26. bölüm · Boğulmadan Yan
Sabahı olmayan bir gecenin sonu
"Beyzi bak sinirlisin ama lütfen bir sakinleş, otur su iç"
Başım çatlamak üzeredeydi.
Sinirden ne yapacağımı bilemiyordum. Bağırdığımdan dolayı boğazım ağrıyordu. Yanaklarım kıpkırmızı olmuş, alnım ter içindeydi.
Kendimi yatağıma saldım. Gözlerimi sıkı sıkıya yumdum ve avuçlarimla alnıma baskı uyguladim. Elinde su dolu bardaği taşiyan Alara komidenin üzerine yerleştirdi ve ışığı kapattı. Kapı kolunu çevirdi ve çıkmadan önce omzundan aşağı bakarak "iyi geceler balım" dedikten sonra çıktı ve kapıyı yavaşça örttü.
Olanları unutmaya çalışıyordum.
Ama olacak gibi değildi.
Unutmak için her türlü şeyi denedim.
Olmadı çünkü aklımın bir köşesinde Ekreme söylediklerim kulağimda fısıldanıyordu. Nereye bakarsam onu görüyordum. Burnumda onun kokusu bitiyordu. Dudağimda ise onun tadı kalmıştı. Sabahı olmayan zor bir geceydi.
•••
"Beyza nasıl gelcek Alara"
"Uff sus sen gelicek işte"
"Ya dün yaşadıklarından sonra sabah kahvaltıya nasıl inecek?"
"Sen bizim aramıza karışma aşkım"
Kapım bir kişi tarafından çalındı.
Bedenim taş gibi ağırdı ve yataktan kalkmak istemiyordum. Pencereden sızan güçlü Güneş ışığı gözlerimi son derece rahatsız ediyordu. Gözlerimi avuşturdum. O esnada kapım bir kere daha tıklatıldı.
"Ya sabah sabah kim bu" diye şikayetçi ses tonumdan sonra tanıdık bir kız sesi duydum.
"Beyyzi geleyim mi?"
"Hayır" dedim ve başımı yastığa gömdüm. "Beyzi hadi ama"
Sesli bir oflamadan sonra Alara yanında biri olacak ki onu gönderdi ve kapımı yavaşça araladı.
"Bu halin neee" diye bir bağırış duyduktan sonra başka bişey işitmedim.
