1. bölüm · Birbirimize Rağmen

1) Yanılgı

Duru ✯

"En büyük yanılgılar,
Bir insanı tanımadan hakkında karar verdiğinde başlar."
— Birbirimize Rağmen

Eylül ayının ilk haftasiydi. Bodrum'un sabah güneşi Akkaya Koleji'ni geniş bahçesine yayılırken okul çoktan hereketlenmisti. Koridordan kahkahalar yükseliyor, öğrenciler yaz tatilinde yaptıklarını arkadaşlarına anlatıyordu.

Tam o sırada okulun demir kapısı açıldi, içeri lüks bir araba girdi ve her zamanki gibi dikkatleri üzerine çekmisti.

"Teoman geldi."
Fısıltılar kısa sürede bütün bahçeye yayıldı.

Arabanın kapısı açıldı.
Kulaklığı kulağında, çantasıni tek omzuna aşmış Teoman ağır adımlarla okul binasına yöneldi.

Yanından geçen öğrenciler farkında olmadan ona yol veriyordu.

Tam merdivenlerden çıkacakken arkasından bir ses yükseldi.
"Teo bir günde beni beklesen ölmezsin."
Teoman durup arkasına baktı.
Leyla arkasından nefes nefese geliyordu.
"Otuz saniye bekleyebilirdin."
"Geç kalıyordun"
Leyla gözlerini devirdi.
"Seninle tartışmayacagim"
İkisi yan yana okul binasına girerken etraftaki öğrenciler hala onlara bakıyordu.

_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_^⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_

Resim atölyesinin kapısı açıldı. Deniz eskiz defterini çantasına koyarken Barış ona takıldı.
"Şu defteri benden daha çok sevdiğine eminim."
Deniz gülümsedi.
"Belki."
"İtiraf etti sonunda."
Aras ikisinin arasına girip başını salladı.
"Siz sabah sabah başlamayın."
Üçü gülerek sınıfa doğru yürüdü.
Koridorda yine aynı isim konuşuluyordu.
Teoman Akkaya.
Deniz bu konuşmaları duymaktan sıkılmıştı.
Herkes onu tanıyordu.
Ama kimse gerçekten tanıyor muydu...
Bunu Deniz de bilmiyordu

_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠^⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_

İlk ders her zamanki gibi başladı.
Öğretmen yoklama alırken sınıftaki ugultular yavaş yavaş azaldı
Teoman en arka sırada oturuyordu.
Deniz ise birkaç sıra önde Aras ve Barış'la arkalı önlü oturuyordu.
Aynı sınıfta olmalarına rağmen şimdiye kadar doğru düzgün sohbetleri olmamıştı.

_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠^⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_

Öğle zili çaldığında öğrenciler bahçeye dağıldı.
Teoman doğruca basketbol sahasına gitti.
Topu eline aldığı an omuzlarındaki gerginlik biraz olsun kayboluyordu.
Burası...
Kendini en rahat hissettiği yerdi.
Deniz ise resim atölyesine gitmek için bahçeden geçiyordu.
Tam o sırada potadan seken top Deniz'e doğru yuvarlandı.
Deniz eğilip topu aldi
Karşı tarafta duran Teoman elini uzattı.
"Top."
Deniz kaşını kaldırdı.
"Birşey isterken 'lütfen' demek bu kadar zor olmamalı"
Topu ona doğru attı.
Teoman topu tek eliyle yakaladı.
Kısa bir an birbirlerine baktılar.
Sonra hiçbir şey söylemeden arkalarını dönüp yürüdüler.
İkisi de birbirini tanıdığını sanıyordu.
Oysa bildikleri...
Sadece insanların anlattıklarıydı.
Ve bazen...
En büyük yanılgılar, başkalarının cümleleriyle başlardı.

MERHABAAA 🌷
Öncelikle ilk bölümü okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Umarım Teoman ve Deniz'in hikâyesine güzel bir başlangıç yapabilmişizdirrr.
Daha yolun çok başındayız. Karakterleri ve yaşadıkları olayları bölüm bölüm birlikte keşfedeceğizz
Yorum yapmayı ve düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayınnn. Her birini okuyacağıma söz veriyorum. 🤍
Bir sonraki bölümde görüşmek üzereee