Bizim Savaşımız kitap kapağı

5. bölüm / 12

Bizim Savaşımız

Bölüm 4: Karakol

Vaveyla Yazarı: Kitapyazar23 ~*

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: Bölüm 4: Karakol

Arvin... Ona bir şey mi yapmıştı?
O iyi miydi?..

Ellerim titremeye başlarken hemen Arvin'e mesaj attım.

Arvin
Arvin
A
R
V
I
N
Arvin, iyi misin?

"Lara, sen iyi misin?" Nehir hemen endişeli bir anneye dönüşmüştü.
Ama ben onu duyamayacak kadar meşguldüm.

"Hayır, hayır, hayır! Bu bir hataydı. Buraya gelmemeniz gerekiyordu!" diyerek dışarı koştum.
O kişi her kimse, fotoğrafı arka bahçeden çekmiş olmalıydı.

"Neredesin?" diye bağırdım.
"Gel, ne yapıyorsan yap artık!"

Kim olduğunu bilmiyordum ama sorunu varsa, o sorun benimleydi.
Ve bu yüzden arkadaşlarımdan uzak durmalıydı.

"Lara, senin neyin var? Kendine gel!" Defne beni tekrar içeri götürmeye çalışıyordu ama onun da gitmesi lazımdı.

"Defne, evine git. Burada olmamalısın." dediğimde kolumdan öyle bir çekti ki neredeyse yere düşecektim.
Bu kızdan böyle bir güç beklemiyordum açıkçası.

"İçeri gir ve neler olduğunu anlat artık!" deyince sinirlendiğini anladım.
Defne'yi çok sinirlendirmemek lazımdı; çünkü o zaman içinden, maşallah, canavar çıkıyordu.

Nehir yanıma gelip hem meraklı hem endişeli bir ifadeyle bana bakarken, uslu uslu odaya geçip koltuğa oturdum.
Bence sorulardan kurtulmanın en iyi yolu salaklığa yatmaktı ve bu yüzden yine salakmışım gibi davranacaktım.

Defne bana kafayı yemişim gibi bakıyordu.
"Kızım, senin içine ne girdi tövbe tövbe! Ödümüzü kopardın, ne oldu?"

Hiçbir şey olmamış gibi cips paketine uzanıp birkaç tane ağzıma attım.
"Ne yaptım ki ben?"

Nehir'in sinirlenmeye başladığını fark ettim ve bu nedense komiğime gitti.
Onları endişelendirmemek için söylemiyordum ama söylemesem de bu kez akıl sağlığım için endişeleneceklerdi.

"Tamam, bakın biliyoru-" tam konuşmaya başlamıştım ki dış kapıdan sert bir ses geldi.
Hepimiz korkmuş bir şekilde birbirimize bakarken ayak sesleri yaklaşıyordu.

Odanın kapısı açıldığında yüksek sesle çığlık attım.
Gelmişti.
İki tehdidin ardından beni öldürmeye gelmişti... ve daha kötüsü, arkadaşlarımı da öldürecekti.

Bağırmaya ve ağlamaya devam ederken sert bir el beni tutup dürtüyordu.
Korkudan katilimin yüzüne bile bakamıyordum ve havaya boş boş tekmeler savuruyordum.

Gülme sesleri duyuyor gibiydim ama katil buradayken ne Defne gülerdi, ne de Nehir.
Sanırım gerçekten aklımı yitiriyordum.

Burnuma tanıdık bir vanilya kokusu gelince durdum.
Yavaş yavaş gözlerimi açınca ilk gördüğüm Arvin'in alaycı bakışlarıydı.
Sağ tarafıma bakınca ise Defne ve Nehir'in gülmekten yere düştüklerini gördüm.

Bunda komik olan bir şey göremiyordum ve onların gülmesi hem üzmüş hem de sinirimi bozmuştu.
İçimdeki o öfkeyi belli etmemeye çalışarak telefonumu aldım.

Gelen yeni tehdit mesajlarını dolmaya başlayan gözlerle Arvin'e gösterince, yüz ifadesi anında değişti.

"İlk başta şaka sanmıştım ama... değil gibi,"
Bana değil, kendine konuşur gibiydi.

Kızlar da ciddi bir şeyler olduğunu anlamıştı. Meraklı bakışlarla bir bana, bir telefonuma, bir Arvin'e bakıyorlardı.

