11. bölüm · DAĞ EVİ
11.bölüm
Kemal’in karnındaki dağlanmış yara, karın keskin soğuğuyla buluşunca ince bir sızı yayıldı bedenine. Dişlerini sıktı, belli etmemeye çalıştı.
Ay ışığının vurduğu yerleri dikkatle inceliyorlardı. Kar her şeyi örtmüş, geride tek bir iz bırakmamıştı.
“Efe… Ceren!”
Sesleri ormanın içinde yankılanıp kayboldu. İkisi de birkaç saniye sessizce bekledi, kulak kesildi. Sadece rüzgâr ve ağaçların hışırtısı vardı.
Kar taneleri dallardan kopup üzerlerine düşüyor, titremelerine neden oluyordu. Uzun süre bağırmaktan nefesleri kesilmişti. İkisi de ayakta zor duruyordu; yalpalıyor, sık sık durup soluklanıyorlardı.
Evin çevresinde bakacak yer kalmayınca göle doğru ilerlediler.
Göl ay ışığında kristal bir cam gibi parlıyordu. Sessiz… fazlasıyla sessiz.
Kemal bir kez daha seslendi, bu sefer sesi daha boğuk çıktı.
“Efe… Ceren…”
Rüzgâr ağaçları sertçe salladı. Dalların üzerinden kar kütleleri gürültüyle yere düştü. Açıklıkta kalmaya çalışarak ilerlediler.
Kemal’in gözü ilerideki kaya parçasına takıldı. Karı yara yara yürüdü. Kaya buz tutmuştu; tırmanırken ayağı kaydı. Karnındaki yara sızladı. Bir damla kan beyazlığın üzerine düştü.
Zorlukla yukarı çıktı.
Ay ışığı bedenini aydınlatıyordu; uzun gölgesi karın üzerinde bir kurt silüeti gibi uzanıyordu.
Derin bir nefes aldı.
“Efe!… Nerdesiniz!”
Bir an sessizlik.
Sonra uzaklardan, ince bir ses geldi. Neredeyse rüzgârla karışacak kadar zayıf.
“Baba…”
Kemal ve Pınar aynı anda birbirine baktı.
“Efe! Nerdesin oğlum?”
“Anne… buradayım…”
Ses göl tarafından geliyordu.
Koşmaya başladılar ama kar hareketlerini ağırlaştırıyordu. Gölün uç kısmına geldiklerinde durdular. Nefesleri buhar olup havaya karışıyordu.
Pınar bir anda işaret etti.
“Kemal… şuraya baksana.”
Gölün ortasına yakın bir noktada karın içinde küçük bir gölge seçiliyordu. Yağış görüntüyü bulanıklaştırıyordu.
Kemal ellerini gözlerine siper etti.
O an gördü.
Buzun üzerinde küçük bir beden…
“Efe…”
Cılız bir ses daha geldi.
“Baba…”
Kemal bir adım attı.
Buzun altından ince bir çatırdama sesi yükseldi.
Kemal olduğu yerde dondu.
