Çocukluk aşkı kitap kapağı

3. bölüm / 6

Çocukluk aşkı

3

Vaveyla Yazarı: Ece Koçak

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 3

Göktuğ'a dönüp
Ben, "Beni korumana gerek yok, alıştım, 3 yıldan beri aynı şeyleri yaşıyorum. Buraya burslu geldim ve Sevil'in babası okulun müdürü ile en yakın arkadaş; ona bulaşma istersen, çünkü babasını kullanıp her şeyi yaptırabiliyor," dedim.
Göktuğ bana dönerek, "Boş ver, beni düşünme, sen onlara karşı gelme, ben senin için de onlara karşı gelebilirim," deyip hafif bir gülümseme sundu bana. Ben daha fazla utanmamak adına önüme döndüm ve ders dinlemek yerine yatmaya karar verdim ama uyuyamadım, etrafı dinlemeye başladım.
O sırada yanımda bir hareketlilik oldu. Hafifçe, dışarıdan fark edilmeyecek şekilde gözlerimi açıp sesin geldiği yöne baktım. Göktuğ da bana dönük şekilde kafasını sıraya koymuş, bana bakıyordu. Onu boş verip uyumaya çalıştım, başardım da.
Öyle böyle zaman geçti ve öğle arasına girdik. Göktuğ beni hafifçe sarsmaya başladı:
— "Uyan, zil çalacak Güneş," ama ben umursamadım, ters dönüp yattım.Göktuğ gittikten sonra biraz daha uyumaya çalıştım ama beceremedim. En sevmediğim huylarımdan bir tanesidir; uyandıktan sonra bir daha uyuyamıyorum. Neyse, kafamı kaldırdım, sınıfta bir tek ben vardım. Kantine inip yemek almak için çantama uzandım, para almaya çalışıyordum ki o sırada masama ayran ve tost bırakıp gitti biri. Kafamı kaldırıp bakınca ise Göktuğ'u gördüm ama o bana bakmadan sınıftan çıktı. Aklımın bir köşesine not ettim ona teşekkür etmeyi. Tostla ayranı yedikten sonra kafamı yine sıraya koyup uyumaya çalıştım. Ders zili çalınca uyandım, Göktuğ'a teşekkür ettim ve tekrar uyumaya başladım.
En son çıkış ziline yakın uyandım. Herkes telefonlara bakıyordu, ben de telefonumla oynamaya başladım. Tam zil çaldı, aşağıya inecekken Sevil geldi yanıma. Herkes sınıftan çıktıktan sonra yanıma oturdu ve, "Göktuğ'dan uzak duracaksın, o benim. Yarın benim yerime oturacaksın, yoksa bu okuldan atılacaksın," dedi. Ben ise, "Al başına çal Göktuğ'u ama bana bulaşma," deyip sınıftan çıktım. Otobüse yetişmek için koşmam gerekiyordu çünkü salak Sevil yüzünden geç kalmıştım. Servise son dakika yetişip sonunda yetimhaneye geldim. Üstümü değiştirip pijamalarımı giydim ve yatağa uzanıp motor yarışları izlemeye başladım. Tam dalacakken üstten bir bildirim geldi: "GöktuğAty@ sizi takip etti." Tam kabul edecekken Sevil'in sözleri geldi aklıma; lisenin son döneminde okuldan atılmak istemiyordum. O yüzden kabul etmedim ve uyumaya başladım.
Sabah karnımdaki ağrı ile kalktım. Acilen tuvalete gitmek zorunda kaldım ama ne yazık ki regl olmuştum. Benim regl zamanlarım hep berbat geçiyor. Ne kadar istemesem de hazırlanıp okula gitmek için yürümeye başladım; çünkü çok erken kalkmıştım ve servisi beklemek istemiyordum. Kulaklığımı takıp okula doğru yürümeye başladım. Bir süre sonra yorulduğum için bir bankta oturup dinlenmek istedim. O sırada yanıma bir motorlu geldi. Kim olduğunu anlamam uzun sürmedi, çünkü kaskını dün gördüğüm, sınıfımıza yeni gelen Göktuğ'dan başkası değildi.
Göktuğ, "Ne yapıyorsun burada?" dediği zaman ben, "Gördüğün gibi oturuyorum," dedim.
Göktuğ, "Okula gitmeyecek misin?" diye sordu.
Ben, "Geleceğim," dedim.
Göktuğ, "O zaman birlikte gidelim, yanımda yedek kask yok ama benimkini sana verebilirim," dedi.
Ben ise, "Yok sağ ol, ben kendim giderim," deyip ayağa kalkarken karnımdaki sancı yüzünden "Ahh" diye inleyip tekrar yerime oturdum. O sırada Göktuğ yanıma gelmiş, elimden tutup beni oturtmuştu. Kendime gelince ise Göktuğ, "Hadi inat etme, götüreyim seni," dedi. Ben başımı sallayıp tamam demek zorunda kaldım, çünkü yürüyecek halde değildim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.