20. bölüm · DENİZ KIZIM

20.bölüm:Deniz Kızım..

Hira 🌊

Teoman

Sıla'dan ayrılalı iki gün olmuştu.

Ne bana laf atmıştı,ne yanıma gelmişti, nede bakmıştı.

Böylesi ikimiz içinde daha iyiydi.

Okula doğru yürümeye başladım. Bahçede yürüdüm biraz

Gözlerim Deniz'i aradı. İlerde Leylalar'la konuşuyordu.

Gülümsedim.

Tam bu sırada Arkamdan birisi beni omzumdan ittirdi.

Sılay'dı.

Yanımdan geçerken kısık sesle,

"Günaydın exim." dedi.

Arkasına dönüp Deniz'in oraya doğru gitmeye başladı.

Deniz'e bişeyler söylemeye başladı.
Deniz şaşırmış gibiydi. Bişey daha söyledi Sıla.

Kaşlarını kaldırdı.

Sonra sıla bana baktı. Ve güldü.

Bu bakışı biliyordum.Bu bakış
'Daha yeni başlıyoruz.' bakışıydı.

Canımı sıkmıştı bu hareketi. Sıla arkasına dönüp sınıfa doğru gitti.

Deniz'in yanına gittim hemen.

"Deniz Kızı." dedim.

Yüzüme baktı.

"Hı." dedi.

"Sıla sana ne dedi az önce. Yüzün düştü." dedim.

Birkaç saniye daha baktı. Sonra bakışları kısa bir anlığına yere kaydı.

"Önemli bişey değil ya. Uyduruyor yine,boşver."dedi.

Yüzümü yüzünün hizasına getirdim.

" Canını sıkmadı demi? "dedim.

Gözlerime baktı.

" Yok hayır. "dedi.

" Tamam. Gel sınıfa çıkalım. "dedim

Bişey vardı ama bana söylemiyordu. Ben öğrenirdim.

Yan yana sınıfa doğru yürüdük.

O sırasına oturdu.

Ben de arkasına geçtim.
Aklım derste değildi. Gözüm sürekli Denizdey'di.

Kalemini eline almıştı,defterini açmıştı. Ama tek bişey yazmıyordu.

Parmaklarıyla Kalemi çevirip duruyordu.

Bu huyunu biliyordum. Bişeyi düşündüğünde yapardı bunu.

Sıla ona kötü bişey söylemişti. Belliydi.

O sırada zil çaldı. Deniz'in yanına gittim.

Sıla geldi ve Deniz'in sırasına bilerek çarptı.

Arkasına döndü.

"Ay çok pardon." dedi alaycı bişekilde.

Deniz dudağını ısırdı. Bunu da stresli olduğunda yapardı.

Yerden defterini aldı.

"Sorun değil." dedi.

Sıla bana baktı. Ve yine güldü.

"Deniz Kızı. Sıla sana neden böyle davranıyor?" dedim.

Bana baktı.

"Bilmiyorum Teoman. Ayrılmışsın ondan." dedi.

"Evet ayrıldım. Öyle olması gerekiyordu. Ve Bunuda sana o söyledi." dedim.

Başını salladı.

"Evet." dedi.

O sırada telefonuna bildirim geldi. Kaşlarını çattı. Sonra geri kapattı.

"Noldu?" dedim.

"Bişey yok." dedi.

Yalan söylüyordu. Söylemek istemiyordu.

"Deniz." dedim.

Başını kaldırdı.

"Gerçekten Noldu?" dedim.

İç çekti.

"Teoman gerçekten uzatmayalım." dedi.

Telefonunu cebine koyarken biri telefonu elinden aldı.

Sıla.

Telefonu havaya kaldırıp alaycı bir gülümsemeyle bize baktı.

"Noldu, birbirinizden sır mı saklamaya başladınız?" dedi gülerek.

Sinirim bozuluyordu.

Deniz telefonunu almaya çalışıyordu.

"Sıla ver telefonumu." dedi.

"Aaa niye?" dedi.

"Ver dedim."

Sıla telefonu uzattı. Deniz alıcakken geri çekti.

"Aa gergin olma Denizcim." dedi.

Sonra telefonu Deniz'e verdi. Deniz sertçe aldı.

Bana dönüp hafifçe gülümsedi.

"Teoman.. Yeni ilişkin başlamadan bazı şeyleri öğrenmen lazım." dedi.

Kaşlarımı çattım.

"Ne anlatıyorsun ya sen?" dedim.

