3. bölüm · Birbirine Yasak İki Yürek

3-Eski Defterler

Dil 03

3. Bölümden hepinize merhaba.
Gecikti:(
Umarım severek ve beğenerek bölümleri okursunuz.
Çok sık atmıyorum farkındayım kusuruma bakmayın.
Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum.
Not: Bu evrende İso Fadime'yi kaçırmadı ama yine de Fadime'nin saçları kısa haberiniz olsun.

~Furtuna Köyü
İso Furtuna'nın Anlatımıyla:

Nikah dairesinden çıkmış ve Furtuna'ya doğru yol almıştık. Düşüncelerim karmakarışık bir hal almışken ne yapacağımı da kestiremiyorum.

Ama kendi kendime söz vermiştim her ne olursa olsun bu yola Fadime ile beraber girmiştik ve beraber çıkacaktık. Onu bu oyunun içinde herkesten koruyacak ve kimsenin ona ya da bana laf etmesine izin vermeyecektim.

Arabada sessizlik hakimdi. Bende bu sessizliği bozmayacaktım çünkü hepimizin düşüncelerini gözden geçirmesi gerekiyordu.

Furtuna Konağı'nın önünde durdum ve bütün gözler arabanın üstüne yumuldu.
Annemler bir tarafta toplanmıştı. Buraya gelmeden önce onlara bir haberimiz var toplanın diyerek haber vermiştik. Amcam ne geleceğini bildiği için rahattı ve bu rahatlık şimdiden sinirimi bozmuştu.

Koçarileri de buradaydı. Fadime de onlara aynı şeyi söyleyerek buraya çağırmıştı.
Herkesin gözünde ufak bir sinir ve sonsuz bir şüphe vardı.

Bakışlarım hemen Fadime'ye döndü. Gözlerinde korku ya da şüphe aradım ama bulamadım. Bunlardan ziyade gözlerinde tek bir şey vardı, endişe...

Şirunum arabadan indi ve önümüze geçti bizimkilere bir şeyler söyledi ama duyamadım. Ama sonra arkasını dönüp kafasıyla gel işareti yaptı.

Tekrar Fadime'ye baktım. "Fadime, bak ikimizde bu durumda olmaktan mutlu değiliz biliyorum ama şunu bil, ikimiz de aynı durumdayız o yüzden birbirimize destek olmaktan başka çaremiz yok."

Endişeyle bana baktı ve sadece kafasını salladı. Önce arabadan o indi. Herkesin bakışlarının ona döndüğünü gördüm. Bende hız kesmeden indim.

Gözler bu sefer de beni buldu ama benim tek odağım Fadime'ydi. Ona destek olmak isteyen bakışlarımı bir saniye bile üstünden çekmedim.

O da bana bakınca gözlerindeki o endişeyi yeniden gördüm bu yüzden söze girmeye karar verdim.
"Hepinizi buraya topladuk çünkü bir şey söylememiz gerekiyor."

Eyüphan sığırı kudurmuş gibi söze atladı. "Siz ikinuz birlukte bize ne söyleyeceksunuz ha Furtuna?"

Adil Koçari de sinirli ama sakın duruşuyla sordu. "Abim senin bu küçük Furtuna'yla ne işun var?"

Ben Fadime'ye kalmadan cevapladım. "Biz evlenduk" Ben de Fadime de bunu böyle söylememi beklemiyorduk ama yapabileceğim bir şey yoktu. Bunu alıştıra alıştıra söyleyemezdim.

Bir anda bütün uğultular kesildi. Sanki sadece nefes sesleri ve hırçın Karadenizin dalga sesleri vardı. Herkesin gözleri açılmıştı. Eleni olayları anlamaya çalışıyor, Esme şaşkınlıktan ağzını kapatmış öylece Adil'e bakıyordu.

Anam ise ağzı açık bana bakıyordu. Abime gelince, sanki içinden "ula sen ne ettun" der gibiydi. Ama onun gözlerinde de çok oyalanmadan Fadime'ye geri döndüm.

Kısa süren bu sessizlikten sonra Adil delirmiş gibi Fadime'ye döndü ve "Ne saçmalaysunuz siz? Abim doğru mu bu?"
Fadime daha cevaplayamadan Gezep girdi araya. "Fadime şaka de kızum."

Bir anda bütün sesler Fadime'ye döndü ve herkes soru sormaya başladı. O her ağzını açtığında birisi yeni bir soru ekliyordu.

