2. bölüm / 5
Dengenin İki Yüzü1.BÖLÜM
Bölümler 5Şu an: 1.BÖLÜM
- 1 Karakterler230 kelime
- 2 1.BÖLÜM1.076 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 2.BÖLÜM461 kelime
- 4 3.BÖLÜM1.068 kelime
- 5 4.BÖLÜM1.967 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mira, memleketinden ayrılalı daha birkaç saat bile olmamıştı.
Uçağın kapısından çıktığı andan beri içinde garip bir his vardı. Bir yandan yıllardır alıştığı şehirden, sokaklardan ve insanlardan uzaklaşmanın hüznünü taşıyor; diğer yandan Ankara gibi bambaşka bir yerde yeni bir hayata başlayacak olmanın heyecanını hissediyordu.
Bu gelişinin sebebi bir tatil değildi.
Yeni göreviydi.
Mira'nın tayini Ankara'ya çıkmıştı.
En yakın arkadaşı Buğra'da bu şehirde olduğu uçin yabancılık çekeceğini düşünmüyordu
Mesleği, çoğu insanın adını duyduğunda bile tam olarak ne yaptığını anlamadığı türdendi.
Adli suç analistiydi.
İnsanlar bu mesleği çoğu zaman birkaç bilgisayar ekranına bakıp rapor hazırlamaktan ibaret sanıyordu.
Hatta bazıları bunu açık açık küçümsüyordu.
"Bunun neresi zor?"
"Sonuçta masa başında oturuyorsun."
"Polisler olay yerine gidiyor, siz sadece inceleme yapıyorsunuz."
Mira bu cümleleri defalarca duymuştu.
Ama insanların bilmediği bir şey vardı.
Bir suç dosyasının içinde bazen yüzlerce ayrıntı bulunurdu. Birbirinden kopuk gibi görünen bilgileri bir araya getirmek, çelişkileri fark etmek, olayların zaman çizelgesini oluşturmak ve başkalarının gözden kaçırdığı küçük bir ayrıntının peşine düşmek hiç de kolay değildi.
Birinin yaptığı hatayı bulmak için bazen saatlerce aynı dosyaya bakmak gerekiyordu.
Bazen günlerce.
Bazen de bir dosyanın içindeki küçücük bir ayrıntı, bütün olayın seyrini değiştirebiliyordu.
Mira bunu biliyordu.
Çünkü bu işi seviyordu.
Kolay olduğu için değil...
Tam tersine, zor olduğu için.
Ankara'ya gelmesinin başka bir tarafı daha vardı.
Mira'nın günlük hayatı zaten uzun zamandır oldukça zorluydu.
Hipertiroidi ve reaktif hipoglisemiyle yaşıyordu.
Bu iki durum, sıradan insanların hiç düşünmeden yaptığı pek çok şeyi onun için planlamayı gerektiriyordu. Gün içinde kendisini nasıl hissedeceğini her zaman önceden bilemiyordu. Yorulduğunda, uzun süre aç kaldığında ya da yoğun bir gün geçirdiğinde daha dikkatli olması gerekiyordu.
Bazen kendi bedenini dinlemek bile başlı başına bir iş gibi geliyordu.
Ama Mira bunu hayatının merkezine koymamaya çalışıyordu.
Hastalıkları vardı diye hayallerinden vazgeçmeye niyeti yoktu.
Yeni görevine de bu düşünceyle başlamıştı.
Havaalanından çıktı.
Ankara'nın kalabalığı daha ilk dakikadan kendisini belli etmişti.
İnsanlar bir yerlere yetişmek için acele ediyor, taksiler yolcu arıyor, telefonlarla konuşanlar etrafına bile bakmadan yürüyordu.
Mira çantasını omzuna yerleştirip derin bir nefes aldı.
Şehir, memleketinden çok farklıydı.
Daha gürültülü...
Daha hızlı...
Daha kalabalık...
Ama bir şekilde canlıydı.
Mira birkaç adım attı.
Çevresine bakarken yüzünde hafif bir tebessüm oluştu.
