke oluşturmuştu.
İçimde garip bir şey kıpırdadı.
Nefesim hızlandı.
Kalbim deli gibi atmaya başladı.
Kulaklarım uğulduyordu.
Gözlerimin önünde birkaç görüntü çakıp söndü.
Bir telefon ekranı…
Titreyen eller…
Bir silah…
Ve…
Kararan bir oda.
“Hayır…”
Fısıltım dudaklarımdan dökülürken dizlerimin bağı çözüldü.
Etrafımdaki sesler uzaklaştı.
Son gördüğüm şey, üzerime doğru koşan siyah ayakkabılardı.
⸻
Gözlerimi ağır ağır açtım.
Beyaz tavan…
Tanıdıktı.
Başımı hafifçe çevirdim.
Komodin.
Perdeler.
Dolabım.
Evimdeydim.
Yavaşça doğruldum.
Şakaklarıma saplanan ağrıyla yüzümü buruşturdum.
“Ben…”
Nasıl gelmiştim?
Hatırlamıyordum.
En son…
Mezarlıktaydım.
Sonra…
Boşluk.
Yatağımdan kalkarken sehpanın üzerindeki bardak dikkatimi çekti.
Yanında açılmamış bir kutu ağrı kesici vardı.
Kutunun altında ise küçük, beyaz bir not…
Titreyen parmaklarımla kâğıdı aldım.
Üzerinde yalnızca tek bir cümle yazıyordu.
“Bir dahaki sefere kan kokusuna bu kadar yaklaşma.”
Başımı kaldırıp odaya baktım.
Ev sessizdi.
“Kim…”
Bunu kim bırakmıştı?
Tam o sırada telefonum çalmaya başladı.
Ekranda tek bir isim belirdi.
Amca.
Derin bir nefes alıp aramayı açtım.
“Efendim?”
“Akşam yediye hazır ol.”
Kaşlarımı çattım.
“Neden?”
“Seni biriyle tanıştıracağım.”
“Kim?”
“Kendin görünce anlarsın.”
Telefon kapandı.
Elimde hâlâ o küçük not vardı.
Bir kez daha okudum.
“Bir dahaki sefere kan kokusuna bu kadar yaklaşma.”
Kalbim sebepsiz yere hızlandı.
O an bilmiyordum.
Hayatımın ikinci kez değişeceğini…
Ve o notu bırakan adamın, iki yıldır en büyük sırrımı benden sakladığını.
Bölüm etkileşimi
