Çelişki kitap kapağı

5. bölüm / 5

Çelişki

Senden geriye kalanlar

Vaveyla Yazarı: Rabia nur KURT

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Senden geriye kalanlar

Ölürüm Daha İyi (Model)
Aybike’nin anlatımıyla:
Terlemiştim, tüylerim diken diken olmuştu. Aklım bir karış havadaydı. Başucumda duran suyu içtim. Çığlık atarak uyanmıştım. Ellerimin titremesi durmuyordu. Hande koşarak yanıma geldi. Yumuşacık elleriyle titreyen ellerimi sardı.
İyi misin, Aybikem?
Korku dolu gözleriyle beni süzdü. Ellerimi sıkıca tuttu, bırakmaya niyetli değildi. Başparmağıyla gözyaşlarımı sildi.
Gülseli… Öldü…” dedim. Sesim yok denilecek kadar az çıkıyordu.
Hayır, güzelim. Rüyaydı. Gözümün önüne düşen saçımı kulağımın arkasına yerleştirdi. “Polisler her yerde onu arıyor, biliyorsun?
Gözlerimi yataktan kaldırmadım.
Öldü… ,dedim, onu ciddiye almayarak.
Saçmalama, Aybike! Bu kadar çabuk mu pes edeceksin? Karakola gideriz, olmazsa, ha?
Hayır… Hande… Ben…
Sen? Aybike, sakinleşmelisin. Hadi, güzelim, kendine gel.
Ani bir refleksle ayağa kalktım.
Hayır, olmaz! Allah kahretsin! Onu yalnız bırakmamalıydım. Bir hışımla evden çıkmasına nasıl izin verdim ben?
Kavga mı ettiniz? Dedi şaşkın bir şekilde
Onayladım ve çok pişmandım..
Hıçkırıklara boğulurken bir yandan da duvarlara vuruyordum.
Elim kolum bağlı, Hande! Ne yapacağımı bilmiyorum. Babama da haber veremiyorum… Kardeşimi kendi ellerimle ölüme sürükledim.
Gözyaşlarım yanağımdan kayarken suçluluk duygusu beni yiyip bitiriyordu.
Duvara sırtımı yasladım ve yavaş yavaş yere çöktüm.
Hayır, Aybike, hayır! Senin yüzünden olmadı. Kendine gel!
Yataktan kalkıp bana sıkıca sarıldı.
Geri çekildiğinde gözlerimi gözlerine diktim.
Pes etmek yok… Aybike, kadere boyun eğmeyeceksin. Kaderini kendin yazacaksın.
Bileklikle ilgili haber… Sezai haber verdi mi?
Hayır, vermedi, dedim başımı iki yana sallayarak.
İyi. Kahvaltımızı yapıp karakola gideceğiz. Neden haber vermiyorlarmış, öğreniriz.
Sinirlenmişti. Haklıydı. İnsanlar resmen bizimle dalga geçiyordu.
Hande…
Toparlan, Aybike! Seni bu hâle getirenleri de Gülseli’nin canına kıymaya çalışanları da bulacağız. Hesabını da soracağız. Seni bu hâlde bir daha göremeyeceğim, anlaşıldı mı?
Kapıyı kapatıp mutfağa geçti.
Üçüncü haftamıza girmiştik.(Gülseli kaybolalı)
Ayağa kalktığımda Yaman’a verdiğim söz aklıma geldi. Bugün Gülseli’yi aramaya gidecektik. Hiç hâlim yoktu. Endişem strese, stresim de kaygıya dönüşüyordu.
Ellerimi uzattım. Parmaklarıma, ardından avuç içime baktım. Destek verecek birilerine ihtiyacım vardı belki ama kendim ayakta durmayı öğrenememiş miydim? Okul hayatımda kimim vardı ki?
Ben vardım. Sadece ben.
İnan kendine, Aybike…
Elimi sıktım. Yere bakan gözlerimi karşıdaki aynaya diktim.
Halsiz yüzüm, kızıl kıvırcık saçlarım… Gülseli’nin kaybolması düzenimi altüst etmişti. O varken nasıldım? Konserlerden çıkmayan, her anı eğlenceye çeviren, gecesini gece yapan bir Aybike’ydim. Ya şimdi?
Gecesini gündüzünü Gülseli’nin stresiyle yaşayan bir Aybike…
Gülseli’yi bulacaktım.
Kendime bir söz verdim. Onu bulacağım.
Bileğimdeki lastik tokayla sıkı bir at kuyruğu yaptıktan sonra lavaboya gittim. Yüzümü yıkadım. Ellerimin titremesi az da olsa geçmişti. Dişlerimi fırçalarken Hande’nin sesini duydum.
Hadi, güzelim! Yemek hazır!
Yüzümü kurutup mutfağa geçtim. Leziz omletin kokusunu içime çektim.
Ellerine sağlık,dedim gülümseyerek.
Karşılık verdi. Hâlâ beni süzüyordu. Mutlu olmamam onu üzüyordu.
Fıstığım, dedi gülümsemesini sürdürerek.
Efendim? dedim, çatalımı omlete batırıp çıkararak.
Yavaş yavaş ye, kuzum. Önünde kalacak.
Aynı şeyi ben sana ilk gün söylemiştim. Bir şey olmaz, demiştin. Rahat bırak beni.
Tamam, tamam. Kaç gündür yemiyorsun zaten. İyi, karışmıyorum.
Kıkırdamaya devam ediyordu.
Telefonumdan tarihe baktım.
25 Ekim Pazar.
Ardından bir mesaj geldi:
“Bu gece hazır ol, kızıl tilki.”
