6. bölüm · Boyut

Hazırlanış

Forstan Krm

Dışarı çıktığımda ne yapacağımı bilemedim. Sonuçta daha yıldırımların düşmesine bir hafta var ve Kort’un söylediğine göre, önceki hayatımdaki o yıldırımları görme yeteneğim şu an bende yok. Onu tekrar elde edebilmek için ise yıldırımın çarptığı krateri tekrar almam gerekecek.

Tam bunları düşündüğüm sırada aklıma bir şey geldi: Peki ya yıldırım o tişörte değil de bana çarpsaydı ve seçilmiş olsaydım? O zaman yıldırımın verdiği güç çok daha etkili olurdu. Zaten seçilmişlerin çoğu S veya A seviye oluyor; hatta beş büyük kraterden biri, yıldırımların ilk düştüğü gece oluşmuştu. Bizim evin oradaki krateri zaten bulamadılar. O halde ben o yıldırımın düştüğü yere gidip yıldırımın bana çarpmasını sağlarsam... Hu hu, şimdiden heyecanlandım!

Peki, o yıldırım nereye düşmüştü? Her ne kadar ilk başta saklamaya çalışsalar da o gün en büyük önlemlerin alındığı bir yer vardı. Öyle ki haberlerde görmüştüm; o gün bir şehirde sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Sebep olarak da grip salgını gibi saçma bir şey öne sürmüşlerdi. Ve orası Milano’ydu!

En yakın uçakla oraya gitmem lazım ama bir sıkıntı var: Her ne kadar Duomo Katedrali çevresinde olduğunu bilsem de tam olarak nerede olduğunu bilmiyorum. Seçilmiş olmak için yerini tam olarak öğrenmeliyim. Yapacak bir şey yok, ilk önce oraya gideyim. Eğer çarpacağı yeri bulursam yıldırımın üstüme düşmesini sağlarım; bulamazsam da krateri alırım.

O zaman şimdi eve gidip annemlerden izin almam lazım. Sonuçta 19 yaşındayım. Eve gidip annemle babamı boş bir odaya çağırdım ve Milano’ya gitmek istediğimi söyledim. Babam ilk önce nedenini sordu, bense "Gezi için," dedim. Babam, benim duyamayacağım kadar kısık bir sesle annemle konuştuktan sonra, "Tek bir şartla izin veririz," dedi. "Kardeşini de yanına alırsan."

"Mert’i mi?" diye sordum.

"Başka kardeşin mi var?" dedi babam.

Yani yolculuğa eski "ben"le mi çıkacaktım? Bu çok güzel olurdu; hem bana yardımcı olur hem de bana ihanet etmezdi, sonuçta kardeşim. Zaten ihanet etmek istese bile gücü buna yetmezdi. Her ne kadar krater güçlerim olmasa da dövüş yeteneklerim hâlâ duruyordu. Yine de bir daha ihanete uğrayamam; bu yüzden her ihtimale karşı dikkatli olmalıyım.

Neyse, babama "Tamam," deyip uçak biletlerini kendi cebimden ödeyerek aldım. Bu arada, sahi ben ne iş yapıyordum? Kort, "Astroloji uzmanısın," dedi. Astroloji uzmanı mı? Neden böyle garip bir meslek seçer ki insan? Kort, "Bana güven, ileride çok işine yarayacak," dedi. Neyse, ona güveniyorum.

Uçak bileti üç gün sonraya olduğundan Mert’e haber verdim. Uçak gününün gelmesini beklerken bu sürede ailemle vakit geçirdim. Ve sonunda o gün geldiğinde, kardeşimle uçağa atlayıp Milano’ya doğru yola çıktık.

Yazar: FORSTAN