Tam o sırada yanından geçen birkaç kişinin bakışlarının üzerinde olduğunu fark etti.
Özellikle erkeklerin bazıları dönüp tekrar ona bakıyordu.
Bir süre sonra aralarından biri arkadaşına bir şey söyledi.
Diğeri de Mira'ya bakıp gülümsedi.
"Çok şıksınız hanımefendi"
Mira önce ne olduğunu anlamadı.
Sonra birkaç kişinin ona bakarak güzelliğinden bahsettiğini duydu.
"Kıyafetiniz çok güzel"
"Makyajınız çok yakışmış"
Normalde böyle şeylere alışkın değildi.
Hatta alışkın olmamak bir yana, ilk defa bu kadar açık şekilde iltifat aldığını fark etti.
Bir an ne yapacağını bilemedi.
Sonra yüzünde istemsiz bir tebessüm belirdi.
Kendisine söylenen sözlere karşılık vermeyi tercih etti.
"Teşekkür ederim."
Biraz ilerledi.
Başka biri güzel olduğunu söyledi.
Mira yine gülümsedi.
"Teşekkür ederim."
Bir başkası ona hayranlıkla baktı.
"Çok tatlı gözüküyorsunuz"
Mira başını hafifçe eğerek yine aynı cevabı verdi.
"Teşekkür ederim."
İlk başta şaşırmıştı.
Fakat birkaç dakika sonra bunun hoşuna gittiğini fark etti.
Çünkü insanlar onunla ilk kez sadece görünüşü üzerinden bile olsa olumlu bir şey paylaşıyordu.
Mira'nın yüzündeki tebessüm biraz daha belirginleşti.
Kendi kendine,
"Ankara'ya geldiğim ilk gün böyle karşılanacağımı düşünmemiştim."
diye geçirdi.
Çantasının askısını düzeltti ve yürümeye devam etti.
Fakat onun bilmediği bir şey vardı.
Ankaradaki ilk günü, sandığından çok daha farklı geçecekti.
Çünkü Mira buraya yalnızca yeni bir görev için gelmemişti.
Bilmeden, hayatının dengelerini tamamen değiştirecek insanların arasına adım atmıştı.
Ve bazen insanın hayatını değiştiren şey büyük bir olay değildir.
Bazen sadece yanlış zamanda atılmış birkaç adım...
Bazen hiç tanımadığı bir insanla kesişen bir bakış...
Bazen de sıradan başlayan bir günün, akşam olduğunda artık eskisi gibi olmayacağını fark etmek yeterlidir.
Mira ise henüz bunların hiçbirini bilmiyordu.
Şimdilik yaptığı tek şey, Ankara'nın kalabalığı arasında yeni hayatına doğru yürümekti.
Elindeki görev belgeleri çantasının içindeydi.
Yeni adresi telefonundaydı.
Ve önünde onu bekleyen koskoca bir şehir vardı.
Mira yürürken bir kez daha etrafına baktı.
"Yeni hayatım..." diye mırıldandı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
"Umarım beni çok yormazsın."
Ankara ise sanki bu sözünü duymuş gibi kalabalığının içinde gürültüyle akmaya devam etti.
☯️
Mira,kalabalık insanlar içinden yürüyerek gitti.Ankaranın gürültülü havası,Caddeleri ve sokakları bayağı hoşuna gitmişti.Böyle böyle giderken biraz ilerde ufak bir kalabalık dikkatini çekti.Kuytu bir sokağın başında 7-8 tane insan ve bir itfaiye aracı vardı.Bir sorun olduğunu hemen sezmişti.
"Ne oluyor orada?"
Hiç düşünmeden kalabalığa doğru gitti.Oraya vardığında birine sordu.
"Pardon,burada ne olmuş?"
"Genç bir polis kaza yapmış,bilinci yok.İtfaiyeler arabadan çıkarmaya çalışıyor ama yapamıyorlar"
Mira söylenenleri duyunca şok oldu.Aracın yanına gitti.O srada itfaiyeler söyleniyordu.