Tam susun diye bağıracaktım ki bana fırsat kalmadan Fadime bağırdı. "YETEER" herkes tekrardan sustu ve sonunda o da konuşmaya başlayabildi.

"Evlenduk gelduk işte soru sormayın bağa."
Adil durmadı "Ne demek evlenduk gelduk ha Fadime" Ben de elimdeki aile cüzdanını ona uzattım. Adil sinirden delirmek üzereydi.

Gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı sonra bir anda yüzüme tokadı geçirdi. Dondum kaldım. Aradan sadece Fadime'nin "Abi nabaysun etma!" dediğini duydum.

Sonra gözlerimi açıp doğruldum. Bende biraz ciddileştim ve Fadime'nin elini tuttum. Eyüphan'ın arkada delirdiğini görebiliyordum ama onu kale almadım.

Tuttuğum eli kendime çektim ve Adil'e döndüm.
"Biz zaten uzun zamandur sevdaluk edeydik baktuk sizun bu düşmanluğunuz bitmeyi biz de evlenduk. Şimdi Adil Koçari bana bağur çağur, istersen döv, istersen öldür.
Ama Fadime'yi sevdiğimden başka laf duyamayacaksun benden."

Yandan Fadime'nin şaşkın bakışlarını hissedebiliyordum ama o yöne dönmedim.

Adil deli deli bakışlarını benden Fadime'ye döndürdü ve ellerimizi ayırdı ona doğru uzansam da beni de abim tuttu. Adil onu götürürken abim de beni diğer koçarilerin almasına engel olmaya çalışıyordu ama nafile.

Gezep de beni koçari pikabına bindirip taş köprüye getirdi. Adil Fadime'yi de yanına almış yanımıza gelmişti. Beni yakamdan tutup köprüden sarkıttı.

"Ula sen benum kardeşimi nasul kandurursun şimdi ben senu ha bu Karadenizde boğmaz muyum?"

"Adil abi bana isteduğunu yapabilirsun."

Fadime abisine dönmüş yapma demek istiyor ama bir yandan da korkuyordu. Şuan ona doğru dönebilseydim korkma derdim ama başaşağı köprüden sarkıtılıyordum.

"Abi nedu ula, Abi nedu? Ben senin düşmanunum Abi nedu?"

"Sen benum düşmanum değilsin abi sen benum sevduğum kadının abisisin. Yani artık benum de abimsin."

Adil beni bir anda bırakmış ve kardeşiyle gitmişti. Fadime'nin bana çaresizce bakışları görmüştüm ama ona gitme demekten başka bir şey yapamamıştım.

Adil'e ters yapıp kardeşini almaya çalışsam beni iyice benzetecek bana iyice sinirlenecekti bu yüzden peşlerinden gitmedim.

Oruç abim de fırsat bilip kolumdan çekiştirerek beni Furtuna'ya götürdü. Benim için her şey çok hızlı ilerlerken bir diğer sorguya hazırlanıyordum.
Abi sorgusu...

~Koçari Köyü
Fadime Koçari'nin Anlatımıyla:

Her şey o kadar ani olmuştu ki ben kavrayana kadar abim beni tutmuş Koçari'ye getirmişti.

İso'nun bu kadar ciddi davranabileceğini bilmiyordum, hele abime abi deyişi, Fadime'yi sevdiğimden başka laf duyamayacaksın deyişi hala kulaklarımda.

Madem bu kadar güçlü olabiliyordun İso, niye daha önce korkup kaçtın demezler mi adama.

Bunları düşünmenin sırası değildi biliyorum. Şuan ne yapıp ne edip onu sevdiğime inandırmam lazımdı abime.

Abim beni odaya getirdi ve sorguya başladı ne desem de inanmıyordu en sonunda büyük kozu oynamaya karar verdim.
Ama bundan İso'nun haberi olmaması gerekiyordu.

Abim hala söylenirken çekmeceye doğru gittim ve bunca yıldır asla açmadığım kutuyu açtım.

Gözlerimin dolmasına izin vermeden fotoğrafları karıştırdım ve istediğimi buldum. Önce ben uzun uzun baktım sonra anılar zihnime tekrardan ulaştı ve sinirlendim.

Abime sinirlendiğimi belli etmeden elimdeki fotoğrafı gösterdim. Bu shop ya da yeni çekilmiş bir şey değildi. Lisede çekilmiş eski bir anıydı.

O zamanlar her şey çok farklıydı.

7 Yıl Önce
~Lise

Fadime koşarak derse yetişmeye çalışıyordu yine geç kalmıştı.

