4. bölüm · Blakaj: Sessizliğin Nizamı
Adım Adım İrtifa (1913)
Sınır kapısındaki pürüzün sessizce çözülmesiyle birlikte, Blakaj ailesinin sevkiyatları daha güvenli akmaya başladı. Terrbesa, silah ticaretinden gelen kazancı gösterişe değil; İpek çevresindeki stratejik değirmenlere ve lojistiği sağlayan nakliye atlarına yatırıyordu. Amacı tüm şehre hükmetmek değil, ailesinin kimseye muhtaç kalmayacağı, dışarıdan gelecek sarsıntılara dayanıklı bir temel atmaktı.
Mustazoni ve Luan, ağabeylerinin talimatıyla ticaret yollarını denetliyor, malların eksiksiz ulaştığından emin oluyorlardı. Terrbesa ise vaktinin çoğunu malikanenin avlusunda veya şehirdeki eski dostlarının yanında, piyasanın nabzını tutarak geçiriyordu. Onun için güç; çok şeye sahip olmak değil, sahip olduklarını sarsılmaz bir iradeyle koruyabilmekti.
Bir akşam, Mustazoni son sevkiyattan gelen altınları masaya dizip hesapları bitirdiğinde Terrbesa’ya baktı:
— "Ağabey, işler açıldı. Sınırın bu tarafında artık adımız daha gür duyuluyor. Bu hızla devam edersek bölgenin en büyüğü oluruz, değil mi?"
Terrbesa, pencereden dışarıdaki karanlığa baktı. Sesi, her zamanki gibi dingin ve uyarıcıydı:
"Büyük olmak değil, sağlam durmak mühimdir Mustazoni. Dağ ne kadar yüksekse, rüzgarı o kadar sert olur."
Mustazoni mesajı almıştı; hızlı büyümenin getireceği kör düşmanlıklardan ziyade, yavaş ama kopmaz bağlar kurmak Terrbesa’nın asıl stratejisiydi. 1913 sonu itibarıyla Blakajlar, İpek’te "sözü dinlenir, işi tertemiz" bir aile olarak yerini sağlamlaştırmıştı. Ama ufukta, bu sağlamlığı sınayacak bir dünya fırtınasıydı.