"Ne yapıcaz,nasıl çıkarıcaz genci?
"Bir fikrim yok abi,ayağı fena sıkışmış çıkmıyor"
Mira yanlarına gidip sordu.
"Sorun ne?
"Polisin ayağı sıkışmış,her türlü yolu denedik ama olmuyor,adam ölücek"
Mira araca dönüp yaklaştı.Açık kapıdan içerdeki kişiyi gördü.Kendinden 2 yaş büyük gözüken oldukça genç bir polisti.Üzerinde sivil kıyafetleri vardı ve Kan lekeleriyle doluydu.Yüzündede cam kesikleri vardı.Ayağına bakınca gördü ki ayağı sıkışmamıştı.Metal bir parça ayağına baskı uyguluyor,çıkmasını zorluyordu.Metal parça çekilerek çıkmazdı.Bu baskıyı daha da arttırıp bacağa giden Kan akışını kesebilirdi.Metali geriye doğru ittirirlerse bacak kurtulurdu.İtfaiyecilere döndü.
"Ne yapmanız gerektiğini biliyorum.Onu kurtarabilirsiniz."
"Nasıl olucak o,nereden biliyorsun?"
"Biliyorum işte.Neyse,sadece dediğimi yapın"
"Tamam,ne yapmak gerek?"
"Biriniz metali geriye doğru tüm gücüyle ittirsin.Sakın çekmeye çalışmayın,bacağa giden Kan akışı kesilir.Metali geriye ittikten sonra boştaki kişi,adamı hemen arabadan çıkarsın.Araba patlayabilir."
Miranın söyledikleri oldukça mantıklı geldi.İki adam bir süre birbirlerine baktılar.Sonra deneni yaptılar.Bir tanesi metali tüm gücüyle ittirdi.Başta bir şey olmadı.Fakat iki kere daha denedikten sonra dönrdüncü denemede metal geriye doğru gitti.Diğer adamda hiç düşünmeden içerdeki polisi kollarının altından tutup arabadan çıkardı ve yere yatırdı.
"Oldu,başardık"
Çevredeki insanlar birden alkışlamaya başladı.Mira yerdeki baygın yatan adamın yanına çöktü.
"Ambulansı aradınız mı?"
"Aradık aradık.Gelir şimdi"
Mira yerde yatan polisin nabzını kontrol etti.Nabzı vardı.Adamı göz ucuyla baştan aşağı bir kontrol etti.
"Net konuşamam ama pek bir şeyi yok gibi gözüküyor.Sol kolu çatlak sanırım,birde cam parçaları her yerini kesmiş."
"Sen doktor musun?"
"Suç analiz uzmanıyım ama var benimde bir bildiğim"
O sırada yerde yatan genç polis kendine geldi.Başta nerede olduğunu anlamamıştı.
"Ne oldu Bana?"
Hareket etmeye çalıştı ama Mira hemen onu durdurdu.
"Durun sakın hareket etmeyin"
Genc polis,Miranın sesini duyunca gözleri ona döndü.Mirayı gördüğü anda içinde bir şeyler oldu.Miraya karşı adını veremediği garip bir duygu oluştu ve bu duyguyu ilk kez yaşıyordu.Bu duygu çok farklıydı.Sanki her şey değişecekmiş gibi hissettiren bir duyguydu.Fakat zihni bulanıklaşınca bu duygu geri kayboldu.
"Ne oldu Bana?"
"Kaza yapmışsınız,arabada sıkışmışsınız ama neyseki kurtardık.Ambulans gelir şimdi."
Bir iki dakika sonra ambulans gelmişti.Ekipler hemen yerdeki polisle ilgilenirken Mira adamın yanından biraz uzaklaşmıştı.Farkında değildi ama bir şey vardı.Az önce o polisin hissettiği o duygunun aynısını kendiside hissetmişti.Adını veremiyordu ama bu duygu,sanki her şeyi değiştirecekmiş gibi hissettiriyordu.🖤🤍
Bölüm etkileşimi
