4. bölüm · Birbirine Yasak İki Yürek

4- Dünya döndü, olan oldu.

Dil 03

4. Bölümden selamlarr.
Biraz boş bir bölüm gibi gözükebilir ama bu bölüm biraz daha duygusal. Bir sonraki bölüm düğün ve birkaç olayla yine heyecanlı geçecek.

Bazı detayları unutuyor veya atlıyorsam kusura bakmayın:(

İyi okumalarr♡♡

~Koçari Köyü
Fadime Koçari'nin Anlatımıyla:

Dün geceyi bir şekilde atlatmıştım. Kalbim acıyordu, birçok sebepten ama en çok da abime yalan söyleyip onu üzdüğüm için.

Abim benim en değerlim en kıymetlimdir. Bana hem anne hem baba olmuş birine haksızlık ediyor gibi hissediyorum. Ama her şey onun için...

Ben abimi bir kez daha hapse sokamam.

Sabahın erken saatlerinde uyanınca şaşırmıştım. Bu saatte kendiliğimden uyanmam imkansıza yakındır. Yalnız o kadar kötü bir gün geçirmiştim ki dün, bu kadar uyuyabilmem bile mucize galiba.

Telefonuma gelen mesajla doğruldum.

İso:
Fadime Furtuna günaydun. Abin inandı mı dün?

Fadime:
İnandı. Seninki?

İso:
Benimki zaten biliyordu ya. Sadece evlenmemize şaşırdı ama hallettim.

Fadime:
İyi. Görüşürüz.

İso:
Noldu sana?

Fadime:
Nolmuş?

İso:
Niye böyle davranıyorsun?

Fadime:
Hak edene hak ettiği gibi İso Furtuna. Evlendik diye kendini bir halt sanma.

İso:
Bir halt sanmıyorum. Bir haltım zaten.
Kocanım😁

Fadime:
Kağıt üstünde kocam gerçekte düşmanımsın ha bunu sakın unutma.

İso:
Unutmam merak etme.

İso:
Ula ne görüldü ataysun.

Telefonu kapatıp derin bir nefes aldım. Ona böyle davranmak en iyisiydi çünkü aradan zaman geçti diye geçmişi unutmak bana, Fadime Koçari'ye yakışmazdı.

Evet, Fadime Koçari. Fadime Furtuna değil. Onun soyadını falan almam ben.

Ellerimi yüzümü yıkayıp üstümü değiştirmeye gittim. Üstüme yeşil bir badi altıma da hafif ispanyol olan lacivert pantolonumu giydim.

Kimseye görünmeden kahvaltımı yaptım ve evdekilere iki saate dönerim yazılı bir not bıraktım.

Biraz hava almam ve kendime gelmem lazımdı.
Botlarımı giyip deri ceketimi üstüme attım. Hava soğuktu ama benim ayılmak için soğuğa ihtiyacım vardı. Bu yüzden deri ceket yeterliydi.

Tam arabama binecekken arkamdan bir ses duydum.

"Essahtan evlendun mu o Furtuna'yla?"

Eyüphan...
Bana yıllardır sevdalı takıntılı Eyüphan.
Sırf babasını çok sevdiğimiz için abime şikayet edemediğim Eyüphan.

Bir hışımla Arkamı döndüm. "He evlendum Eyüphan. Seveyrum oni oldi mi?"

"İnanmayrum seni zorladi değil mi Fadime'm."

Sinirden gözüm dönmüştü yüzüne bir tokat geçirdim.

"Ula ben senun nerden Fadime'n oliyrum sığır. Hayde git Eyüphan başumi ağrutma."

Yanağını eliyle tutup gerilemişti. "Bu burada bitmedi Fadime'm sen oni sevmeysun biliyrum. Elbet ortaya çıkacak."

Arkasını dönüp gitti. Bende tekrardan derin bir nefes alıp arabaya bindim.
Şuan ayağım nereye isterse oraya gidecek ve orada biraz kafa dinleyecek ve yaptıklarımı sorgulayacaktım.

Furtuna Konağı'na uzak bir kıyaya gittim. Sahildeki banklardan birine oturdum.

Rüzgar saçlarımı okşuyor, tenimi gıdıklıyordu.
Denizden gelen o tanıdık koku bana yine düşünmek istemediğim bir kişiyi düşündürüyordu.

İso.

İso da deniz gibi kokuyordu. Deniz gibi mavi gözleriyle çok uyumlu bir kokusu vardı. Yani deniz benim için İso'ydu.

Neden buraya geldin o zaman salak Fadime diye kendime kızmadan edemedim.

Çantama attığım şeylerin arasından telefonumu bulup son konuşulanlara girdim. Allah'ım o da İso.
Ben bu adamdan kaçmaya çalıştıkça o dönüp dolaşıp beni buluyordu.

Elim benden bağımsız profiline girdi. Profil fotoğrafı gereksiz havalıydı. Egoist çocuk ya.