"Şimdilik hiçbişey." dedi.

Sonra sırıtıp sınıftan çıktı.

Deniz derin bir nefes aldı.

"Artık söyle Deniz Kızı." dedim.

Yutkundu.

"Mesaj attı." dedi.

"Ne yazdı?" dedim.

Birkaç saniye sustu. Sonra telefonu açıp bana uzattı.

Mesajın ilk satırında şu yazıyodu;

"Teoman'ın tanıdığını sanıyosun ama onun geçmişi hakkında hiçbişey bilmiyorsun."

Mesajın devamını okurken Deniz telefonu kapattı.

"Sildim." dedi.

Sıla bizi uzaklaştırmaya çalışıyordu.

Kendince Deniz'in kafasını karıştırıyordu.

☀️☀️☀️
Deniz

Telefonumu cebime koydum.
Teoman yanıma geldi.

"Deniz Kızı." dedi.

"Hı?." dedim.

"Sıla'nın mesajlarını dikkate alma. Saçmalıyor kendince." dedi.

Gözlerimin içine bakıyordu.

Bir an duraksadım.

"Onun söyledikleri umrumda bile değil.Sadece..neden böyle yaptığını anlamıyorum." dedim.

İç çekti.

"Boşver. Bunları düşünme." dedi.
O da bıkmış gibiydi.

"Bununla ben ilgilenirim. Merak etme." dedi.

O sırada zil çaldı. Herkes çıkmaya başladı.
Bende çantamı taktım.

Teoman'a baktım.

"Gel." dedim.

Bana baktı.

"Geliyorum." dedi.

Güldüm.

Yürümeye başladık.

"Deniz."

Ona baktım.

"Efendim." dedim.

"Bu akşam bir planın var mı?" dedi.

Şaşırdım.

"Yok. Noldu ki?" dedim.

"Akşam seninle bir yere gitmek istiyorum." dedi.

"Nereye?"dedim

"Akşam görürsün." dedi.

Güldüm.

"Sana yazıcam. Saat 7 gibi hazır ol." dedi.

"Tamam." dedim. İtiraz etmedim.

İkimizde ayrıldık ve evlerimize doğru yürümeye başladık.

🌊🌊🌊
Teoman

Eve doğru yürümeye başladım. İçimde kıpır kıpır bişey vardı. Uzun zaman sonra bu kadar heyecanlıydım.

Ona söyliycektim. Bugün. Onu sahile götürmek istemiştim.

Beni belki reddedicekti, belki kabul edicekti. Bilmiyordum.

Ama daha fazla içimde tutmıycaktım.
Ben ona karşı uzun zamandan beri bişeyler hissediyordum. Ama ondan emin değildim hiçbir zaman.

Saate baktım. Bir türlü geçmiyordu zaman. Akşama daha çok vardı.

Beni reddetsede ne olursa olsun ben ona itiraf edicekti artık. Seviyordum onu. Deliler gibi. İlk defa birisine bu denli bişeyler hissediyordum. İlk defa birisine bu kadar bağlanmıştım. Ve onu kaybetmiycektim.

Artık o benim... Deniz Kızım olucaktı... Deniz Kızım.

☀️☀️☀️
Deniz

Okuldan eve geldiğimden beri sürekli saate bakıyordum.

Normalde okuldan eve gelir gelmez üstümü değiştirip odama geçerdim. Ama bugün öyle olamadım. Heyecanlıydım hem de gereğinden fazla. Saat 6 olmuştu. Hazırlanmam için bir saatim vardı.

Hemen dolabımın önüne geçtim.

Siyah bir elbise buldum. Üstümde tuttum. Ama beğenmedim.

"olmadı." dedim kendi kendime.

Başka bir elbise çıkardım. Bu elbise ise biraz uzun ve lacivertti.

Onuda tuttum üstümde.ama yine beğenmedim.

"Yok." dedim.

En sonda bir tane daha çıkardım. Bu elbise açık mavi, dizlerimin biraz altında, askılı bir elbiseydi.
En sonunda bunu seçmiştim.
Hemen giyindim.
Saçlarımı salık yaptım ve biraz maşayla dalgalandırdım.
En sonda makyaja geçtim. Makyaj yapmayı çok sevmiyordum. Aslında böyle elbiseler giymeide sevmiyordum ama bugün için yapıcaktım.

Yüzüme kapatıcı, maskara, allık, biraz far ve rujumla glossumu sürdüm. Artık hazırdım.

