18. bölüm · Blakaj: Sessizliğin Nizamı
Kapalı Sınırlar, Açık İtibar
1914’ün son günleri, Arnavutluk tarihinin en kanlı iç savaşlarından birine ev sahipliği yapıyordu. Halk sokaklarda, şehirler ateşler içindeydi. Ancak İpek’in kalbinde, Blakaj malikanesinin ve ofisinin etrafında görünmez bir saygı duvarı örülmüştü. Terrbesa’nın yıllardır adaletle ve vakarla ördüğü itibarı, öfkeli kalabalıkların bile önünde baş eğdiği bir mühür haline gelmişti. Kimse o kapıya dayanmaya, o isme gölge düşürmeye cesaret edemiyordu.
Ancak bu toplumsal saygınlık, ekonomik bir darbeyi engelleyemedi. Sınır kapıları birer birer kapandı; yollar barikatlarla, dağ geçitleri ise ordularla tutuldu. Viyana’ya giden o karlı ticaret yolları artık kapalıydı. Jorge ile kurulan o büyük silah ticareti ve Avrupa’ya uzanan sevkiyatlar bıçak gibi kesildi. Blakajların kasasına giren o devasa akış durmuş, depolar dolup taşmaya başlamıştı.
Arben, ofiste babasının (Zotni) karşısında haritaları katlarken durumu analiz etti:
— "Zotni, dışarısı yangın yeri. Jorge’den haber alamıyoruz, sevkiyatlar sınırlarda takıldı. Silahlar elimizde kaldı, ticaret durdu. Bu durum bizi maddi olarak zorlayabilir."
Terrbesa, pencereden dışarıdaki uzak dumanları izlerken kehribar tespihini tane tane çekti. Sesi, dışarıdaki gürültüye inat huzur doluydu:
— "Bırak yollar kapansın Arben. Ticaret durur ama itibar durmaz. Bizim acelemiz yok. Şimdi silah patlatma değil, nefes tutma vaktidir. Blakajlar bu fırtına dinene kadar kabuğuna çekilecek. Dışarıda herkes birbirini tüketirken, biz sessizliğimizle büyüyeceğiz."
Arben, babasının stratejisini anladı; bu bir geri çekilme değil, rakiplerin kendi kendini bitirmesini bekleyen sinsi bir pusuydu. Terrbesa devam etti:
— "Kimseye taraf olmayacağız, kimseye mermi satmayacağız. Sınırlar açılana kadar bu topraklarda tek bir sözümüz duyulmayacak. Bizim sessizliğimiz, bu kargaşadan daha büyük bir cevaptır. Halk bizi bekleyecek, düzen bizi arayacak. O gün geldiğinde kapıları biz açacağız."
Blakaj ailesi, malikanenin kapılarını sadece dostlarına ve muhtaçlara açık tutarak, ülkedeki gerginlik bitene kadar "Sakin Politika"ya geçti. Dışarıda kıyamet koparken, Blakaj ofisinde sadece saat tiktakları ve Terrbesa’nın derin düşünceleri yankılanıyordu. Onlar için bu savaş, sadece sabırlarının bir testiydi.
