12. bölüm · Çaylığın Altı
🌧️ BÖLÜM 12 – TAKİP
Melek bir süre evde bekledi.
Ama beklemek… onun yaptığı bir şey değildi.
Kapıdan çıktı.
Hava serindi.
Köy hâlâ yarı uykudaydı.
“Bir şey yok…” dedi kendi kendine.
Ama ayakları yine de yürüyordu.
Ilgın’ı gördüğünü hatırlıyordu.
Sokağın aşağısında.
Yavaş yürüyen bir siluet gibi.
Melek adımlarını sessizleştirdi.
Araya mesafe koyarak takip etmeye başladı.
Ilgın arkasına bakmadı.
Sanki arkasında kimse yokmuş gibi yürüyordu.
Bu, Melek’i daha da gerdi.
Köy yolu daraldı.
Evler azaldı.
Yerini çaylıkların başlangıcı aldı.
Melek durdu.
“Yine orası…” dedi fısıltıyla.
Ilgın çaylıklara girdi.
Hiç tereddüt etmeden.
Melek bir an durdu.
Kalbi hızlı atıyordu.
“Ne yapıyorum ben…” dedi kendi kendine.
Ama geri dönmedi.
Çay yaprakları arasında ilerledi.
Ilgın biraz ilerideydi.
Sessizdi.
Çok sessiz.
Melek bir ağacın arkasına saklandı.
Nefesini tuttu.
Ilgın durdu.
Bir noktaya baktı.
Ama neye baktığı belli değildi.
Sonra eğildi.
Toprağa dokundu.
Melek gözlerini kıstı.
“Ne yapıyor…” diye düşündü.
Ilgın bir şey hissetmiş gibi bir an durdu.
Başını hafifçe çevirdi.
Melek dondu.
Nefes bile almadı.
Ama Ilgın bakmadı.
Sadece rüzgâra döndü.
Ve yürümeye devam etti.
Melek rahatladı ama çok az.
Çünkü bu rahatlama iyi hissettirmiyordu.
Bir süre sonra Ilgın gözden kayboldu.
Çaylıkların arasında.
Melek olduğu yerde kaldı.
Ve ilk kez şunu düşündü:
“Ben onu takip mi ediyorum… yoksa o beni mi bir yere götürüyor?”
