14. bölüm · Çaylığın Altı

🌧️ BÖLÜM 14 – KARŞILAŞMA

Sıla Köklü

Akşam yaklaşmıştı.
Köy yavaş yavaş sessizleşiyordu.
Ama Melek’in içi daha sessiz değildi.
Evin önünde durdu.
Çaylıktaki iz hâlâ aklındaydı.
Ve Lina’nın bakışı…
“Bir şey var burada…” dedi kısık sesle.
Ama ne olduğunu bilmiyordu.
Tam içeri girecekken ses geldi.
“Oraya yine mi gittin?”
Melek başını çevirdi.
Ilgın.
Kapının biraz ilerisinde duruyordu.
Bu kez daha yakındı.
Ama hâlâ mesafeli.
Melek sertleşti.
“Sana ne?”
Ilgın bakışını kaçırmadı.
“Orası boş yer değil.”
Melek kaşlarını çattı.
“Boş değilse ne?”
Ilgın bir an sustu.
Sonra daha düşük bir sesle:
“Senin girmemen gereken yer.”
Melek bir adım attı.
“Sen kimsin de bana nerelere girmem gerektiğini söylüyorsun?”
Ilgın cevap vermedi hemen.
Sadece baktı.
Sonra çok kısa bir şey söyledi:
“Ben burayı biliyorum.”
Melek sinirlendi.
“Ben de buradayım artık.”
Ilgın’ın bakışı değişmedi.
Ama sesi biraz daha sertleşti:
“Olman, bilmen anlamına gelmez.”
Sessizlik.
Ağır bir sessizlik.
Melek bir an durdu.
Sonra daha yumuşak ama daha keskin bir sesle:
“Orada ne vardı Ilgın?”
Ilgın gözlerini kıstı.
Bir saniye… iki saniye…
“Hiçbir şey,” dedi.
Ama bu cevap gerçek değildi.
Sonra arkasını döndü.
“Bir daha oraya tek gitme.”
Ve yürüdü.
Melek olduğu yerde kaldı.
İlk kez netti:
Ilgın bir şey saklıyordu.
Ve o şey…
çaylıktan daha büyüktü.

DEVAM EDİCEK...