4. bölüm / 6
Çocukluk aşkı4
Bölümler 6Şu an: 4
- 1 Sıradan bir gün264 kelime
- 2 Tanışma Faslı190 kelime
- 3 3499 kelime
- 4 4483 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Göktuğ'un gözünden159 kelime
- 6 Orda ne oluyor?205 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Göktuğ bana tutunmam için uyarmıştı ama ben çok da dinlemedim onu. Biraz zaman geçtikten sonra çok hızlı gitmeye başladı, mecburen tutundum ona. Tutunduğum sırada burnuma gelen hafif bir deniz kokusu o kadar güzeldi ki dayanamayıp iyice içime çektim. Bir iki dakika sonra okula gelmiştik ama herkes bize bakıyordu; çünkü Göktuğ daha yeni gelmişti ve ben onunla beraberdim. Onları pek umursamadım ama Sevil'in bakışlarından başıma bir şey geleceğini biliyordum. Göktuğ ile sınıfa çıkmaya başladığımız zaman Sevil de arkamızdan gelmişti. Ben Sevil'in yerine gidecekken Göktuğ bileğimden tutup beni kendisine çekmiş ve yerime oturtmuştu.
Ben daha ne olduğunu anlayamadan Sevil yanımıza gelmiş ve bana dönerek, "Ne yapıyorsun sen? Ben demedim mi orada oturmayacaksın?" diyerek saçımından tutup çekmeye başladı. "Ahh, ne yapıyorsun sen?" diye bağırmam ile Sevil'in elini benden hızlıca çekmesi aynı anda oldu. Çünkü Göktuğ Sevil'e dönüp, "Ne halt ediyorsun sen? Sana dün demedim mi bulaşma bu kıza diye? Çıkışta tehdit mi ettin bir de sen? Bana bak Sevil, bu okulda bir daha Güneş'e ya da başkasına bulaştığını görürsem seni okuldan attırırım!" dediğinde, Sevil şaşkın bir yüzle Göktuğ'a bakıyordu. Göktuğ bana dönüp, "Böyle şeylere karşı çık," dedi ama ben umursamayıp zil çaldığı için sırama oturdum.
Matematik kitaplarımı hazırladım. Evet, doğru okudun, sabah sabah ilk dersimiz matematik! Çok moral bozucu ama neyse, Allah'tan son dersimiz bedendi de o yüzden biraz mutluydum. "Ders başladı, ben derse odaklanayım," diyerekten hocaya doğru döndüm. Diziler konusunun son tekrarlarını yapıyorduk çünkü birazdan, yani ikinci dersimizde ise en nefret ettiğim konu olan trigonometriyi işleyecektik. Dersleri dinlemeye başladım. Yavaş yavaş dersler geçiyordu ve nihayet beden dersi sırası geldi. Hızlıca üstümü değiştirdim.
O sırada Sevil ve arkadaşları benim hakkımda konuşuyorlardı. Ben de ne konuşuyorlar diye merak edip onları gizlice dinlemeye başladım. Sevil, "Of ya, Güneş'ten nefret ediyorum! Göktuğ ona nasıl sahip çıkıyor, iyice sinirim bozuluyor," demeye başladı. Oradan Merve, yani Sevil'in arkadaşı, "Duydum ki Göktuğ'un babası okul satın almak için müdürle görüşecekmiş," dedi. Sevil ve Pelin şaşkın şaşkın Merve'ye bakıyorlardı. Merve ise onları umursamayıp saçını düzeltip lavabodan çıktı.
Pelin, "Kesin o... Güneş yüzündendir, kanka dikkat et, bizi okuldan attırır bu," dedikten sonra Sevil sinirden saçlarını savurup dışarıya çıktı. Pelin lavaboda tek kaldığını sanarak kendi kendine konuşmaya başladı: "Ya anlamıyorum ki niye böyle davranıyorlar? Güneş aslında başarılı bir kız, hem de güzel. Göktuğ'la da çok yakışıyorlar zaten. Aman neyse, en yakın zamanda bizimkilerden uzaklaşmam lazım. Hatta Güneş'le iyi arkadaş olayım da bari bana biraz ders çalıştırsın, derslerimde bocaladığım için babamdan laf yiyip duruyorum zaten." Dediği sırada üstünü düzeltip lavabodan çıktı.
Ben şokla orada kalakalmıştım. Elimi yüzümü yıkayıp kendime gelmeye çalıştım. Sonra ders için spor salonuna indim. Herkes topla oynuyordu ama benim bileğim sakattı, o yüzden kenarda oturup kitap okumaya başladım. Bir yandan da karnımın ağrısını gidermeye çalışıyordum ama bir türlü durmuyordu. Biraz kendimi zorlayıp kitap okumaya devam ettikten sonra gözüm ara ara kararmaya başladı ama önemsemedim. Elim yüzümü yıkamak için tam ayağa kalkmışken gözlerim tamamen karardı, önümü göremiyordum. Yere düştüğümü ve birinin bana bağırışını hatırlıyorum sadece.
Bölüm etkileşimi
