Buzdan Taht kitap kapağı

2. bölüm / 4

Buzdan Taht

BÖLÜM 1 : Beni hafife alma!

Vaveyla Yazarı: Adımyokbenim .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: BÖLÜM 1 : Beni hafife alma!

KRİSTALYA ❄️
Soğuk bir rüzgar estiğinde karşımdaki adam biraz daha titredi. Korkudan mı yoksa soğuktan mı titrediğini anlayamamak kaşlarımı hafifçe çatmama sebep oldu.
"Prenses Kristalya lütfen Kharvorn Sarayı 'na gelin. Prens Valerian sizi görmek istiyor."
"İstiyor" diye söylediğini mırıldanarak tekrar ettim. Ne cesaret ama!
Hafif griye kaçan beyaz saçlarımı parmağıma dolayarak oynamaya başladım.
"Ne zaman birisinin isteklerini yerine getirdiğimi gördünüzde bana böyle bir davetle geldiniz?" Daha beni ilk kez gören adamların bu teklifi gülünçtü. Sesimdeki tehlike mırıltılarını fark etmiş olacak ki " Efendim ben sadece bana söyleneni yaptım lütfen hatam varsa bağışlayın" diyerek acele ile konuşmaya başladı.
"Git"
Kısa ve net bir kelime kullanmıştım ama bu aptal yinede afallamış bir halde "Nasıl?" diye sordu.
"Defolup gidiyor musun yoksa seni uçurumdan aşağı mı atıyım? "
Sözümün arkasında duracağımı anlamış olsa gerek dehşete düşmüş bir şekilde hızla toparlanarak malikânemin devasa kapılarından adamları ile çıktı. Koskoca malikânemde yine tek başıma kaldım.
Küvetimdeki suyun dolmasını beklerken bedenimi saran beyaz saten elbisemin askılarını indirip , küvete buzları eklemeye başladım. Soğuk suya girdiğim zaman bedenimin rahatladığını hissediyordum. " Hmmm" hissettiğim huzur ile ağızımdan keyifli bir mırıltı çıktı. Gece uyuyamamanında etkisi ile ağırlaşan gözlerimi kapatıp uykuya daldım.

