6. bölüm · DENİZ KIZI VE İNGİLİZ ATI
6. Bölüm (teoden sahnesi)
Arkamı döndüğümde Teoman tüm yüzüne yayılmış bir gülümseme ile bana bakıyordu. Ona baktığımı fark ettiğinde yavaş yavaş bana doğru geldi. Teoman her adım attığında ben daha da sinirleniyordum. Yanında bittiğinde sinirle derin bir iç çektim.
"Ne var ya"
"Nereye gidiyorsun Deniz kızı"
"Sana ne, bi de sana hesap mı vericem ben"
"Ooo çok asi konuştun ama"
Bir kez daha iç çekip konuştum.
"Ne istiyorsun ya, bi dakka sen bizi mi dinliyordun"
"Ona dinlemek demeyelim de kulak misafiri olmak diyelim. Hem ne istediğimi söylesem vercen sanki. Haklı miyim?"
Haklı mıyım dediğinde barışa baktı. Barış sert bir şekilde kafasını iki yana salladı.
"Ne istiyorsun"
Dedim bir kez daha sinirle.
"He şey diyecektim"
"Ne diyecektin Teoman konuşsana"
"Okul başkanlığı seçimi var ya bana oy verir misin Deniz kızı"
"Sence verir miyim bi düşün"
"Yanii... Vermezsin gibi duruyo ama bir iyilik yapsan?"
Kafasını çok masum bir şekilde ayarladı. Hafif yana eğdi. Dudaklarını büzdu ve gözlerini kıstı. Sarı saçları ile tam bi tatlı civcive benziyordu. Ayy çok tatlıydı.
"Veririm belki"
Dedim.
O an sanki dünyalar onun oldu. Öyle sevinmişti yani. Sanki çok büyük bir şey yapmışım gibi.
"Deniz kızı..."
Dedi meraklı ve derin bir sesle.
"Yine noldu"
Dedim bende.
"Kutay sana ne yaptı"
Sanırım beni önemsiyordu.
"Boş ver çok önemli bir şey değil"
"Benim için önemli"
"Saçma sapan cümleler kurdu işte önemli bir şey değil teo"
"Anladım..."
Dedi fısıltı ile. İç çekti. Yüzü düştü. Ama mutsuzluktan değil. Bir plan yapıyormuş da derin düşüncelere dalmış gibi yüzü düşmüştü.
"Merak etme Deniz kızı onun faturasını kestim ben zaten. Bir daha yanına yaklaşayacak"
Dedi. 10 da 10 bir sırıtma ile.
"Sağol"
Dedim sadece. Fazla uzatmak istemiyordum.
"Gidicek misin"
Diye sordum.
"Kendi sınıfımdan kovuluyorum şu anda"
Dedi. Haklıydı. O söyledikten sonra bana da mantıklı gelmişti.
"Tamam o zaman başımdan git"
Dedim iç çekerek.
"Tamam zaten konferansa gidiyorum seçimler için, bu arada annen de orada. Yani yanına falan gitmek istersen"
"Sence annemin yanına gitmek ister miyim ben"
Diye sordum alayla. Bu söylediğimin üzerine o da güldü.
"Neyse... Görüşürüz Deniz kızı"
Dedi el sallayarak.
"Görüşürüz ingiliz atı"
Dedim bende.
"İngiliz atı mı? Sevdim"
Dedi sırıtarak. Tekrar el salladı ve tam gidecekken yine konuştu.
"Oy vermeyi unutma"
"Tamam tamam git artik"
Dedim.
"Deniz kızı"
Dedi giderken. Sesini sadece benim duyacağım bir şekilde ayarlamış gibi.
"İngiliz atı"
Dedim bende fısıltıyla ile. Kimsenin duymasını istemiyormuşum gibi...
