2. bölüm · Boğulmadan Yan
Yıllar Önce
Küçük bir kız çocuğu ve yanında mahalle arkadaşlarıyla oyun parkında ebelemece oynuyorlardı. Ebe arkadaşlarinı yakalamak için âdeta bir şimşek gibi koşuyordu. Beyza yakalanmamak için ordan buraya koşuşturuyordu ta kii nefes nefese kalana kadar. Gizlice oyun parkında ebeye yakalanmamak için köşeye geçip saklandı. Nefeslerini yavaş yavaş verdi ve aldı. Kısa bir aradaan hemen sonra nefes alişlari düzeldi ve enerjisini geri topadı. Kafasını gizlice saklandığı yerden birazcık eğdi ve uzaktan onları seyretmeye başladı. Görünüşe göre arkadaşlarinin hepsi elenmiş,eklenenler köşesi olarak seçtikleri bankta oturuyor Beyza'nin nerden çikacagini ve kimin kazanacağini merakla izliyor etraflarına bakıyorlardı. Tam o sırada Beyza hızla koşarak kaydirağa ilerledi ve kaydirağin hemen üstünde durdu. Sonra ebe olan Ekreme dilini çikarip alaycı bir ses tonuyla
"Beni yakalayamazsın kii" dedi ve sırıttı.
Ekrem sesin kaynağinin nerden geldigini anlayinca arkasani hızla döndü ve yerinde kalarak iki elini karnının hemen üstüne koydu ardından "yoo yakalarim, bekle sen bücür" dedi ve koşarak merdivenlere çıkıp kaydirağa varıp Beyzayi tutacakken Beyza hızla kaydıraktan asaği kaydı ve koşarak tüm hızıyle koşmaya başladı. Ekrem ve Beyza aralıksız 3 dakika boyunca birbirlerini kovaladılar ama ne Ekrem,Beyzayi yakaladı ne de Beyza koşmaktan vazgeçti. Arkadaşlari ise bankta oturuyor bağirarak tezahürat yapıyorlardı. Heyecanla kimin kazanacağini izliyorlardi. Eğer Ekrem pes ederse Beyza kazanacaktı ama eğer Ekrem Beyzayi tutarsa Beyza elenmiş Ekrem kazanmış olacaktı.
Tam o sırada bankta oturan ve onları izleyen Ekrem'in,Beyza'nın ve diğer arkadaşlarinin anneleri oturmuş sohbet ederken Beyza'nın annesi Medine Hanım seslendi
"Beyza kızım kıpkırmızı olmuşun"
"Anne ya kazanmam gerekiyo"
Bu sözlerinin ardından Ekrem'in annesi Yasemin Hanım da ekledi.
"Ekrem oğlum gel,hasta olucaksin"
"Anne şu bücürü yakalamam gerekiyo"
Dediklerinde Yasemin Hanım ve Medine Hanım tatlı bir şekilde gülümsediler.
Anneleri sonradan sinirlenmelerine rağmen hâlâ birbirlerini kovalayan iki velet annelerinin sözlerine aldırış etmeden koşmaya devam ettiler. Medine Hanım ve Yasemin Hanım artık bıkmışlardı ve onların hastalanmalarindan korkutuklari için artık son çare hazırlanip ayaklanarak "O zaman ilk bana sarılan oyunun kazananı olacak" diye ekledi Yasemin Hanım ve kollarını kocaman açarak birazcik eğildi. Ekrem'in önünde Beyza vardı. Ekrem kaybedeceğini anladı ve hile yapmaya çalişti. Beyza'nin at kuyruğundan çekerek onu yere düsürdü ve hiç bişey olmamış gibi annesine koştu ve " BENN KAZANDİM BÜCÜR" dedi.
Beyza ağır bir şekilde ve hızla düştüğü için kolunun üzerine düstü ve ağlamaya başladı.
