2. bölüm · Dedikodu Kulübü
BÖLÜM: 2 - KULÜP VE KAOS
Okulda söylentiler hiçbir zaman gerçekten kaybolmazdı. Sadece birinden diğerine geçer, şekil değiştirir ve giderek daha “gerçekmiş gibi” anlatılmaya başlanırdı.
Bunun tek bir sebebi vardı: Dedikodu Kulübü.
Resmî bir kulüp değildi ama okul içinde herkes onların “ne söylediğini” önemserdi. Çünkü ne zaman bir şey konuşsalar, birkaç saat içinde tüm okul onu duymuş olurdu.
Okulda bir söylenti yayılırsa, onun ömrü genelde bir gün sürmezdi.
Çünkü Dedikodu Kulübü, söylentiyi “güncelleme paketi” ile sürekli canlı tutardı.
Aslında resmi bir liste yoktu.
Ama okulun yazılı olmayan kurallarına göre üç kişi vardı:
Zeynep:
Okulun “ben sadece izliyorum” deyip her şeyi başlatan kişisi.
Arda:
Her duyduğunu %300 abartarak anlatan kişi.
Selin:
“Ben söylemedim ama herkes biliyor zaten” diyerek en çok yayılımı sağlayan kişi.
~
Zeynep: İlayda ve Kaan bugün yine koridorda konuşmuş.
Arda: KONUŞMAMIŞLAR, FLÖRT ETMİŞLER.
Selin: Ben zaten en başından demiştim.
Ve böylece hikâye her saat biraz daha büyüdü.
~
İlayda koridorda yürürken kulaklarını kapatmak istiyormuş gibi hissediyordu. Herkes aynı şeye bakıyor ama sanki farklı bir şey görüyormuş gibi fısıldaşıyordu.
İlayda etrafına bakarken ona doğru gelen Besteyi gördü.
Beste: Sana bir şey söyleyeceğim ama sinirlenme.
İlayda : Bu cümleyle başladın diye zaten sinirliyim.
Beste: Okulda sen ve Kaan konuşuluyorsunuz.
İlayda adımlarını yavaşlattı.
İlayda: Konuşuluyoruz derken?
Beste: Birlikte görüldüğünüz, tartıştığınız, hatta ‘çok yakışıyorsunuz’ diye yorum yapanlar var.
İlayda: Biz sadece tartışıyoruz.
Beste: Okul buna romantik gerilim diyor.
İlayda: Okul çok boş, bu saçmalığa bi son vermenin vakti geldi öğle arasında gidip bu olayı başlattıkları gibi bitirmelerini söyleyeceğim.
~
Aynı anda kantinde Kaan telefonu elinde çeviriyordu.
Bir mesaj daha geldi.
“İlayda nasıl biri?”
“Ciddi misin?”
Kaan telefonu masaya koydu.
Mert: Baya büyümüş olay.
Kaan: Ben hiçbir şey yapmadım.
Mert: Yapmadın ama oldun.
Kaan: Bu saçmalık neden bu kadar ciddiye alınıyor?
Mert: Çünkü siz sürekli aynı yerde görünüyorsunuz.
Kaan: Ben basketbol oynuyorum. Dedikodu yönetmiyorum.
Mert: Ama okul şu an seni onunla hatırlıyor.
Kaan’ın kaşı hafifçe oynadı.
Kaan: Bu saçmalığı bitireceğim.
Öğleden sonra koridorun sonunda İlayda ve Kaan aynı anda durdu.
Birbirlerine bakmadılar bile.
Sadece aynı yere yürüdüler.
Kapının üstünde: “12/A” yazıyordu
Kapıyı açtıklarında içerde üç kişi vardı.
Zeynep, Arda, Selin
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Arda konuştu:
Arda: OOO ÇİFT GELDİ.
İlayda: Çift değiliz.
Selin: Henüz.
Kaan: Hiç değiliz.
Zeynep: Şimdilik.
Kaan bir adım öne çıktı.
Bu sefer sesi daha netti.
Kaan: Bakın, benim problemim şu. İnsanlar uyduruyor, siz büyütüyorsunuz ve sonunda bu kontrol edilemez hale geliyor.
Zeynep: Kontrol etmek sıkıcıdır.
Kaan: Benim hayatım sizin eğlenceniz değil.
Bir an sessizlik oldu.
İlk kez Kaan sadece şaka yapmıyordu.
İlayda onu izledi.
Onun genelde her şeyi hafifletmeye çalışan hali yoktu bu kez.
Bu da İlayda’nın dikkatini çekti.
İlayda: Ben de aynı şeyi söylüyorum.
Arda: Ama siz yan yanayken…
İlayda: Yan yana olmak suç değil.
Selin: Ama çok uyumlusunuz.
İlayda: Bu sizin yorumunuz.
Konuşma uzadı ama hiçbir yere gitmedi.
Çünkü Dedikodu Kulübü’nün mantığı ikna olmak değil, anlatmak üzerine kuruluydu.
Koridorda yürürken İlayda’nın arkadaşları hemen üzerine atladı.
Beste: NE OLDU? NE OLDU?
İlayda: Sinir krizi geçirmedim, şimdilik.
Beste: Kaanla yüzleştin mi?!
İlayda: Evet. Dedikodu Kulübüyle de.
Beste: YAŞIYOR MUSUN?
İlayda: Evet ama neden bu kadar zor bir soru?
Onları gören Mert yanlarına katılırsa söze girer.
Mert: Kaan baya ciddi çıkmış bu arada.
Beste: O ciddi olamaz.
Mert: Oldu.
İlayda: Bu beni daha da korkutuyor.
Hafta ilerledi bütün hafta Kaan ve İlayda tekrar denk gelmedi, çarşamba günü geldiğinde seçmeli ders listeleri açıklandı.
İlayda hemen listede kendi sınıfını aradı 12/C Kimya, ardından diğer sınıfındaki kişilere bakarken birden gözleri büyüdü.
Kaan Demir mi, Şaka mı bu?
Aynı ders.
Aynı sınıf.
Haftada iki saat.
Kafasını kaldırdığında kendine sırıtarak bakan Kaan’ı gördü
Kaan: Bu artık tesadüf değil.
İlayda: Ben buna kader demiyorum.
Kaan: Ne diyorsun?
İlayda: Okulun bana yaptığı işkence.
Kaan: Bu ders eğlenceli olacak.
İlayda: Ben eğlenmiyorum.
Kaan: Ben eğlenirim o zaman.
İlayda: Bu çok rahatsız edici.
Kaan: Alışırsın.
Ve Dedikodu Kulübü o gün yeni başlığını güncelledi:
“Aynı ders = birlikte geçirilen zaman = yakınlaşma kesin.”
İlayda ise sadece şunu düşündü:
“Bu okul beni özellikle seçmiş olabilir.”
BÖLÜM SONU