Atılan meraklı bakışları umursamadan, Arvin birden beni kolumdan tutup kapıya doğru çekmeye başladı.
Ben ise ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.

"Ne yapıyorsun sen?" deyip kolumu çekince sinirle bana baktı.
"Karakola gitmek için yeterince bekledik ve ne olduğunu gördük. O yüzden yürü artık. Beklemiyoruz."
Bana diyecek bir şey bırakmamıştı. Haklıydı.

Şehir merkezindeki karakolun banklarında oturup birilerinin bakmasını bekliyordum ama herkes bize bakıp geçiyordu.
Arvin arabayı park edip geleceğini söylemişti, bu yüzden yalnızdım.

"Bakar mısınız, bir ihbarda bulunacaktım," dedim sert bir sesle.
Annem bu ses tonuyla konuşunca hep bütün ilgiyi üstüne çekerdi ama bende pek olmamış gibiydi.

"Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?"
Bilgisayarın arkasındaki memur hanım sıkılmış bir ifadeyle bana baktı.

Onu önce baştan aşağı süzdüm. Pick me kızlara benziyordu ve bana olan bakışları hiç hoşuma gitmedi.
Aynı ifadeyi takınıp gözlerinin içine baktım.

"Neden burada olduğumu söyledim fakat iyi dinlemediğin için yine söylüyorum.
Bir ihbarda bulunacağım."

Evet evet, hadi be kızım Lara, ye bitir onu.

"Ne gibi bir ihbar?"

"Son günlerde tehdit mesajları aldım-"
daha lafımı bitirmemişken kadın derin bir nefes alıp beni böldü.

"Kusura bakmayın ama bu tür konularla ben değil, asistanım ilgileniyor.
Sizi ona yönlendireyim," deyip yanındaki telefonu aldı.

"Umarım asistanın da senin gibi değildir," diye söylenince kadın ters ters bana baktı.
Tam bir şey söyleyecekti ki telefon açıldı ve yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.

"Mert, evet, burada bir kız var tehdit ediliyormuş ve ihbarda bulunacakmış. Sen ilgilenir misin?"

Adam bir şeyler diyor olmalıydı ki kadın susup tebessüm etti.
Benim hakkımda sanki ben yokmuşum gibi konuşuyordu.

Genç bir adam içeri girince bakışlarımı kadından ayırıp ona çevirdim.
Kadının aksine Mert Bey çok daha dost canlısıydı.
Bana küçük bir tebessüm ettikten sonra,

"Siz mi bir şikâyette bulunmak istiyordunuz hanımefendi?" diye sordu.

"Evet, benim."

"O zaman siz şöyle geçin lütfen," diyip beni küçük bir odaya yönlendirdi.

"Öncelikle isminizi öğrenebilir miyim lütfen?"
"Lara Acar."

"Memnun oldum Lara Hanım, ben de Mert.
Ve hikâyenin başından başlayabilirsin. Tehdit ediliyormuşsun?"

"Evet. İlk tehdidim iki gün önceydi. Amcam Almanya'da trafik kazası geçirdi.
Annem ve babam onun yanına gittiler. Çıktıklarında amcamın morarmış yüzünün fotoğrafı gönderildi, altına da sıradakinin ben olduğum yazıldı.
Durun, göstereyim isterseniz."

Telefonumu çıkarıp ona gösterdim.
Kaşlarını çatıp telefona baktı.

"Ne yaptın peki, yani tehdidi okuduktan sonra?"

"Arkadaşım geldi, ona gösterdikten sonra evimde kalma kararı verdik.
Ailem yok diye beni korumak amacıyla," dedim.

Söylediklerim karşısında daha da ciddileşti.
"Hangi arkadaşın geldi?" diye sordu.

Tam o sırada Arvin, kapıyı tıklama zahmetinde bulunmadan içeri girdi.
"Ben," dedi.
"Ben geldim. Ailesi gitmişti, onu korumak amacıyla orada kaldım."

Yüzünde yorgun ama sakin bir ifade vardı.
Onun aksine ben korkudan titriyordum.
Bana inanırlar mıydı? O gizemli kişiyi çok geç olmadan bulabilirler miydi?

"Peki ikinci tehdit gelince neredeydiniz?"

"Arabamda. Evinin yakınlarındaydım."

"Adınızı öğrenebilir miyim?"

"Arvin. Gecenin üçünde arabasında sakin sakin kahvesini içen adam."

"Neden oradaydın peki?"