Medine Hanım hızlı adımlarla Beyzaya gitti ve göz yaşlarini sildi,onu ayağa kaldırıp üstündeki tozları temizledi. Sonra kanayan yarası için çantasindan yara bandı çikarip yapiştirdi ve yanağina bir öpücük kondurdu. Beyza başta sinirlense de annesi onu sakinleştirdi ve ona bir çikolata verdi ve Beyza'nin elinden tutarak Yaseminin yanına yaklaşti. Yasemin Hanım, Ekrem'in yaptıklarından onu uyarmiş birazcikta kizmisti. Beyza Ekremi görünce göz devirdi. Ekrem'de dudaklarini büzdü ve sadece Beyza'nin duyabileceği bir şekilde ona "bücür bücürr hahahahahah" dedi. Beyza sinirlenerek ona " bana bücür deme gıcık " dedi. Ama Ekrem alaycı bir tebessümle önünü döndü.
Yasemin ve Medine Hanım parktaki diğer annelere el salladiktan sonra beraber kol kola girerek evin yolunu tuttular.
Ekrem ve Beyza, annelerinin gözleri önünde yanyana,didişiyolar tartışıyolardı. Anneleri de ettikleri kücük tartişmaya gülüşüyolardı.
Neyse ki eve yaklaşmişlardi ve Yasemin Hanım ile Medine Hanım farklı sokaklardan ilerleyip eve varacakken Medine Hanım, Yasemin Hanıma bu akşam yemeğe kalmalarını istedi. Yasemin Hanım başta çekinip istemese de Medine Hanım bu ikna etme konusunda iyi olduğu için Yasemin Hanımı ikna edebildi ve beraber binaya girdiler ve asansöre ilerleyip dügmeye bastılar
ARADAN 1 SAAT SONRA
Ekrem ve Beyza odada oynuyorken Medine Hanım ve Yasemin Hanım mutfakta akşam yemeğini beraber hazırlıyolardı. Tam o sırada zil çaldı ve gelen Medine Hanımın ve Yasemin Hanımın eşleri beraber ellerinde baklava ve birkaç poşetle gelmişlerdi. Hızlıca onları içeriye karşıladıktan sonra salona geçtiler ve Beyzayla Ekrem babalarının geldiklerini anlayıp salona koştular. Babalarına sarıldılar ve yanaklarına bir öpücük kondurdular. Beyza ve Ekremin odaği renkli poşetlere döndü. Babaları birbirine bakıp tebessüm ettikten sonra odada ki sesizliği Beyza'nin babası bozdu.
"Tahmin et ben sana ne aldım prensesim"
"Hmm oyuncak mı" dedi gülümseyerek Beyza.
"Bence kendin açıp bakmalısın" dedi ve göz kırptı. O sırada Ekrem dudaklarını büzdü ve kollarını birbirine bağlayarak "Ee bana neden bişey yok baba" dedi Ekrem. Babası arkasında ki poşeti çikarip Ekreme "seninki de burdaymişş" dedi gülümseyerek. Beyza hediyesini açmakla uğraşirken Ekrem heyecanla hediyesini aldı ve kollarının arasına koyarak açmaya yeltendi.
"Bana oyuncak bebek mi aldın baba" dedi bağirarak, mutlu bir şekilde babasının kucağında atladı. Ekrem de hediyesini açmişti ve içinden uzaktan kumandali arabayı görünce mutlulukla babasına dönüp ona sarildi ve arabasıyla oynamaya başladı.O sırada Yasemin ve Medine Hanım ellerinde tepsiyle salona gelip masaya yerleştirdiler.
Çocuklar koşa koşa lavobaya gidip ellerini yıkandıktan sonra sofraya koşup sandalyeye oturdular. İştahla masada ki köfteye ve patatesle meyve suyuna bakiyolardi. Babaları tepkilerini görünce sesizce kahkaha attılar ve herkes masada toplandı.