İso ise çoktan derse girmiş sırasında Fadime'yi bekliyordu. Abisi evden erken çıktığı için okula erken gelebiliyordu. Ama Fadime uyumaya bayıldığı için hep geç uyanıyordu.

İso ve Fadime 3 yıldır aynı sınıftalardı bu yıl lise üçe gidiyorlardı.
Yaklaşık 1 yıldır da ailelerinden gizli sevgiliydiler.

Düşmanlığı bir kenara atmış ve gençlik heyecanıyla bir aşka yelken açmışlardı. İso Fadime Koçari'yi kolay kazanmamıştı, bunun için epey uğraşmıştı ama sonunda başarmıştı.

Fadime sınıftan içeri girip hocadan özrünü dilemiş ve İso'nun yanına yerleşmişti. İso kızdan gözlerini alamıyor her görüşünde yeniden büyüleniyordu.
Al al yanakları, orman gibi iri gözleri, dolgun pembe dudakları... hele bir de İso'ya bakıp gülümseyince çocuk eriyip gidiyordu.

Yine o anlardan birindeydiler. Fadime İso'ya gülümseyip "Çok geç kalmadum değil mi?" diyordu.
İso da "Yok bee ne geç kalacan bu hoca çok yavaş anlatiyi zaten." demişti.

Dersler aynı düzlemde ilerlemiş okulun son zili çalmıştı. Fadime ve İso okul dışında beraber görünmemek için okulda biraz daha kalıyor ve zaman geçiriyorlardı. O an Fadime'nin aklına bir şey gelmişti.

"İso"
"Efendim Fadime'm."

Fadime hüzünlü bir gülümsemeyle konuşmuştu.
"Biz bir gün ayrulmak zorunda kalursa-"

İso hemen "Yok öyle bir şey, çıkar oni aklundan." dedi.

Fadime "Ya bir dinle da. Biz bir gün ayrulmak zorunda kalursak neye bakıp da özlem giderecez. Kimse görmesun diye fotoğraf bile çekinmiyoruz." diye gözlerini doldurdu.

İso da dayanamayıp söze girdi. "Ağlama Fadime'm biz ayrulmayacağuk da yine de gönlün olsun, fotoğraf çekinelum ben Trabzon'daki arkadaşlaruma çıkarttırırım fotoğrafu, kimse görmeden ikimuze de verirum olur mu?"

Fadime dolu gözleriyle güldü. "Olurr tabiki ballim." Kollarını İso'nun boynuna doladı.

İso'nun heyecandan kalbi duracakken sarılmasına karşılık verdi.
"Kızum balli nedu da. Karizmamu çizeysun."

Fadime kıkırdadı. "Noldi beğenemedun mi?"

İso da gülerek cevap verdi. "Çok beğendum hem de."

~

Aradan birkaç gün geçmiş İso ve Fadime gizlice Trabzon merkeze gitmişler ve bir fotoğraf çekinmişlerdi.
İso yine gevşekliğini göstererek elini Fadime'nin başına koymuştu. Çok tatlı çıkan fotoğraflarını İso arkadaşına çıkarttırmış ve yine gizlice evlerine dönmüşlerdi.

O gece ikisi de mutluydu ama içlerini kaplayan "ya ayrılırsak" düşüncesi de onlara huzursuzluk vermeye yetmişti.

Küçük İso ve Fadime asla ayrılmayacaklarını düşünürlerken birkaç ay sonra olacaklardan habersizdi.

Günümüz

Koçari Köyü
~Fadime Koçari'nin Anlatımıyla

Abim fotoğrafa baktı ve "Bu ne Fadime?"
Bende yalan söylemek yerine doğruları söyledim.
Aslında hem doğru hem de yalan söylemiş oldum.
"Abi biz İso'yla önceden de sevdaluk edeydik düşmanluktan dolayı korktuk diyemeduk ama artık büyüdük da. Bu fotoğraf liseden."

Abimin gözleri fal taşı gibi açıldı sanırım inanmıştı. "Abim siz ta o zamandan beri sevdalu musunuz? Bana niye demeden ha tattaram."

Sanki biraz sakinleşmişti bende bunu fırsat bilerek yavru kedi gibi baktım ve sarıldım.
"Abim dedum ya düşmanluktan korktuk. Hem sen iyi anlarsun da bizi. Sen de Esme çavuşla düşmanluktan korkmadun mu? Gerçi siz pek korkmamuştunuz ama."

