Bir zamanlar biz kitap kapağı

5. bölüm / 6

Bir zamanlar biz

Bir Şey Eksik

Vaveyla Yazarı: medinealntun191

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bir Şey Eksik

Bölüm 5
Miray, cuma sabahı sınıfa girdiğinde Duru çoktan yerini almıştı. Masasının üzerinde açık duran deftere bir şeyler yazıyordu.
“Ne yapıyorsun?” diye sordu Miray, çantasını sandalyesine bırakırken.
Duru başını kaldırdı.
“Cumartesi için liste hazırlıyorum.”
“Ne listesi?”
“Gösteride eksik bir şey kalmasın diye. Kurdeleler, yedek tokalar, su şişeleri…”
Miray sandalyesine oturdu.
“Bunların hepsini bir gün önceden mi düşünüyorsun?”
“Çünkü geçen sefer senin yüzünden yarım saat toka aradık.”
“Benim yüzümden değildi. Tokayı İpek almıştı.”
Kapının önünden geçen İpek konuşmayı duyunca sınıfa girdi.
“Ben hâlâ o konunun kapandığını sanıyordum.”
Duru defteri kapattı.
“Seninle hiçbir konu kapanmıyor zaten.”
İpek karşılarına oturup çantasını açtı.
“Bu arada antrenör, bugün gösteriyi salonda deneyeceğimizi söyledi. Basketbol takımı da orada olacakmış.”
Miray kalemini çıkardı.
“Eee?”
“Bir şey demedim. Haber verdim.”
“Tamam, haberi aldık.”
İpek ikisine de bakıp sustu. Birkaç saniye sonra yeniden konuşmaya başladı.
“Yalnız maç günü bütün okul gelecekmiş. Bence güzel olacak.”
Ders başlayınca konuşma sona erdi.
Öğle arasına kadar Miray'ın aklı gösteride yapılacak hareketlerdeydi. Antrenör önceki gün son bölümde küçük bir değişiklik yapmış, herkesin yeni sıraya alışmasını istemişti. Miray da teneffüste birkaç kez notlarına bakmıştı.
Son ders bittiğinde üçü birlikte spor salonuna gitti.
Amigo takımı için ayrılan bölümde kızlar sıraya girerken basketbol oyuncuları da sahadaydı. Bora potaya şut atıyor, Kaan topları topluyordu. Aras ise antrenörün yanındaydı.
“Önce herkes yerini alsın,” dedi amigo takımının antrenörü. “Bugün baştan sona deneyeceğiz. Bir yerde hata olursa durup tekrar yapacağız.”
Miray kendi sırasına geçti. Duru hemen arkasındaydı, İpek ise yanlarında duruyordu.
Müzik başladığında ilk hareketleri yaptılar. İkinci geçişte takımın bir kısmı sağa, diğer kısmı sola ilerledi. Miray adımını tamamlayıp yerine geçtiğinde yanındaki kızın sırasını karıştırdığını fark etti.
Müzik durdu.
“Bir daha,” dedi antrenör.
Kızlar başlangıç pozisyonlarına döndü.
Bu sırada basketbol sahasının kenarında Kaan, Aras'a bir top uzattı.
“Birazdan bizim de sıraya girmemiz gerekecek. Koç bekliyor.”
Aras topu tuttu.
“Tamam.”
Tam şut atacakken amigo takımının antrenörü yeniden müziği başlattı. Aras topu elinde tutup bekledi. Kızlar hareketlerini tekrar ederken gözleri bir an Miray'a kaydı.
Bu kez onu daha dikkatli gördü.
Miray, takım arkadaşının yerini düzeltmek için kenara çekilmiş, sonra yeniden kendi sırasına dönmüştü. Bileğinde ince bir bileklik vardı.
Aras'ın elindeki top hareketsiz kaldı.
Kaan ona seslendi.
“Aras!”
Aras başını çevirdi.
“Ne?”
“Top sende. Atacak mısın?”
Aras potaya baktı, ardından şutunu attı. Top çemberden geçmedi.
Bora uzaktan seslendi.
“Bugün potayla aranız bozuk galiba!”
“İşine bak,” dedi Aras.
Kaan topu almak için yürürken ona yaklaştı.
“Bir şey mi oldu?”
“Hayır.”
“Son zamanlarda hep aynı tarafa bakıyorsun.”
Aras bu kez cevap vermedi. Topu alıp yeniden çizgiye geçti.
Antrenmanlar devam ederken Miray'ın bilekliği kolundan gevşedi. Hareketin sonunda bileğini düzeltmek için durdu, fakat müzik yeniden başladığından bilekliği çıkarıp çantasına koymayı sonraya bıraktı.
Bir sonraki denemede hareketlerini tamamladılar. Antrenör son bölümden memnun kalmadığını söyleyip aynı kısmı tekrar istedi.
Miray derin bir nefes alıp başlangıç çizgisine döndü.
“Bu son olsun,” diye fısıldadı Duru.
“Bunu antrenöre söyle.”
Duru gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.
Gösteri ancak bir saat sonra bitti. Kızlar eşyalarını toplarken basketbol takımı da antrenmanını tamamlamıştı.
Miray çantasını omzuna taktı. Bilekliğinin gevşediğini yeniden fark edince onu çıkarıp çantasının küçük gözüne koydu.
Aras, sahanın diğer ucundan bunu gördü.
Kızın bileğindeki şeyin ne olduğunu artık merak etmiyordu.
Onu daha önce görmüştü.
Yıllar önce, başka bir şehirde değil, kendi mahallesinde. Okuldan dönerken yanında yürüyen, her gün aynı sokakta karşılaştığı bir kızın bileğinde de böyle bir bileklik vardı.
Aras çantasını aldı.
Kaan yanına geldiğinde hâlâ salona bakıyordu.
“Gidiyor muyuz?”
“Gidiyoruz.”
Aras kapıya yöneldi ama bu kez kızın adını sormayı düşündü. Sonra vazgeçti. Bir bileklik, tek başına bir şey kanıtlamazdı.
Miray ise arkadaşlarıyla birlikte çoktan dışarı çıkmıştı.
Cumartesi günü aynı salonda yeniden karşılaşacaklardı.
Bu kez Aras'ın aklında yalnızca tanıdık bir yüz değil, cevabını bulamadığı bir soru da olacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.