Çantamı aldım. Ayakkabılarımı giymeye giderken telefonuma bildirim geldi. Baktım.

Teoman'dı.

"Hazır mısın Deniz Kızı?"

Yazmıştı.

"Yani." yazdım.

"Ben kapının önündeyim. Bekliyorum." yazdı.

Hemen Pencereden baktım. Gerçekten de evin önünde araba vardı.

Hemen beyaz spor ayakkabılarımı giydim.

Kapının kolunu tuttum ama kalbim deli gibi atıyordu. Çok heyecanlıydım.

Kolu indirdim ve dışarı çıktım.

Teoman arabanın arka kısmında yaslanmış telefonu çevirip duruyordu eliyle. Kapıyı kapattım.

Sesi duyunca başını kaldırdı.
Yanına gittim. O lacivert polo yaka,altına ise açık mavi kot şort giymişti.
Beni süzdü. Bu hareketine güldüm.

Gözleri beni buldu.

"Ne?" dedim gülerek.

"Güzel olmuşsun." dedi.

Güldüm.

"Yani.. Baya güzel olmuşsun." dedi gülerek.

Bende güldüm.

"Teşekkürler." dedim.

"Sen de öylesin." dedim.

Gözlerini kıstı.

"Sadece öylemiyim?" dedi.

Güldüm.

"Tamam tamam. Yakışıklı olmuşsun." dedim.

Sırıttı.

"Bu iltifatın bir kenara yazıyorum. Bir daha duymayabilirim çünkü." dedi.

"Aynen öyle." dedim gülerek.

"Hadi gel arabaya binelim." dedi.

"Tamam."

Önden ben yürüdüm. Kapıyı açtı. Ona bakıp güldüm ve arabanın ön koltuğuna bindim.
O da yanıma bindi.

Arabayı çalıştırmadan önce bana baktı.Derin bir nefes aldı.

"Hazır mısın?" dedi.

Ben de ona birkaç saniye baktım. Güldüm.

"Hazırım." dedim.

O da güldü ve arabayı çalıştırdı. Gitmeye başladık. Bu gece çok heyecanlı olacaktı. Belliydi.

Sessizliği o bozdu.

"Bu akşam biraz fazla kalabiliriz." dedi.

"Annemlerin haberi var." dedim.

Başını salladı.

Bir yirmi dakika sonra falan sahile gelmiştik.

Arabayı durdurdu. Bana baktı.

"Geldik." dedi.

Gülümsedim ve arabadan indim. O da indi.

"Gel şuraya oturalım." dedi.

"Tamam." dedim.

Deniz'in önündeki bir banka oturduk.

"Deniz manzaraları çok severim biliyo musun? Huzur veriyor bana. Burda nefes alabiliyorum mesela." dedim. Ben de kendimden beklemiyordum.

Teoman bana baktı.

"Ben de Deniz'i çok seviyorum." dedi bana bakarak.
Ben de ona baktım. Gözlerimin içine baktı birkaç saniye. İşte ben buradada huzur buluyorum. Onun gözlerinde de huzur buluyordum.

"İlk tanıştığımız günü hatırlıyomusun?" dedi.

Başımı salladım.

"Evet." dedim.

Denize baktı.

"Sen sınıflara bakıyordun, sonra çarpıştık. Dikleştik ikimizde birbirimize. Bana dikleştiğin için aslında en başında seninle uğraşmak istedim. Çünkü kimse benimle böyle konuşmuyordu. Daha doğrusu konuşamıyordu." dedi.

Bende denize bakmaya başladım. Devam etti.

" Senin bana dikleşmen, Benim dikkatimi daha çok çekmeye başladı. Sonradan da hoşuma gitmeye başladı. İlk defa birisinin benimle böyle konuşması rahatsız etmiyordu. Ben sana bunları yaparken daha çok bağlanmaya başladım Deniz kızı..."dedi.

Bana baktı. Bende döndüm.

" Daha çok yaklaşmaya başladım. Durduk yere aklıma sen gelmeye başladın. Seni düşündükçe ben sürekli tebessüm ediyorum. "dedi.

Gözlerimin içine baktı. Ben ise ayırmadım Gözlerimi. O kadar huzurluyum ki bu dediklerini sonsuza kadar dinlemeye razıydım. Ben artık eski Deniz değildim. Ben Teoman'ın Deniz Kızıy'dım.. Sadece onun..

Devam etti Teoman. Bana baktıkça içi gidiyo gibiydi. Hissediyordum.