"Yemeye başlayabilirsiniz çocuklar" dedi Ekrem'in babası ve herkes sesizce yemeğe başladı. Masada çatal bıçak sesleri dışında bir ses yoktu. Kısa bi sesizlikten sonra Yasemin Hanım gülerek bugün parkta yaşanan olayları anlattı bu olaya eşleri gülerek karşılık veriler. Beyza çatali masaya
bıraktı ve ellerini birbirine bağladı ve babasına baktı. "Hıh,aslında kazanan benim"
"Yoo kazanan benim bücür,sen yere düstün"
"HAYİR BENİM BEN KAZANDİM SEN HİLE YAPTİN" dedi sinirle Beyza.
"Hile falan yapmadım, sen agladin bücür"
"Anne baba Ekreme bişey diyin yoksa ona şimdi vururum" dedi Beyza sitemle.
"Aaa kızım çok ayıp" diyerek Beyza'nin sözünü kesti Medine Hanım. Beyza da Ekreme dönüp dilini çıkardı. Ekrem de onu aynen taklit etti.
Böyle kücük tartismali ve gülüşerek birleşen bu sofra da artık herkes yemek yemeklerini yemiş farklı farklı konulardan konuşuyolardi. Beyza ve Ekrem de kendi oyuncaklarıyla oyun oynuyorlardı. Sonra Yasemin Hanım ve Onun eşi biribirine bakıp gözlerini yumdu. Medine Hanım birşeylerin ters gittiğini anladı ve
"Bişey mi oldu Yasemincim"
"Yok canım "
"Doğru söyle canım, yemekte bi tatsızlık mi var beğenmedin mi"
"Hayır, yemekler şahane Medinecim"
"O zaman bişey oldu, ay noldu"
"Bizim size söylememiz gereken bişey var" dedi yüzünü biraz yere eğerek. Medine biseylerin olduğunu anlamış refleksle kocasına baktı ve tekrar Yasemin Hanıma bakıp noldu dermişcesine ellerini hareket ettirdi. Yasemin Hanım kocasına döndü ve ona baktıktan sonra kocası ona gözlerini yumdu ve Medine Hanıma ve kocasına dönüp ağzını araladı. "Biz ne yazık ki yarın akşam taşinicağiz" dedi yüzünü eğerek. Medine Hanım ve kocası duyduklarında şaşirdilar. Yüzleri düştü, neden diye sordular ve olay hakkında konuşmaya başladılar. Meğer Yasemin Hanım ve kocası birkaç sorun yüzünden Fransa ya taşinacaklardi. Medine Hanım ve kocası çok üzüldü, çok sevdiği arkadaşi taşınacaklarinin haberini almak onların moralini bozdu. Yan odada Beyza ve Ekrem kapıyı dinliyorlardı. Ekrem'in yeni haberi olmuştu ve Beyza çok şaşirmişti. Yakalanmamak için koşa koşa odaya gittiler.
"Gidiyomuşsunuz gıcık noldu?"
"Bende yeni öğrendim bücür bilmiyorum"
"Fransa'ya bide oha"
"Tabi bücür ne sandın " dedi kendini bilmiş bı tavırla Ekrem. Beyza da göz devirdi.
"Beni özlicek misin bücür"
"Hayır ben seni niye özliyim gıcık"
"Hmm öyle olsun bı daha senle konismicam"
"Şaka şaka yaptım tabiki özlicem"
"Gerçekten mi ?!"
"Yani heralde Ekrem"
"Ama ben sana vurdum hatta Bayram da şekerlerini çaldım" dedi sorgulayıcı bir bakişla
"Onları unuttuğumu sanma gıcık"
" Peki o zaman birbirimize oyuncaklarımizi verelim" dedi Ekrem.
"Nedenmis o gıcık"
"Yıllar sonra karşilaşirsak diye bücür"
O gün birbirlerini son kere gördüler ve birbirilerine oyuncaklarini verdiler...