"Bunu anlatmıştım ama neyse, tekrar anlatayım. Koruma içgüdüsü. Çocukluk arkadaşım tehdit ediliyor, ben de dışarıda nöbet tutuyorum. Sizce çok mu aptalca bir şey?"

Mert Bey gözlerini kısıp Arvin'e baktı. "Baya cesursun. Yoksa sadece kendine mi güveniyorsun?"

Cevabı Arvin'in gülümsemesine neden oldu. Omuz silkerek,
"İkisi de aslında. Hangisini yazıyorsunuz rapora?" dedi.

Arvin'in bu rahat tavrı beni rahatlatmıştı ama Mert Bey'i sinirlendirmiş gibiydi.

"Rahat davranıyorsunuz fakat her iki tehdit geldiğinde de yakınlardaydınız.
Üstelik onun telefonuna da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Bu sizi şüpheli durumuna düşürüyor."

Arvin'in gülümsemesi genişledi.
Telefonunu cebinden çıkarıp Mert Bey'e uzattı.

"Buyrun, telefonumu kontrol etmenize izin veriyorum.
Size adresimi de yazayım. Genelde ya evde ya da dövüş kulübündeyim.
Adres yazarım. Hâlâ şüpheliysem tutuklayın gitsin.
Belki benim peşimi bırakıp o tehdidin asıl sahibini bulursunuz."

Mert Bey bu cevap karşısında daha da sinirlenmişti. Sert bir şekilde,
"Dalga mı geçiyorsun benimle?" diye sordu.

Arvin gülümsemesini bozmadan,
"Kusura bakmayın, sinirleneceğinizi tahmin edemedim. Sizinkinde farklı bir mizah anlayışım var sadece," dedi.

Bu tavrı beni şaşırtırken Mert Bey not defterini kapatıp kalemini masaya koydu.

"Peki, şu an gidebilirsiniz. Ama unutmayın Arvin Bey, bir şey olursa ilk önce sizi buluruz."

"Bulun bulun, ben bir şey yapmıyorum ki."

Mert Bey'in önündeki kalemi alıp defterine bir şeyler yazdı.

"Bu benim ev adresim. Bu da dövüş kulübümün adresi. Genelde burada olurum," dedi.
"Buyrun, bu da benim telefon numaram. Ulaşabilin diye."

Bunun karşısında sadece ben değil, Mert Bey de afallamıştı.

Mert Bey,
"Evet Lara Hanım, sizden telefonunuzu burada bırakmanızı isteyeceğim," diyerek tekrar bana yöneldi.

"Ama neden?"

"Tehditleri gönderen kişiyi bulabilmemiz için lazım. Lütfen zorluk çıkarmayın," deyince telefonumu ona verip şifremi bir kâğıda yazdım.

"Evet, teşekkür ederim. Yarın gelip telefonunu alabilirsin.
Şimdilik görüşmek üzere."

Mert Bey bizi uğurlayınca, Arvin dünden bu anı bekliyormuş gibi hemen dışarı çıktı.
Onun arkasından gelirken aklım hâlâ Mert Bey'in sözlerindeydi:

"İki tehdit geldiğinde de yakınlardaydınız.
Üstelik onun telefonuna da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Bu sizi şüpheli durumuna düşürüyor."

Beni düşüncelerimden bölen Arvin'in sesi olmuştu.
"Kuzenim Elina'yı arayacağım. O, annenler gelene kadar seninle kalacak. Benim kalmam pek hoş karşılanmaz. Üstelik o da dövüşçü aynı dövüş kulübüne gitmiştik."

Evet, Elina'yı tanıyordum ve gerçekten çok güçlü bir kızdı.
Onunla çok takılmamıştım ama seviyordum onu. Güçlü olduğu kadar zekiydi de.

Tehdit eden kişi gelirse, benim aksime korkmaz; dövüşür ve mantıkla hareket ederdi.

"Tamam," diye cevap verdim.

Eve varınca gerçekten çok yorgundum. Nehir ve Defne beni defalarca aramış, açmayınca da Arvin'i arayıp neler olduğunu sormuşlardı.

Arvin, "Uyuyup uyansın. Öbürlerini de çağırıp hepinize birden anlatırız," deyip onları evlerine göndermiş ve Elina'yı aramıştı.
Sonrasını umursamadım ve kendimi rüyalı bir uykunun verdiği rahatlığa bıraktım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 7beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18