7. bölüm · Cehennemde Olsan Yine Sen..

KÜTÜPHANEDEN ÖNCE ÇİĞ KÖFTE DATE

🦢 🤍

ÇIKIŞ SAATİ GELDİ
Eda eşyalarını çantasına koydu ve heyecanlı bir şekilde sınıftan çıktı. Adımları Arda’ya yaklaştıkça kalbi hızlanıyordu elleri buz gibi olmuştu,derin nefesler alıyor sakinleşmeye çalıyordu. Aslında bu kadar heyecan yapacağını düşünmemişti sonuçta ilk kez görüşmeyeceklerdi. “Eda sakin ol kızım saçmalama” diyerek kendini toparladı.

Adımlarının ne kadar hızlı olduğunun farkında bile değildi taki nerdeyse duvar kadar sert olan vücuda çarpana kadar. Eda ani korkuyla hafif bir çığlık attı “Ay! Nolu-“ dediğinde cümlesi yarım kalmıştı,karşısında arda vardı sırıtarak Eda’ya bakıyordu.

Arda
Çok hızlı yürüyorsun dikkat et şapşal kız.

Eda
Şapşal mı? Şapşal değilim! Sadece seni görmedim.

Arda
Karşında ben değil başkası da olabilirdi.

Eda
Ee olabilir ne olucak yani? Başka birisinin beni dövücek hali yok ya.

Arda
E orası doğru kılına bile dokunamaz hiç kimse. Ama yine de birisine çarpıp zarar görmeni istemem,hadi gidelim.

Okuldan çıktılar ve yürümeye başladılar,Eda Arda’nın koruyucu tavrını şimdiden fark etmişti. Bi o kadar hoşuna gitse de bi o kadar da duygularını saklamayı becerebiliyordu.
Arda Eda ile yan yana yürürken ikisi de sessizdi ikisi de bir şeyler söylemek istiyor ama ne söyleyeceklerini bilmiyorlardı. Arda sonunda boğazını temizleyerek konuştu.

Arda
Aç mısın? Ders çalışmadan önce bir şeyler mi yesek?

Eda
Bir süre düşündü acıktığını fark etmişti.
Aslında iyi olur acıktım biraz,ne yiyelim?

Arda
Hmm,biliyor musun bana hiç fark etmez kurt gibi açım şuan. Ama seviyorsan çiğ köfte yiyebiliriz.
İster misin?

Eda
Ardanın çiğ köfte demesiyle anında onayladı,Eda çiğ köfteye bayılırdı.
Evet! Kesinlikle bayılırım! Çiğ köfte yiyelim!
Ellerini birbirine çarparak heyecanlı şekilde söyledi.

Arda
Edanın bu heyecanlı ve hiperaktif kişiliği hoşuna gitmişti hemen çocuklaşması Arda’yı keyiflendiriyordu.
O zaman ilk rotamız çiğ köfteci. Dedi gülümseyerek.

Eda
Yaşasın! Hadi hızlanalım.

Arda
Arda dayanamayıp eliyle hafifçe Eda’nın saçlarını karıştırdı. Sen hep böyle enerjik misin bakayım?

Eda
Hafifçe utanmıştı. Gülümsedi kızararak.
Hey saçlarım bozuldu! Ama sanırım öyleyim.

Arda da güldü ve çiğ köfteciye ulaşmışlardı sonunda.

Arda acılı sipariş etti Eda ise acısız. Karşılıklı oturuyorlardı,Eda’nın yanına gri renkte yavru bir kedi geldi ve Eda dayanamayıp yavru kediyi kucağına aldı.
“Allah’ım ne kadar güzelsin sen” kedinin yumuşak tüylerini okşuyordu. “Annecim senin annen yok mu?” Kedi Eda’nın kucağında mırlamaya başladı halinden memnundu. “Yaa kıyamam ben sana çok küçüksün” kediye ufak bir öpücük kondurdu.

Arda ise sessizce Eda’yı izliyordu, Eda’nın merhametini ve hayvan sevgisini fark etmişti.
Dudaklarında ufak bir tebessüm vardı o şekilde Eda’yı izliyordu. Eda Arda’ya bir yandan o kadar tatlı geliyordu ki Arda öylece dalmıştı.

Eda
Arda çok tatlı değil mi baksana şuna.

Arda
Arda birden irkildi kendine geldi.
Evet evet kesinlikle öyle,annesi bıraktı mı acaba onu?

Eda
Belki de öyle olmuştur,bazı kedi anneleri çok umursamaz olurlar.

Çiğ köfteleri masaya gelmişti iki tane ayranla birlikte.

Arda
Hadi yiyelim bakalım sonra derse.

Eda
Afiyet olsun.

Arda
Sana da afiyet bal olsun Edacım.