VALERİAN 🩸
Karşımda korkudan titreyen adama konuşmasına izin verdiğimi gösteren bir el hareketi yaptığım da konuşmaya "Majesteleri Tanrı şahidim olsun ki elimden geleni yaptım..." diyerek başladı.Umutsuz vaka! " ...ben olabilecek en nazik, ikna edici şekil-" diye devam ettirmeye çalıştığı cümleyi " Sana bunu emretmedim " diye sertçe böldüm. " Sana dedim ki git onu bana getir. Sen ne yaptın? Benim mührümü kullanarak ona bir davetiye hazırladın" Hangi aptal benim davetimi reddeder ki? "Hoş bu aptal reddetmiş tabi" diye mırıldandım kendi kendime. "Majesteleri lüt-" Elimi kaldırmamla susması gerektiğini anlamıştı Daha fazla uğraşmak istemediğim için " Birisi görevi üstlensin bunu da zindana atın " diyerek konuşmayı bitirdim . Çok fazla açıklama yapmama gerek yoktu . Beni anlamak zorundalardı.Görevi kimin üstlendiğini sormaya gerek duymadım. Eğer kızı getirmezse ceza alacaktı -kimin yaptığı ortaya çıkmasza herkez- ve kimse ceza almamak için kimin yaptığını hemen söylerdi . Yorgunlukla kendimi kanepeye attım . Kısa bir süre gözlerim kapandığında kendimi şu buzdan cadıyı düşünürken buldum . Acaba nasıl görünüyordu? En son onu - zindana attırdığım umutsuz vaka hariç- 17 yaşında görmüşlerdi.Ya karşısına çıkmaya cesaret edemiyorlardı ,yada onları öldürüyordu Duyduğum kadarıyla kimsede olmayan mavi gözleri ve beyaz saçları varmış. Bazıları porselen bebek gibi göründü- Ne diyorum amına koyayım banane ki?
Kendimi siyah tabutumun içine girip , yine huzursuz bir uykunun kollarına bıraktım.
⚰️🧊
Etrafım buzlarla çevrilmiş, buzdan duvarlar hariç hiçbir şey yok . Birisi adımı söylüyor. Hayır orada kimseye yok !
"Valerian".
Başımı hızla oraya çeviriyorum ama hayır orada yine kimse yok .
Çıkış yolu nerede? Neden buradayım?
"Valerian"
Sürekli adamı tekrar eden kadın sesi kulak tırmalayıcı. Sürekli kendini etrafımda dönerek farklı bir şey görmeye çalışıyorum ama hayır sadece buzdan duvarlar var başka hiçbir şey yok.
"Valerian"
Adım yine odada nereden geldiğini bilmediğim bir ses olarak yankılanınca susmasını söyleyen bağırışlarımı daha fazla içimde tutamıyorum. Bu o sesin kahkaha atmasına sebep oluyor.
"Beni istemiyor muydun?"
Bu sefer sesi kulak tırmalamıyor. Bir melek sesi gibi. İnce, cennetten gelmiş gibi kusursuz. Bu kez konuşmasını istiyorum.
"Kimsin sen? " Garip bir şekilde sesim cılız , titrek çıkıyor.
"Beni tanımıyor musun? Hayır... hayır.. hayır......" Sesi git gide korkunçlaşmaya ve yükselmeye başlıyor. "... BANA BENİ TANIMADIĞINI SÖYLEME! " Az önce cennetten geldiğini sandığım ses, şimdi cehennemin kızıl kuyularından fışkıran bir çığlık gibi ruhumun en karanlık mahzenlerinde yankılanıyor.
Hızla elerimi kulaklarıma kapatıyorum ama nafile, kulağıma keskin bir ağrı saplanmış zaten, dışarıdan gelen sesler kulağımdaki çınlamanın aksine çok boğuk ellerimde hissettiğim ıslaklıkla kulak zarımın yırtıldığına emin oluyorum. Bir umut elime bakıyorum ama elimdeki kırmızı sıvıyı görmemle hayal kırıklığına uğruyorum.
"Valerian...." Ses bu sefer sakin çıkıyor.Bir şeyin bana yaklaştığını hissediyorum. "...beni çağırıp..." Temasını hissedebildiğim kadar yakınıma gelmiş olan şey etrafımı sarmaya başlıyor. "..sonrada hangi cürretle beni tanımadığını söylersin!? " Başlarda sakin olan ses yine tehlikeli bir hal alıyor. Artık tamamen etrafımı sandığın da içim de bir soğukluk hissediyorum. Nefes alamıyorum! Sanki ciğerim donmuş. Elimi kalbime götürdüm. Artık nefes alabiliyorum , soğukluk yok. Rahatlamaya başlıyorum ama..... hayır.. etrafımda tekrar birşeyler hissetmeye başlıyorum. Gitmemiş. Bittiğini sanmamı , rahatlamamı beklemiş.
Bu sefer kalbimde bir soğukluk hissediyorum. Buda diğeri gibi, dışarıdan gelen bir soğuk değil. Tenimin altında, kaburgalarımın ardında doğuyor. Sanki kalbimin hemen yanında küçücük bir buz parçası oluşmuştu ve her atışında biraz daha büyüyordu.
Nefes aldım.
Ciğerlerime hava değil, kış doldu.
Soğuk damarlarıma yayıldı. Parmak uçlarım uyuştu. Sonra ellerim. Kollarımı oynatmak istedim ama hareketlerim bana ait değilmiş gibi ağırlaştı. Derimin altında ince, kristalimsi bir şeyin ilerlediğini hissedebiliyordum.
Kalbim hâlâ atıyordu.
Bir.
İki.
Üç.
Her atışta içimdeki buz biraz daha genişledi.
Boğazım kurudu. Bağırmak istedim ama sesim çıkmadı. Dilimin üzerinde bile soğukluğu hissettim. Çenemi oynatmaya çalıştım; sanki kemiklerimin arasına cam doldurulmuştu.
Önce parmaklarımı hissedemez oldum. Sonra ayaklarımı. Ardından kollarım ve bacaklarım bedenimin uzak köşelerine dönüşmüş gibiydi. Onları hâlâ görebiliyordum ama artık benim olduklarından emin değildim.
Başımı çevirmek istedim.
Çeviremedim.
Gözlerimi kapatmak istedim.
Onlar da ağırlaşıyordu.
Son bir sıcaklık kalmıştı içimde.
Kalbim.
Onu hissedebiliyordum. Küçük, çaresiz bir ateş gibi göğsümün içinde çırpınıyordu.
Sonra o da yavaşladı. Buz, kalbime ulaştı çok geç anladım ben donmuyordum. Ben buz oluyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

71okunma 13beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18