Bölümler 18Şu an: Bölüm 1 - Sahile Dönüş
- 1 Bölüm 1 - Sahile Dönüş314 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Bölüm 2 - Yaz Ekibi Toplanıyor ☀️352 kelime
- 3 Bölüm 3 - Gün Batımına Doğru 🌅238 kelime
- 4 Bölüm 4 - O Gitarın Sahibi 🎸283 kelime
- 5 Bölüm 5 - Sen Fark Etmeden285 kelime
- 6 🌊 Bölüm 6 - Göz Göze 💙473 kelime
- 7 Bölüm 7 - Kaçamadım 💙966 kelime
- 8 🎸 Bölüm 8 – Biraz Daha Yakın263 kelime
- 9 🎸Bölüm 9 – Söylemediğimiz Şeyler324 kelime
- 10 📸 Bölüm 10 – O Fotoğraf309 kelime
- 11 ☀️ Bölüm 11 – Sabahın İlk Işığı360 kelime
- 12 🎸 Bölüm 12 – Yanıma Gel427 kelime
- 13 💙 Bölüm 13 – Kalbim Yine Bildiğini Okudu360 kelime
- 14 💙 Bölüm 14 – Sana Dair1.339 kelime
- 15 Bölüm 15 – Saat Yedi 🌙1.791 kelime
- 16 Bölüm 16 – Hikâyemizin İlk Sayfası 📖263 kelime
- 17 Bölüm 17 – Bir “Evet”in Ardından 🌊538 kelime
- 18 Bölüm 18 – Artık Biziz 💙904 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Derin’in ağzından I 20 Haziran Cumartesi
Ben Derin Solmaz..
Çiçek bahçemi solduranlara inat, yeniden çiçek açtıracak o kadınım. Sen de sanırım benim hikayemi okuyacaksın. O zaman merhaba. Çünkü seni hikâyemin içine davet ediyorum. El ele tutuşup çocukluğumun geçtiği o sahil kasabasına, İzmir’in saklı cenneti Sığacık’a dönelim. Bu yaz burada bizi nelerin beklediğini bilmiyorum. Biraz komedi, biraz gözyaşı, sonu her zamanki gibi hüsran…
Ama takıldığıma bakma. Bizim grubun neşesi genelde benim. Ya da en azından ben öyle olduğuna inanıyorum. Neyse, çok sıkboğaz ettim. Gel, sana çocukluğumun geçtiği o koydan bahsedeyim.
Yakamoz Koyu…
Çocukluğumun en güzel anılarının saklı olduğu yerdi. Dar taş sokakları rengârenk begonviller süslerdi. Sabahları martı sesleriyle uyanır, akşamları gün batımını izlerdik. Küçük marinadaki tekneler hafif dalgalarla sallanırken denizin kokusu kasabanın her köşesine yayılırdı. Kale içinde taş evler, yıllardır aynı yerde duran sessiz birer hatıra gibiydi. Yaz akşamlarında sahil kafeleri insanlarla dolar, sokaklardan kahkahalar yükselirdi. Belki de bu yüzden kalbimin bir parçası hep burada kalmıştı.
Sığacık’a vardığımda ilk hissettiğim şey denizin kokusu değil, içime dolan huzurdu. Taş evlerin arasından esen rüzgar saçlarımı savururken hayatımın değişeceğinden habersizdim. Kafamda bu kadar düşünce dolaşırken telefonum susmak bilmiyordu. En sonunda kafamın içindeki seslerle baş başa kalabilmek için telefonu kapatıp çantaya attım. Valizimi arabadan indirirken sahilden hafif bir gitar sesi geliyordu. Başımı sesin geldiği yöne çevirdim. Marinanın ucunda, gün batımına karşı oturan bir çocuk vardı. Elindeki gitarın tellerine yavaşça dokunuyor, sanki etrafındaki hiç kimseyi fark etmiyordu. Manyak mıdır nedir? Sanki biz de ona bayılıyorduk.
Bu ne gizem böyle?
Tamam, kabul ediyorum son birkaç gündür biraz agresifim. Bir an önce sakinleşip kendime gelmem gerekiyor, farkındayım.
Sende içinden geçiriyorsun değil mi?
“Bu kız kafayı mı yedi?” diye.
Merak etme delirmedim. Henüz. Hem seni de delirtmeye niyetim yok.
En azından şimdilik…
Neyse bu gizemli çocuğu bizimkilerden birine paslarım, onlar ilgilensin neyin nesiymiş.
Bana ne canım?
Hem benim bir an önce tontişimin yanına gitmem gerekiyor.
Görüşürüz canım günlük kendine dikkat et.💙
XOX :)
Bölüm etkileşimi
