4. bölüm / 4
Buzdan TahtBÖLÜM 3: Canavarın İni
Bölümler 4Şu an: BÖLÜM 3: Canavarın İni
- 1 KARAKTERLERİN GÖRÜNÜŞLERİ24 kelime
- 2 BÖLÜM 1 : Beni hafife alma!844 kelime
- 3 BÖLÜM 2: Sınırlar1.498 kelime
- 4 BÖLÜM 3: Canavarın İni1.059 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
VALERİAN
"Yani sen diyorsun ki 'sadece birkaç saçma tahminim var. Başka bir şey bilmiyorum çünkü işimi doğru düzgün yapamayan birisiyim'." diye bıkkın bir sesle konuşarak doğru duyup duymadığımı kontrol ettim.
"Hayır prensim yanılıyorsunuz..." Yanıldığımı söylemek ha? Son zamanlarda herkes yürek yemiş gibi konuşuyor! " ... geçmişte bu kadının ölümüne sebep olmuş olabilirsiniz.Kadın ölümünden sonra geri dönmüş olabilir veya farkında olmadan yaptığınız bir ritüel, yemin veya büyü olabilir." Doğru duymuşum işte!
"Ne gibi bir yeminden , ritüelden bahsediyorsun?" Rozalin. Kadına hesap sorup, kovacakken araya girmişti! Bu kızıl saçlarını yolmam için yeterli bir nedendi.
"Belki yıllar önce bir dilekte bulunmuştur. "
"Off çok boş şeyler zırvaladın. Kim olduğunu bulmak istiyorum!" diyerek saçma bir şeyler daha söylemesini engelledim.
"Aslında bir ipucu bulabiliriz" dediğinde kaşlarım merakla havalandı.
"Dilerseniz rüya aynasını deneyelim"
" Rüya aynası da nedir?" diye yine benden önce konuştu.
" Rüya aynasının önüne size bunun sadece rüya olmadığını düşündüren şeyi koyarız ve oda bize ipuçları verir"
Bana doğru dönüp " Deneyelim bence bundan bir şeyler çıkar " diye fikrini sormadığım halde belirtti. Başımla onu onayladım.
☄️🌀☄️
Yastık kılıfımdan kesilmiş ,üzerinde kurumuş kanım olan parçanın , siyah bir taşın üzerine konulup , rüya aynasının önüne bırakılmasını izledim. Rüya aynası denilen şey o kadar siyahtı ki üzerinde kendi yansımamı göresiye kadar bizi aptal yerine koymaya çalıştığını sandım. İksir şişesindeki beyaz sıvıyı kanlı parçanın üzerine döktüğü zaman aynadaki siyah renk yavaşça değişmeye başladı. Gözlerim tekrar yere çevirdiğimde etrafa doğru yayılan ,dökerken beyaz olan sıvının buz mavisi olduğunu fark ettim .
Bakışlarım tekrar aynaya kaydığı zaman, karlar ile kaplı bir yer gördüm. Arkasını dönük , beyaz saçları olan bir kadın vardı. Çok güzel bir melodi mırıldanıyordu. Bu o kadındı.
Rüyamda ki gibi sesi çok güzeldi. Hadi yüzünü göster bana!
"Rüyanıza giren kadın buna benziyor olabilir" diyen rüya kâhinini umursamadım. Gereksiz bir cümle kurmuştu. Hadi ya? Ben bu kadını gelecekteki prensesim sanmıştım!
Aynadaki kadının yüzünü görmeye çok yakınken beklenmedik bir şekilde ayna donmaya başladı. " Ne oluyor!?" diye öfkeyle sordum ama kahin benden daha da şaşkın duruyordu. Kocaman gözlele aynaya bakıyor , şaşkınlık ile açılan ağzını kapatamıyordu. İşe yaramaz!
Elimle dışında ki buğuyu sildiğim de fark ettim aynanın rengi buz mavisiydi , ayna donmamıştı, buza dönüşmüştü.
Arkamdaki birşeyler zırvlayan kâhini dinlemedim. Aklımda sadece bir isim vardı. Gerçektem bu kadar güçlü olabilir miydi?
KRİSTALYA
Benimi bulmak istiyorsun küçük vampir? Bunun için kendisi uğraşmalıydı. Herşey altın tepside önüne sunulmamalıydı. Öfkeyle aynayı yere savurduğunda buza dönüşmüş olan parçalar kırılarak etrafa savruldu. Zavallı
" En zavallı olan sensin Kristalya " Tanrının - sanki hakkı varmış gibi - bana verdiği cezalarından biri. Elimde olsa öldürürdüm onu ama yapamıyordum işte!
"Kes sesini Rachel! " diye benden önce konuştu Reyna " Biz çok güçlüyüz " Biz?
"Değiliz. Hadi vazgeçelim bence hatalarını anlamışlardır." diyen Shelia ' ya hepsinin baygın bir bakış attığını biliyordum. O hariç .
"Sus Shelia" diye uyardım.
" Ama nereye kadar böyle devam edeceğiz? "
"Sana fikrini sorduk mu? " Adeline. Liseli bir zorba gibiydi. Yeni ortaya çıkmıştı ve o kokoş tarzını sevmemiştim. İticiliği hoşuma gidiyordu.
" Lydia babasını özlemiş. " diye titreyen korkmuş bir sesle konuştu. Hayır haddini fazla aşmıştı.
