9. bölüm · ÇİĞDEM ÇİÇEK (Yarı Texting)
0.9
"Çünkü aşık oldum." dediğinde dizlerimin titrediğini hissettim kalbim yerinden fırlayacakmış gibi hızla atıyordu. Yüzümde hissettiğim sıcaklığa rağmen kendimi toparlayıp kolumu kendime doğru çektim. "Bir şey söylemeyecek misin?" diye sorduğunda "abimler bekliyor gidelim." deyip ona arkamı dönerek hızlı adımlarla yürümeye başladığımda arkamdan yürüdüğünü hissediyordum. "Böyle kaçacak mısın?" derken sesi biraz yüksek çıkmıştı.
"Bu aralar iyi değilsin sen abim duyarsa seni öldürür." dediğimde, "bu aralar bütün zamanlardan daha iyiyim." dedikten sonra, "Abinin ne yapacağı umurumda değil senin ne hissettiğin umurumda." dediğinde adımlarım mümkünmüş gibi daha da hızlandı. "Bunca zaman sonra duyguların nasıl bir anda değişebilir ki?" diye söylendiğimde, "Orası da şimdilik bende kalsın." dedi.
"Bence sen de nedenini bilmiyorsun anlık heveslerle kimseye umut verme hakkın yok." dediğimde yanıma geçip benimle beraber yürümeye başladı. "Sana umut verip seni kandıracağımı mı düşünüyorsun?" dediğinde başımı salladım. "Aynen öyle düşünüyorum." dedim. "Ben öyle bir şey yapmayacağıma eminim ama sen öyle düşünüyorsan sorun kesin bende." dediğinde gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. "Sen bu aralar hızını alamıyorsun bak sakın abimlerin yanında bu konuyu açma."
"Sen daha bir adım bile atamamışken nasıl bahsedebilirim?" dedi soru sorarcasına, "Ne zaman duygularından emin olursam o zaman adım atarım." Ateş'i birkaç yıldır seviyorken her şeyin sadece bir hafta içinde akışa kapılması çok saçma geliyordu ve kendimi aynı hızla o akışa bırakırsam kaybolacağımdan korkuyordum. Her zaman net bir adam olmuştu. Seviyorsa çıkıp pat diye seviyorum diyebilecek tiplerdendi ama bu halini ilk defa görüyordum ve bu beni korkutuyordu.
✶✶✶
Yol boyunca bir daha ne o konuşmuştu ne de ben konuşmuştum. Parka vardığımızda Sedat ve mahalledeki gençler toplanmıştı bile Meyra beni görünce ayağa kalktı ona sıkıca sarılırken, "Abim ve Dilek nerede?" diye sordum. "Abinin bir işi çıkmış yolu benim evime ters kalınca Sedat'a beni almasını söylemiş." dediğinde geri çekilip Sedat'a baktım. "Elinde poşet göremiyorum." dediğinde Ateş elindeki poşeti ona attı. "Vay, hepsi de kaliteli." dediğinde göz devirip boş banklardan birine oturdum. Ateş, "Yavuzlar gelmeden bir taneye bile dokunduğunu görürsem seni şu kaydıraktan aşağıya sarkıtırım." dediğinde kıkırdadım.
Meyra, "Şaka değil yolda gelirken altı paket kek yedi." dediğinde Sedat'a sen asla iflah olmazsın bakışı attığımda bana göz devirdi. "Küçücük keklerle kim doyar ki." deyip kendini savunduğunda, "Sen dışındaki herkes." dedim. Birkaç dakika sonra abim arabasını parkın önünde park edince arabadan inip Dilek'in kapısını açtı. Bagajdan iki dolu poşet çıkardıktan sonra ikisi de yanımıza geldi Meyra'yla kalkıp Dilek'e sarıldıktan sonra abime döndüm. "Sonunda gelebildiniz." dediğimde cevap vermek yerine sinirli bir şekilde kendini az önce oturduğum banka attı.
Dilek'e bakıp, "Neyi var bunun?" diye sorduğumda abime bakıp kaşlarını çattıktan sonra bana dönüp, "Oğuz konuşmak için evin önüne gelmiş. Konuşmak istemediğimi söyleyince de kolumdan tutup gitmeme izin vermedi. Abin de Oğuz'u öyle görünce çocuğa saldırdı." dediğinde ağzım şaşkınlıkla açıldı. Ateş kolunu abimin omzuna atıp, "Oğlum dövmüşsün işte hâlâ neden sinirlisin?" diye sorduğunda abim Ateş'in kolunu ittirdi. Abim homurdanarak, "Arkadaş teşekkür etmek yerine sanki biz suçluymuş gibi muamele yapıyor."
Dilek, "Ben halledecektim şiddete başvurman gerekmiyordu." dediği esnada bakışlarım Meyra'ya kaydı. Kimse fark etmese de gözlerinin dolduğunu çoktan görmüştüm ne kadar gülümsemek için kendini zorlasa da duruşundan bile kırıldığını görebiliyordum. Abime karşı hislerinin olduğunu dört ay önce fark etmiştim fakat belki hisleri daha önceye de dayanıyordu. Bunun yanı sıra abimin iki yıldır Dilek'e aşık olduğunu, Dilek ve Oğuz sevgili olduğunda nasıl çöktüğüne de şahit olmuştum.
Sedat, "Öff bir de sizin kavganızı mı dinleyeceğiz oturun şuraya adamakıllı eğlenelim." dediğinde Dilek de Sedat'ın yanındaki boşluğa oturdu abim ve Ateş bir bankı kapladıkları için boş yer bulamayınca Meyra ile önlerine karton koyup kartonların üzerine yere oturduk. Poşetleri açıp yere dizdikten sonra sohbet etmeye başlamıştık.