"Ben seni çizerken fark ettimki.. Senin tüm ayrıntılarını ezberlemişim.. Yüzünün her yerini.. Saçlarının her bir telini.
Ama en çok şunu fark ettim Deniz Kızı.. Ben en çok senin gözlerine aşık olmuşum." dedi.

Gözlerim dolmaya başlamıştı. Ama ağlamıycaktım. İlk defa bu kadar mutlu hissediyordum.. Bu kadar huzurlu.

" Ben senden hoşlanmaktan çok.. Aşık olmuşum Deniz Kızı. "dedi.

Gözümden Bi yaş aktı. Engel olamadım.

" Beni reddedebilirsin. Anlarım seni. Ama benim sana karşı hissettiklerim gerçek. Ben gerçekten sana aşığım. "dedi.

Yaklaştım yüzüne. Saçlarına dokunmak isterdim hep. Nasıl bu kadar sarı olduklarını merak ederdim.

"Saçlarına dokunabilirmiyim?" dedim Teoman'a.

Onunda gözleri dolmuştu ama tutuyordu kendini.

"Tabii ki." dedi hemen.

Saçlarına dokundum. Her bir teline daldırdım elimi.

"Senin bu tüm söylediklerini bende yaşadım Teoman. İlk başta hep sinirimi bozardın benim. Sevmezdim seni. Ama sonra farklı gelmeye başladın. Yaptıkların rahatsız etmemeye başladı. Daha çok yaklaşmaya başladım sana.. Benimde duygularım vardı sana ama kendime itiraf etmek istemiyordum.. Ama şimdi söylüyorum... "dedim.

Ellerini tuttum.

" Ben senin Deniz Kızın olmaya varım Teoman. Sadece senin Deniz Kızın..Sadece senin.. "dedim. Gözümden bir yaş daha aktı.

Onun gözleri doluydu.

" Seni çok seviyorum Deniz Kızım.. Herşey den çok. "dedi.

Sarıldım ona. İlk defa bu kadar içten sarıldım birine. İlk defa bu kadar gerçek dokundum ona..

Saçlarımın uçlarına dokunduğunu hissediyordum. O kadar narin dokunuyorduki. Hissetmekte zorlanıyordum.

Yüzüme baktı.

" Sen hep benim Deniz Kızım ol.." dedi.

"Omzuna yaslanabilirmiyim?" dedi.

"Tabiiki. Gel" dedim.

Yanıma yaklaştı ve omzuma yaslandı.

Ben saçlarına dokunmaya başladım.

"Seni çok seviyorum." dedi.

Benim gözümden yine yaş geldi. Çünkü bana kimse böyle seni seviyorum dememişti. O herşeyin ilkiydi.

"Ben de.. Ben de seni çok seviyorum sarı kafam." dedim. Güldüm.

Onunda gülüşünü duydum.

"Sadece sana sarı kafa." dedi.

"Sadece sana Deniz kızı." dedim.

Omzumda bir ıslaklık hissettim. Teoman ağlıyordu. Ama hiçbişey söylemedim. Sabaha kadar böyle kalabilirdim.

Omzumdan kalktı.

"Hadi gel. Artık gidelim hava soğudu baya." dedi.

"Tamam." dedim.

Elimi uzattı. Hiç tereddüt etmeden tuttum elini. En sıcak yerdi artık. Benim evimdi artık Teoman.

Arbaya yürüdük. Yine kapıyı açtı. Gülümsedim ve bindim.

O da bindi ve sessizce gitmeye başladık. Bu gece benim en mutlu olduğum gündü.

Bizim evin önüne geldik. Bana baktı. Ben de ona.

"İyi geceler... Sevgilim.." dedi.

Gülümsedim.

"İyi geceler.. Sevgilim." dedim bende.

O da güldü.

Arabadan inmeden yüzüne yaklaştım ve yanağına küçük bir öpücük kondurdum. Geri çekildim. Şaşırmıştı. Güldüm ve hemen arabadan indim.

"Bu böyle olmaz ama Deniz Kızım. Bunun hesabı fazlasıyla sorulucak." dedi Arkamdan.

Ben ise gülerek eve doğru yürüdüm.

Artık o benim sevgilimdi.. Sevgilim.. Benim sarı kafam.. Onun Deniz Kızıy'dım.

🌊☀️

Vee bölüm sonuuu🤍 Artık oldu Teodenimmm💗 Şükürrr. Biraz uzun oldu ama oldu yaniii🌸 daha bitmedi he💫 bir sonraki bölümü bekleyinnnn😽