"Babacığım çok korkuyorum , lütfen yapma! " diyen geçmişten gelen korku ve çaresizlik dolu ses kontrolü kaybetmeme neden oldu.
"SUS!" boğazım yırtılırcasına çığlık attım.Gözlerim dolmuştu. Hayır! Ağlayamazsın! "Sus" kulaklarımı avuç içlerim ile kapatırken , parmaklarımı zihnimi susturmama yarayacakmış gibi tüm gücümle başıma bastırıyordum.
"Üzgünüm kızım kardeşini korumak zorundayım"
"Sus! Sus diyorum sana sus! "diye haykırdım. Şimdi herkes istediğini söyleyebilirdi ama geçmiş susmalıydı.
"Baba lütfen. Çok acıyor baba." Yok! Sonrası acı dolu bir çığlık. Başka birşey yok. Güçsüz bir kız var, belki biraz da en güvendiği kişinin yaptığı şeye inanamayan bir kız. Bir kızını korumak için diğerini- Hayır! Ben o adamın kızı değilim!
"Susturun Shelia'yı" diyen buz gibi ses kontrolün tekrar bende olduğunun kanıtıydı. "Hayır! Ben özür dilerim. Lütfen- " cümlesini tamamlayamadan susturuldu . Uzun bir süre konuşamayacaktı.
Zihnimdeki soruları susturamadım veya susturmak istemedim.
Bende senin kızın değil miydim baba? Neden yaptın bunu bana ? Canavar olduğum için değil mi? Hayır baba beni siz canavar yaptınız!
Hayır Kristalya içindeki canavarı gördükleri için yaptılar.
Ama ben hiçbir şey yapmamıştım ki?
Sus!
Zihnimde kendimle kavga etmeye başlayınca odağımı tekrar Valerian ' a verdim. Zaten o adama içimden bile bana dememeliydim.
Sus!
Adamlarına emir veriyordu. Buraya geleceklerdi. Canavarın inine.
💠
Yaşadığını yaşatmak isteyen kişilerden oluşan halkımın yanındaydım. Hepsi bana sanki bir canavar değilmişim gibi bakıyorlardı. Hayatlarını kurtaran her kişinin bir melek olduğunu düşünüyorlardı. Hâlbuki ben sadece onların canını yakmadan istediklerimi yaptırıyordum. Belki birazda onlarda kendimi görü- Sus!
"İstediğiniz birşey varmı? " İsyan etmesinler diye sorduğum bir soruydu. Belki biraz da onları önemsedi- Sus! Kendine yalan söyleme kendinden başka kimseyi umursamazsın sen. Sadece değerli hissetsinler diye.
" Hiçbir eksiğimiz yok Majesteleri. " dedi tatlı bir kız. Hayır tatlı değildi , buradaki kimse tatlı değildi . Buradaki herkes katildi. Bunu saklamadığı için daha kötü katiller tarafından cezalandırılan katiller.
"İllaki bir eksiğiniz vardır. Veya herhangi birşey istiyorsunuzdur. Çekinmeyin."
Utana sıkıla birkaç kişi öne çıktı. " Şey ben... çok önemsiz bir istek ama... hamileyim de canım çok çilek ve marul çekiyor." diye utançtan yerin dibine gidecekmiş gibi konuştu.
"Bunun için bu kadar utanmana gerek yok. Hallederim" sesimin çok neşeli çıkmasından rahatsız oldum. Dudaklarım daki samimi gülümsemeyide fark edince kendime kızmadan edemedim. Ne yapıyorsun sen aptal! Sadece isyan etmesinler diye.
Kadın, rahatlatyarak gülümsedi. "Çok teşekkürler Majesteleri" diyerek geri çekildi.
"Majesteleri karım uzun süredir hasta. Buraya yeni geldik." Gözleri dolarak devam etti. "Kendisine yapılan onca şeyden sonra bu kadar soğukğa dayanamıyor." Karısını koruyamamıştı. Muhtemelen buraya çok geç geldiğini düşünüyordu. Kendini suçladığını gözlerinden görebiliyordum.
"Kalacağınız bir ev ve yeni kıyafetler aldınız mı?"
"Evet. Kıyafet yeterince kalın ama yinede o çok zarar görmüş durumda."
" Tamam. Şimdilik yapabileceğim birşey yok ama kısa sürede halledeceğim. Pembe renkli evi daha önce görmüş müydün?"
Adam sorumu biraz garipsedi "Hayır Majesteleri."
"Oraya git orası biraz daha sıcak ve şifacılar var. Ben sorunu çözesiye kadar orada kalın."
Adam gülümsedi. Gözlerindeki umudu gördüm. " Çok teşekkürler Majesteleri" dedikten sonra hızla uzaklaştı. Kalan son bir kişiye döndüm.
"Ben izninizle haddimi aşmaktan korkarak genel olarak herkesin sormak istediği bir soru soracağım." Başımla onu onayladım. Çok stresli görünüyordu.
"Majesteleri burada hava sürekli çok soğuk. Ne zaman hava durumu daha iyi olan bir yere yerleşeceğiz?" Sorusu ile gülümsedim. Gülümsememde tanıdık bir zalimlik vardı. " Çok yakında " Oda benim gibi gülümsedi. Buna alışmışlardı ve onlarda bundan zevk alıyorlardı. Canımızı yakanların canını alarak istediğimizi almaktan.
"Hazırlanın ve herkese haber verin.Prens Valerian Kharvorn'u ağırlayacağız."
Bölüm etkileşimi
