2. bölüm / 14
ÇİĞDEM ÇİÇEK (Yarı Texting)0.2
Bölümler 14Şu an: 0.2
Ateş Abi; Çiğdem Diana'yı hazırlayabilir misin 5 dakkaya ordayım (10.30)
Siz; tamamdır o iş bende ama zili çalma abim hâlâ uyuyor (10.32)
Ateş Abi; tamam güzelim gelince yazarım sana (10.32)
(görüldü...)
Ateş Abi; Kapıdayım (10.38)
Siz; Geldimm (10.39)
✶✶✶
Diana'yı ve çantasını kucağıma alıp aşağıya indim kapıyı açtığımda bahçede oturuyordu bizi görünce ayağa kalktı "Dur kız anladık babanı özledin" deyip Ateşi görünce kuduran Diana'ya söylendim insanın bazen bu hayatta kedi olası geliyordu da yapacak birşey yoktu.
Ateş Diana'yı kucağımdan alıp öptü "Sana çok zorluk çıkarmadı değil mi?" dediğinde elimi uzatıp Diana'nın başını okşadım "İlk saatlerimiz biraz kaoslu geçti ama sonra alıştık." dedikten sonra Diana'nın başını okşamayı bırakıp geri çekileceğim esnada bileğimden tuttu "Yapma be kolunu koparmadığı kalmış normalde hiç saldırgan bir kesi değildir de." Dediğinde kolumu çekerik elinden kurtardım. "Önemli bir şey yok ya üstüme başka kedi kokusu sinmişti ondan biraz hırçınlaştı galiba."
"Ooo Ateş Bey hangi rüzgar attı sizi buralara." Deyip bahçeye yanımıza gelen abime göz devirdim. "Ufaklığı almaya geldim reis iki gündür yoksun hayırdır?" Dediğinde "Sorma Ateşim ya işler yoğun bu aralar." Abim ve Ateş konuşmaya dalınca sıkılıp eve dönmüştüm. Sıkıntıdan gebereceğimi düşündüğüm dakikalarda kızların bululma kararı almasıyla telefonumu masama bırakıp kıyafet dolabıma yöneldim. Seçtiğim pembenin açık tonlarında ki bluzu ve beyaz mini eteğimi giydikten sanra makyaj masamın başına geçtim.
Kombin;
Yaz ayı sıcağında makyajımın yüzümde erimesini istemediğim için hafif bir makyaj yapıp son olarak da ayakkaılarımı giyip odamdan çıkmadan önce saçımı taradım. Çantamı ve telefonumu da alıp merdivenlerden hızla indim bahçeye çıktığımda abim ve Ateş bahçede oturmuş sohbet ediyorlardı. Abim beni görünce sohbeti kesip, "Güzelim ben de tam seni çağıracaktım bize soğuk bir şeyler getirsene." Dediğinde göz devirdim. "Abi ben dışarı çıkıyorum sen kendin gidip alırsın." derken Ateş'in bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum ve neyse ki yaz ayındaydık utancımı yaz sıcağına yormak daha kolay oluyordu.
"Hayırdır? Nereye?" Diye soran abime dönüp, "Kızlarla sahilde buluşacağız akşam yemeğinden sonra dönerim anneme haber verirsin hadi Allaha emanet olun." deyip abimin beni daha çok sorguya çekmesine izin vermeden kendimi dışarıya atmıştım.
Yarım saat sonra kızlarla sahikde buluşup ilk saatleri haftalık analiz yapmaya ayırdıktan sonra hava kararmaya başlayınca sahilde yürümeye başladık.
Dilek'in telefonu çaldığında Meyra'yla ona döndğk heyecanla, "Kanka Oğuz arıyor açayım mı?" dediği esnada Meyra'yla attığımız ölümcül bakışları görğnce korkuyla yutkunup aramayı reddetti. "Kızım sabahtan beri Oğuz şöyle yaptı Oğuz böyle yaptı diyen sen değil misin?" Diye çıkışan Meyra'ya hak berircesine başımı onayladım. "Ayrıca yarın kanka ben barıştım diyerek yanımıza gelirsen seni ibreti alem olsun diye şu denizde boğarım." Diyerek eklediğimde irkildi. "Ben sizi göreceğim empati yoksunları" deyip bize çıkıştığında Meyra'yla ona göz devirdik.
"O günler hiçbir zaman gelmeyecek Dilekciğim o yüzden için rahat olsun." dediğimde bana el hareketi çekti. "Şu an aç olmasam seni dövebilirdim biliyorsun değil mi?" Dediğimde "Neyse ki açsın." deyip sırıttı. Meyra araya girip, "Açsanız restorana gidelim lan ayakta dikilmekten ayaklarıma kara sular indi." demesiyle onun dahiyane fikrine boyun eğip restorana doğru yürümeye başlamıştık.