"Ula konu ne ara bana geldu?"

Abimle biraz daha konuştuk ve bir şekilde ikna oldu. Aslında söylediklerimin çoğu doğruydu yanlış olan şuan ona sevdalu olduğumdu.

Ben ondan nefret ediyorum ve zaten uzun zaman önce de o sevda bitti.

İçimde kalmadı desem yalan olur ama o İso'nun ne kadar şerefsiz olduğunu ve onunla sevdaluk edilmeyeceğini bildiğim için asla ona yeniden sevdalanmam.

Furtuna Köyü
~İso Furtuna'nın Anlatımıyla

Abimin sorgusu bir türlü bitmiyordu ama sorgusu sevdaluğumuzla alakalı değildi evliliğimizle alakalıydı.

Çünkü eskiden sevdalu olduğumuzu sadece abim biliyordu ama ayrıldığımızı da biliyordu. Bu yüzden de kafası karışıktı tabi benim de kafam karışıktı.

Abimi tekrardan sevdalandığımıza ikna etmiştim bir şekilde çünkü abim benim onu ne kadar sevdiğimi biliyordu, onu unutamadığımı iddia etmişliği bile vardı ama hayır.
Ben onu unuttum o da beni.

"İso siz delirdunuz mu ula. Hadi tamam tekrar sevdalandunuz diyelim. Zaten o sevda bitmemişti diyelim ama neden bir anda evlendunuz bana bile haber vermedunuz be abim?"

"Abi diyemeduk ani geliştu dedum ya. Yeter deduk bu düşmanlık ebedi devam edecek belli bizi kabul etmeyecekler o da belli madem evlenelum da bitsun bu çile deduk."

Aklıma bir şey gelmiş gibi abime baktım.
"Abi bana bak çok önemlu bir detay var. Bak sen bizum neden ayrulduğumuzu bileysun ama Adil Koçari bilmeyecek o hep bizim sevdalu olduğumuzu sanacak, zaten her şeyi daha yenu öğrendu."

Abim şaşkın şaşkın baktı. "O niye ula? Doğrusuyla anlatun işte."

Bezmuş bir şekilde baktım.
"Abicum sen biraz kıt misun? Eğer Koçari bizum neden ayrıldığumuzu öğrenurse hem de Fadime'ye göre neden ayrıldığumuzu öğrenurse benu keçi sürülerunun altuna atar da."

"Bu yüzden Koçari bizi liseden beri sevdalu hiç ayrulmamuş bilecek, anladun?"

Abim de sinirli sinirli baktı. "Anladum ula kıt mıyum ben. Git hadi uyu biraz yarun büyük gün."

Sorgularca baktım. "Ne olacak ula yarun."

Abim derin nefes aldı. "Koçari sizin sevdalu olduğunuza inanduysa milletun diline düşmemek için düğün etmek gerekir. Koçariye onu diyeceğum.
Ha bu akulsuz başunuzun çilesunu da ben çekeyrum ha, de git yat."

Yüzümde zafer sırıtışı oluştu. "Aslan abim benum bee. Hayde iyi geceler."

Yatağa gittiğimde günün analizini yaptım.
Uzun zamandır kapattığım eski defterleri aniden açmak çarpmıştı beni. Her ne kadar belli etmesem de içimde bir yer kopmuş kopan yer çok acımıştı.

O benim için uzun zamandır sadece Fadime Koçari'ydi. Ama bir zamanlar benim Fadime'mdi.

Şimdi onu gerçekten pek sevmiyordum gıcık geliyordu zamanında beni hiç dinlememişti. Atarlı giderlinin tekiydi ama yine de ona bir şey olsun istemiyordum yani istemiyorum hiç bir zaman da ona bir şey olsun üzülsün incinsin istemem.
Ama benden uzak olsun isterdim şimdi ise en yakınım oluvermişti.

Bir anda Fadime Koçari benim karım olmuştu...

Bu bölüm biraz karışıktı hak veriyorum ama bundan sonra olayları biraz daha anlarsınız. Önceki iki bölümde sevdaluklarına dair pek işaret vermemiştim ama bu bölümde artık eski defterleri açmaya karar verdim.

Evet bu bölüm çok karışıktı söylediğim gibi ama inanın sonrakiler daha karışık olacak:)

Eleştirilerinizi ve beğenilerinizi yazabilirsiniz canlarım öptüm çok. Kısa süre içinde 4. Bölümü de atmaya çalışacağım.♡