✶✶✶
Ateş'in Fatih her benimle konuştuğunda ona ölümcül bakışlar atması dışında çok eğlenceli saatler geçirmiştik. Sedat'ın kaydıraktan kaymaya heveslenip kaydırağa sıkışmasıyla abimin bir diğer arkadaşı olan Can abinin onu kurtarayım derken aşağıya fırlaması da bu anlara dahildi. Dağılmamıza yakın bir süre kala Meyra beni dürtüp, "Hani fotoğraf çekinecektik." deyince, "Ayy ben onu tamamen unutmuşum." deyip yerde duran telefonumu Ateş'e uzattım "tut şunu." dediğimde abim, "Çiğdem abinle düzgün konuş." diye uyarınca göz devirip ayağa kalktım Ateş'in elinden telefonumu çekip aldıktan sonra Dilek ve Meyra da ayağa kalktı. "Biz şu ötede fotoğraf çekineceğiz." deyip yanlarından ayrıldık.
Meyra ben ve Dilek'in fotoğraflarını çekerken, "Ateş bana aşık olduğunu ima etti." dediğimde Meyra az kalsın elindeki telefonumu düşürecekti. Dilek "Ne!" diye bağırıp abimlerin oturduğu yere, Ateş'e bakınca Sedat, "Bir şey mi oldu lan?" diye sordu. "Yok bir şey siz sohbete devam edin." dediğimde önlerine döndüler. Meyra, "Oha oha sen bunu bize nasıl daha önce söylemezsin?" diyerek beni azarladı. "Abimlerin yanında mı söyleseydim? Zaten mahallede söyledi bugün." dedim. Dilek, "Anlat çabuk çok merak ettim." derken bir yandan da Meyra'nın fotoğraflarını çekiyordu.
Olayı başından sonuna kadar anlattığımda, "Bu kadar yıl bekleyip çocuğu resmen reddetmişsin!" diyen kişi Dilek olmuştu. "Ama dedim ya işte niye bu kadar yıl sonra bir anda böyle davranıyor?" dediğimde Meyra bana hak verircesine başını salladı. "Orası da var tabii o yüzden ağırdan almak daha iyi en azından duygularının gerçekliğini anlayana kadar." dediğinde başımı salladım. Sedat'ın yanımıza geldiğini görünce sohbeti yarıda kestik. "Hanımlar benim de fotoğrafımı çekin Instagram'a paylaşıp biraz hava atayım." dediğinde, "Ankara Üni bebesisin daha ne kadar havan olmasını bekliyorsun." dediğimde omuz silkti. "Ne kadar fazla o kadar iyi." dediğinde telefonu Meyra'ya verdim. "İlk ikimizi çek sonra sırayla sizi de ben çekeyim." dediğimde başını salladı. Meyra Sedat ve benim fotoğrafımı çektikten sonra Meyra Sedat'ın yanına geçmişti ikisini de çektikten sonra sıra Sedat ve Dilek'e gelmişti onları da çektikten sonra telefonumu Sedat'a verip kızlarla beraber birkaç fotoğrafımızı çekmesini istemiştim.
Sedat abimlerin olduğu tarafa bakıp abime, "Kuzen sen de gelsene lan anı olur." dediğinde abim ayağa kalkmıştı. Diğerleri kendi halinde takılmaya devam ediyordu. Abim Fatih ve Ateş'e de gelmelerini söylemişti Ateş kabul etse de Fatih ayağa kalkacağı sırada ne olduysa tekrardan yerine oturup gelmekten vazgeçmişti. Erkekler olarak üçlü fotoğraf çektirdikten sonra sırayla benle de çekmişlerdi. Tabii abimin niyeti sadece benle fotoğraf çektirmek olsa da Dilek'in anı bahanesiyle Ateş ve beni tek çekmek istemesine bir şey diyememişti. Dilek fotoğraf çekinmek istemeyip kameraman olmak istemesine abim bozulsa da belli etmemişti yoksa onun da Dilek'le fotoğraf çekinmek istediğini biliyordum. Neyse ki Meyra abimle selfie çektiği için biraz da olsa mutlu olabilmişti.
Fotoğraf faslı bittiğinde hepimiz evlerimize dağılmaya başlamıştık. Abim ve Sedat kızları eve bırakacağı için sokağın başına kadar Ateş'le hiç konuşmadan beraber yürümüştük. Evlerinin önünde durduğumda o yürümeye devam etmişti. "Evinin yolunu mu unuttun nereye?" diye sorduğumda durup bana baktı. "Unutmadım seni eve bırakacağım öyle dönerim." dedi. İtiraz etmek yerine yanına gidip koluna girdim. "İyi madem." dediğimde koluna sardığım elime baktı. "Rahatsız oluyorsan çekerim." dediğimde, "Hayır sadece ölmek üzereyim." deyince kıkırdayarak yürümeye başladım.
Sokağın sonuna geldiğimizde evdeki ışıkların açık olmayışıyla derin bir nefes alıp verdim. Kolunu bırakıp geri çekildim. "Bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim Ateş abi." dediğimde modu bir anda düşmüş gibiydi. "Hâlâ abi mi?" diye sorunca başımı salladım. "Şu anlık abi." dediğimde sıkıntıyla başını salladı. "Eve geçince fotoğrafları bana at." dediğinde, "Instagram'a atacağım oradan alırsın." dedim. "Sen yine de eve geçince paylaşmadan bana at." dediğinde başımı salladım. "Peki, iyi geceler." dediğimde, "İyi geceler Çiğdem." dedi. Ben arkamı dönüp eve girene kadar beni bekledikten sonra gitmişti.
❀❀❀