Engellediğimden beri profilini görmemiştim. Yeni değiştirmiş gibi görünüyordu bu fotoğraf çok eski değildi.

Ay ben bunları niye düşünüyorum.

Telefonu kapatıp çantama atacaktım ki profil fotoğrafına baktığım çocuk mesaj attı.

İso:
Fadime Furtuna nerdesin?

Fadime:
Sanane.

İso:
Koçari'ye geldum yoksun ula. Sen benim karım değil misun? Abin sorunca ben "karımın yerini bilmiyorum" diye nasıl konuşayım.

Fadime:
Sahil.

İso:
Hangi sahil?

Fadime:
Sanane. Sahilde de geç işte.

İso:
Bunu da ben soruyorum. Hangi sahil?

Fadime:
Uzatmak istemiyorum daha fazla. Sizin konağa en uzak sahildeyim işte.

İso:
Tamam.

İso:
Yine görüldü:)

Görüldü atıyorum, kendini bir halt sanmasın diye.
Ama neden ona olduğum yeri söyledim bilmiyorum.
Şimdi gelip bu güzel (!) anımın içine etme ihtimali var.

~İso Furtuna'nın Anlatımıyla:

Abimle Koçari'ye düğün mevzusunu söylemeye gelmiştik ama Fadime hanım ortalarda yoktu. Kimse görmeden mesaj atıp yerini öğrendim.

Abimi Koçari ile konuşması için orada bıraktıktan sonra Fadime'nin yanına gittim.

Önce uzaktan izledim. Omuzunda biten dalgalı saçları hafif rüzgarla uçuşuyor, yan profilden anladığım kadarıyla bir şeyler düşünüyordu.

Yanına gidip oturdum. Benim geldiğimi bana dönmeden anlamıştı. Nedenini bilmediğim şekilde hoşuma gitmişti.

İkimiz de konuşmadık. Konuşulacak o kadar çok şey vardı ki bu yüzden konuşamıyorduk. Gözlerimi Karadenizden çekip Fadime'ye döndüm.

O iri gözlerini kısmış hafif de kaşlarını çalmıştı. Huzursuzluğunu fark edip sordum.
"İyi misun?"

O da ağır ağır bana döndü. "Yalan söylemek istemiyrum İso... yorgunum."

Benim konuşmama izin vermeden konuşmaya başladı.

"Abime yalan söyleduğum için, babamın katilinin evinde kalacağum için, hiç istemediğum biriyle evlendiğum için, bunca sorunun içinde kalduğum için, Koçari'de bile yalnuz hissederken Furtuna'da hayatımın içine edeceğim için yorgunum İso.
en önemlisi de ne biliy misun, daha bunlarun çoğunu yaşamadum."

Ne diyebilirdim ki her kelimesinde de haklıydı. Ama şunu fark ettim, benimle aynı hissediyor benimle aynı düşünüyordu. O belki farkında değildi ama ikimiz de aynı durumdaydık.

"Fadime söylediklerunun hepsinde haklusun ama şunu bil bende aynu durumdayım bu yüzden izun ver yanunda olayum.Yalnuz olma."

Bana karşı çıkmasını beklerken sadece küçük bir baş hareketiyle tamam dedi. Tekrardan onun bu uysal hallerini görmek hoşuma gitti.

Yarım saat sonra kalktık ve Koçari'ye döndük.
Abim çoktan her şeyi halletmişti.

Bilirsiniz ki abimin ikna kabiliyeti çok yüksektir harika pazarlık yapar.
Büyük ihtimalle de İso böyle, İso şöyle diyerek beni de pazarladı canım abim.

Bir iki kere Adil'den dayak yeme riski atlatsam da bir şekilde o günü de bitirdik.

Tabi gün boyu yakın davranıp el ele tutuştuk. Bu yabancı olduğum bir his değildi sadece unuttuğum bir histi.

Gece yatmadan bunları düşündüm.

Ben Fadime'nin ellerinin sıcaklığını unutmuştum.
Ben Fadime'nin yüzüme gülüşlerini unutmuştum.
Ben Fadime'nin kokusunu unutmuştum.

Bu kısacık gün bana bunları hatırlatmaya yetmişti. Zor bela uykuya daldım.

~Koçari Köyü
Fadime Koçari'nin Anlatımıyla:

Çok hızlı geçen günün ardından bu gün İso'yla yaşadığımız yakınlıkları unutup uyumaya çalıştım.

Yaklaşık yarım saatin ardından uyuyamadığımı fark edip odamdan dışarı çıktım. Mutfaktan gelen tıkırtıya yöneldim.

Esme'yi görmeyi beklemiyordum. Eleni için bizim evde kalıyordu. Başlarda sinir olsam da evde artan kadın nüfusu hoşuma gidiyordu çünkü İlve ablamın bizimle olmadığı zamanlarda ben hep tek kadındım.

