4. bölüm · DENİZ KIZI VE İNGİLİZ ATI

4. Bölüm

𝒊𝒔𝒕𝒂𝒏𝒃𝒖𝒍'𝒖𝒏 𝒊𝒛𝒎𝒊𝒓𝒊

Nedensiz yere kalbim hızlandı. Ellerim titreye başladı. Neden bilmiyorum ama steres yapmıştım. Çocuk bana doğru koşuyordu. Teoman onun koştuğunu fark ettiğinde duraksadı. Sinirlenmiş gibiydi. Çocuk bana koşmaya devam etti. Bende gözlerimi kutaya çevirdim.

"Dayak yemeye hazır mısın"

"Sen dovceksen sorun yok"

"Birazdan dayak yiyeceksin ve sen hâlâ bana asılıyorsun"

"Senin için ölmeye bile razıyım" derken. Çocuk yanımda belirdi.

"Noluyor burda"

Kutay elimi kolumdan çekmeden cevap verdi.

"Hiiiç sevgilimle vakit geçiriyordum"

"Ne diyorsun ya sen"

Bu sefer sert çıkan bendim.

Çocuk atıldı.

"Kızı rahat bırak"

"Bırakmaz sam nolur"

"Bir kızı yanında zorla tutamazsın" derken bana döndü.

"Sevgilisi misin"

"Ha-"

"Evet"

Kutayın konuşması üzerine daha çok sinirlendim.

Çocuk bana baktı. Beni de süzdü. Allah'ım yarabbim. Gelen geçen beni süzüyordu.

"Noldu hoşuna mı gitti"

"Bak kızla düzgün konuş bir daha demicem"

"Sen neyisin ya, avukatı falan mı? Hem sanane"

"Pardon. Bir kadını hiç bir şekilde rahatsiz edemezsin. Sevgilin bile olsa. Hem onu kurtarmak için avukat olmaya gerek yok"

"Kardeşim uzatma defol git"

"Bırak kızı"

Çocuk kutaya beni bırakmasını söylerken kutay elini ban dogru yaklaştırdı. İlk önce yanağımı sevdi. Sonra da saçımı arkama attı.

Çocuk kutayın bunu yapmasına sinir olacakki yumruğu çaktı. Kutay yere serilirken kolumu bıraktı. Onlar orda kavga ederken yanımıza Teoman geldi.

"Noluyor Deniz iyi misin"

"İyiyim"

"Değilsin Kutay sana neden dokundu"

Sesi sert çıkmıştı.

"Bilmiyorum"

"Sana ne dedi"

"Hiç bir şey"

"Deniz"

"Hı"

"Bana doğruyu söyle"

Tam ağzımı açacaktım mi hoca geldi. Kavgayı durdurdu. Çocuğa yaklaştı.

"Aras"

"Efendim hocam"

"Odama gel"

"Tamam hocam"

Aras... Demek ismi arasti. Güzel...

Hoca kalabalığı dağıttı. Teoman ile son kez bakıştık. Ona kutayı işaret ettim. Ne olduğunu anlamış olacakki kafasını salladı ve kutaya doğru ilerledi. Yüzünde öfke vardı. Kutayın kulağına doğru fısıldadı. Ne dediğini duymadım. Sonra ikiside okula doğru ilerledi.

Çantamı omzuma aldım. Sonra okula doğru gitmeye başladım. Ama omzumda hissettiğim el ile durdum.

"İyi misin"

Bu arastı.

"İyiyim teşekkür ederim"

"Sana Bir sey yaptı mı"

"Hayır zorla tuttu yanında sadece"

"Neden peki"

"Bilmiyorum"

"Anladım"

"Yenisin galiba"

"Evet"

"Tekrardan teşekkür ederim aras"

"Önemli değil görevim"

Eli uzattım.

"Deniz"

"Aras"

Hiç bir sye demedim. Sadece yüzümde oluşan tebessüm ile sınıfa ilerlemeye başladık. O benim yanımdaydı. Şuan. Beraber yürüyorduk. Aklımın ucundan bile geçmezdi. Aslında kutaya da teşekkür etmem lazımdı. Çünkü, belki de böyle bir şey yasanmasa su an Aras ile arkadaş olamazdım...