✶✶✶
Tatlılarımızı da yedikten sonra restorandan çıkıp bir taksi tutmuştuk. "Oğuz tekrar arıyor ama hemen kızmayın kapattım." diyen Dilek'e sen iflah olmazsın bakışları attığım esnada telefonuma gelen bildirimle ekrana baktım.
Ateş Abi; eve döndün mü?
Siz; hayır
Ateş Abi; ne zaman döneceksin?
Siz; taksideyim on dakikaya evde olurum bir şey mi oldu?
Ateş Abi; Yok ya öylesine merak ettim
Siz; Anladım iyi akşamlar.
"Ah Asuman yaktın beni..." Diyen taksici abinin sesiyle telefon ekranımı kapattım. "Aldattı mı abi?" diye merakla soran Dilek'e gülmemek için kendimi zor tuttum. "Yok be bacım babası taksiciye kız vermem diyor." dediğinde konu üçümüzün de ilgisini çektiği için abiyle yol boyunca dedikodu yapmaya başlamıştık. En sonunda mahalleye vardığımızda taksici abi sayemizde mesleği bırakıp Asuman'ına kavuşmaya razı olmuştu yapacak bir şey yoktu aşk fedakarlık isteyen bir saçmalıktı sonuçta.
Meyra ve Dilekle vedalaştıktan sonra eve doğru yürümeye başladım. Eve gidip kendimi yatağa atma hayalleri kurarken evin önündeki sokak lambasına yaslanmış bir şekilde duran Ateş abiyi görünce kaşlarım çatıldı beni görünce sokak lambasından sırtını ayırdı. "Sonunda geldin." dediğinde yutkundum. "Beni mi bekliyordun?" dediğimde başını salladı. "Sabah kolunu öyle görünce gözüme uyku girmedi." deyip pantolonunun arka cebinden bir krem çıkartıp bana uzattı. "Bunu sür izler daha çabuk geçer." dediğinde kalbim gerektiğinden daha hızlı atmaya başlamıştı.
Heyecanımı belli etmeden kremi elinden alıp çantama koydum. "Abi teşekkürler ama bu saate kadar beklemene gerek yoktu küçücük kedinin tırmalayışından bir şey olmaz." Aslında beni tırmalayışının sebebinde suç bendeydi kedilerden kendimi bildim bileli korkmama rağmen sırf Ateş rica etti diye hemen kabul etmiştim. Başlarda Diana'dan çok korktuğum için korkumu hissedip onu kucağıma almaya çalıştığımda o da benden korkmjş olmalıydı ki savunmaya geçmişti. Neyse ki küçük tırnakları acı bırakan cinsten değildi ama Ateş buna rağmen iz kalmasın diye gece yarısı bana krem getirmişti.
Ben dalıp gitmişken parmaklarının yüzüme değmesiyle irkilip ona baktım yüzüme düşen bir tutam saçı alıp kulağımın arkasına sıkıştırdığında sıcaklık yüzüme hücum ederken zorlukla yutkundum. "Hâlâ kedi korkunu yenemediğini niye söylemedin Çiğdem? Abin söylemese haberim bile olmayacaktı. Resmen travmanı alıp kucağına bırakmışım." dedi.
"Hiç sorun olmadı ki hatta Diana sayesinde ev kedilerinden artık o kadar korkmuyorum." dediğimde yüzündeki pişmanlığı görünce koluna vurdum. "Hadi ama hâlâ korkumun senin yüzünden oluştuğunu düşünüp kendini suçlamıyorsun değil mi?" diye sordum. "Düşünmüyorum güzelim zaten benim yüzümdendi." dediğinde ona bıkkınca baktım. "Çocuktuk daha böyle olacağını tahmin edemezdin." dedim.
Beklemediğim bir şey yapıp elimi tuttuğunda heyecandan ölecekmiş gibi hissetmeye başlamıştım. "Yavrum tahmin etmem gerekiyordu farelerden ne kadar korktuğunu biliyordum sonuçta." dediğinde kıkırdadım. Çocukluğumuza dair şeyleri hatırlıyor olması hoşuma gitmişti. "Ben iyiyim gerçekten sadece kedi korkumu da yenersem çok daha iyi olacağım sen de kendini daha fazla suçlamayı bırak aradan on yıldan fazla geçmiş büyük bir olaymış gibi tekrardan açmanın manası yok."
Beni bir anda kendine çekip sarıldığında her ne kadar şaşırsam da kollarımı beline doladım. Bu gece ölsem de gözüm arkada kalmazdı artık. Bir süre öylece sadece birbirimize sarıldıktan sonra evin önünde duran arabanın ışığıyla ikimizde birbirimizden ayrılmıştık. "Ne oluyor burada?" diyerek arabadan inen kişi abimdi.
❀❀❀
Bölüm etkileşimi