Ne sırrımı anlatabileceğim bir kız kardeşim ne de omzunda ağlayabilceğim bir annem vardı.

Annem gittikten sonra o kısa sürede kafamda Esme'yi anne bellemiştim ama sonra onun bizi bırakıp gittiğini öğrenmiştim bu yüzdendir ona olan gıcıklığım. Çok sevdiğim için.

"Hayurdur Esme."

Esme sıçrayıp bana döndü. " Kız sen daha uyumadun mu?"

"Yok... uyku tutmadı."

Esme bana yaklaşıp ellerimden tuttu. "Fadime yarun düğünün var da senun. Ha bu kadar mutsuz gelun ikinci kez göreyrum."

Mutsuz olmadığımı söylemek istedim ama daha fazla yalanı kaldıramayacaktım bu yüzden konuyu farklı yöne çektim. "Birincisu kim?"

"Ben, başka kim olacak."

Konuşmama izin vermedi. "Fadime, kızum bak ben seni anlayrum, Adili'i korumaya çalışaysun ben de aynı yollardan geçtum. Aynı kaderi yaşama isteyrum ula."

"Esme bak ben zorla evlenmeyrum. Hadi diyelum korumak için evlendum, evet ani oldu buna bağlamanuz normal. Ama ben İso'yu gerçekten seveyrum ha da bunu anla."

Esme uzunca yüzüme baktı. "Madem son gecen burda, o zaman yıllar önce yapamaduğumi yapmak isteyrum, tabi istersen."

Merakla sordum. "Ne du o?"

Yüzüme anne şefkatiyle baktı. "Senude uyku tutmamuş, belli ana kucağu araysun. Hadi gel beraber yatalum. En azundan benim için."

İtiraz etmek istedim ama yapamadım. Gerçekten de doğruydu. Şuan öyle sıkışık bir durumdaydım ki anam olsa kucağından çıkmazdım. Kafamı boynuna gömer kokusunu çeke çeke bütün kötülüklerden kaçardım.

"Sen istedun diye ha sırf vicdanun rahatlasun yani yoksa gelmem senle."

Gülümsemesi büyüdü. "Tamam ula benum için, hayde gel."

Bende gülümsememe engel olamadım ve peşinden gittim. Ona ayrılan odada yatak tek kişilikti, yatağa geçti ve kayıp bana yer açtı.

İlk başta temkinliydim ama sonra kucağında kıvrıldım. Yapmak istediğim şey yapmak için izin alma gereği duydum.

"Esme"

"Hıı?"

Utana sıkıla sordum. "Boynuna kafamı gömsem olur mu?"

"Olur tabi niye olmasun? Gel ha böyle."

Boynuna yaklaşıp yattım. Sanırım yatınca direkt uyumuştum çünkü o andan sonrasını hatırlamıyorum.

~Furtuna Köyü
İso Furtuna'nın Anlatımıyla:

Gece yarısında sıçrayarak uyandım. Yanaklarımda bir ıslaklık hissettim, ağlıyor muydum ne? Galiba kabus görmüştüm.

Huzursuzca yatakta doğruldum. Hayatı sorguladıktan sonra en güvenli sığınağıma doğru ilerledim.

Abim...

Küçükken bazı geceleri kabus görünce abimin yanına giderdim. Abim uykusunda bana sarılır ve uyku sersemi korkma derdi.

Beni bu düşmanlıktan koruyan da hep oydu. Beni bu evde tek koşulsuz seven de...

Bugün de öyle çocukluk yapasım geldi ve yanına gittim. Yatakta hep düzenli uyurdu, bu yüzden yanında bana da yer vardı.

Tabi eskisi gibi kolay sığmıyordum. Sanırım ikimiz de biraz fazla büyümüştük.

Sessizce yanına uzandım ona arkamı dönüp sokuldum. İçimdeki çocuk sarılmasını ve korkma demesini bekledi.

Bir kaç dakika sonra arkamdan bir hışırtı yükseldi. Abim bana sarıldı ve uyku sersemi "Korkma" dedi.

Bunu unutmamış olması bile o an yetti bana.

Her ne kadar koca adam olmuş olsamda abimin yanında hep beş yaşında gibi hissediyordum çünkü çocuk çocuk tavırlarımı çeken hep o olmuştu.

Sabah bizi neler bekliyor bilmeden abimin kollarında uykuya daldım.

Her şey fazla mı hızlıydı diye düşünmeden edemedim. Ama sonra niyeyse şu söz geldi aklıma.

bu durumu özetleyebilecek bir sözdü sanırım.

"Dünya döner;biz döndüğünü fark ettiğimizde çok şey değişmiş olur."
-William Shakespeare

Gerçekten de öyleydi dünya dönmüş, olan olmuş ama ben bunu şimdi uykuya dalarken fark ediyordum. Halbuki ki her şey şu birkaç gün içinde olup bitmişti.

Yorumlarınızı bekliyorumm💗
Biraz kısa oldu sanırım:(