Mesajı görünce gözlerimi devirdim. Hande’yle göz göze gelince açıklama yapmak zorunda olduğumu anladım.
Takıntılı sevgilim gibisin, Hande.
Öyleyim, güzelim. Dünkü kıro mu o?
Evet.
Ne diyor?
Müsait misin, diye sormuş. O kadar, deyip önüme döndüm.
İyi, dedi.
İnanmamıştı. Önüne döndü.
Yemeğimi yedikten sonra kalktım ve dosyanın kopyasını incelemeye koyuldum. Bileklik hâlâ ortada yoktu. Dosya açıklayıcı değildi. Eksik şeyler vardı.
Dosyanın içine sıkıştırılmış olan tokayı gördüm…
Yanağımdan süzülen gözyaşı kâğıda damlarken tokayı avuç içime alıp kokladım…
2 Eylül 2013
Kız, bücürük!
Aybike’nin bağırmasıyla Gülseli irkilmişti.
Bırak tokalarımı!
Yeşil! Getir o tokayı, bak, üç saniyen var! Bir, bir buçuk, iki, iki buçuk, üç, üç buçuk…
Dolabın üzerindeki Gülseli, dilini çıkarıp şaklabanlık yaparken Sinan odayı bastı.
Ne bağırıyorsunuz siz?
İkisi de mum gibi oldu. Gülseli Aybike’ye, Aybike de Gülseli’ye bakıyordu.
Senin ne işin var orada?
Ardından Aybike’ye döndü. Aybike?
Bilmiyorum,diyerek kafasını iki yana salladı.
Baba… Yok bir şey. Tokamı kaçırmış.
Madem öyle, niye bağırıyorsun sen, mavişim? dedi, Aybike’nin saçını öpüp Gülseli’yi dolaptan indirirken.
İçeride kitabımı yazıyorum. Ses yapmayın, olur mu?
İkisi de evet dercesine kafalarını salladılar ve didişmeye devam ettiler.
Yüzümde sıcak bir tebessüm belirdi…
Hande odaya gelene kadar.
Aybike! Tam yüz kere bağırdım… Sekiz saattir dosyayı inceliyorsun. Hani biz karakola gidecektik?
Gideriz, dedim dosyayı kapatarak.
Başım çok ağrıyor. Elimi başıma götürdüm.
Normaldir. Dedi elindeki çayını yudumlarken.
Komodinden bardağımı ve Parol’ümü aldım.
Yuttuktan sonra ne olduğunu hatırlamıyorum.
Saat gece on ikide açtım gözlerimi.
Telefonumu kontrol ettim. 26 Ekim Pazartesi yazıyordu sadece. Bir de altında Yaman’dan bir mesaj vardı:
Ağaç oldum, kızıl tilki.
Sokayım tilkine, dedim söylenerek.
Telefonu bir kenara attım. Üstüme bir kazak giyip pantolonu geçirdim.
Derin bir nefes alıp aşağı indim. Etrafı yokladım.
Neredeydi bu şimdi?
Bö!
Siktir!
Çantamı fırlatmıştım.
Salak mısın lan sen?
Şaka,dedi pişkin pişkin.
Bak, şimdi ben sana bir şaka yaparım, ayrıca bir de hapse atarım!
Gülümsemesi söndü.
Yanlış bir şey mi demiştim?
Kapıyı açınca arabanın içine geçtim.
Neden gece gece arama yapıyoruz ki, mesela?
Sence? Öğlen gelelim mi isterdin? Bilerek insanlar yokken arıyoruz, işimiz kolaylaşsın diye, Aybike Hanım.
Adımı öğrenebilmişsin.
Alçin diyecektim aslında.
Elektroşoku uzattım.
Hissine bakmak ister misin?
Yok, Allah razı olsun.
Işıklarda durdu. Uzun uzun baktı.
Ne o, üzerimde bok mu var?
Yani… dedi çaresizce.
Kuş sıçmış kafana, dedi parmağıyla göstererek.
Sana karşı ikinci rezil oluşum…
Islak mendille temizlemeye çalıştım.
Adın Sakar falan mı senin?
Ne sandınız, Yaman Efendi?
İkimiz de kahkaha attıktan sonra Şile’ye gelmiştik.
Kapımı açtı.
Man is gentleman.
İçimden kahkaha atarken Yaman’a döndüm.
Ne biliyorsun şimdi, anlat bakalım.
Ne?
Şüphelerinden yani. Bana nasıl yardımcı olacaksın?
Hiçbir şey bilmediğinden emindim. Ardından bilekliği fark ettim.
Bileklik…
Yaman’ın anlatımıyla:
Bileklik yere tesadüfen düşmemişti.
Onu özellikle cebime koymuş, tam kalkarken düşecek şekilde ayarlamıştım. Aybike’nin onu bulmasını istiyordum.
Şüphelerinden arındırmak için bu plan önemliydi.
Kızıl tilki?
Sen… Sen mi yaptın?
Ne dediğini anlamıyorum.
Nasıl yaparsın? dedi, masmavi gözlerinden gözyaşları süzülürken.
Hızla bilekliği aldı.
Üzgünüm.. ama ben yapmadım.Ağlarken birine nasıl destek olunurdu ki? Biran bana ne öğretmişti. Güçlü olan ağlamaz ama bilmiyorduki küçük Yaman konunun bunla alakasının olmadığını.
Aybike’yle aynı seviyeye geldim.
Hiçbir şey söylemeden sarıldım. Önemli olan, yanında olduğumu düşünmesini sağlamaktı…
Kolları boynumu sardı. Çilek kokuyordu…
Geri çekildiğinde o parlayan mavi gözleri…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18