3. bölüm · Bir reakarne meselesi

Seçim

Damla Tavşan

...

bir tarafta bizi bu yaşımıza kadar bizi sihire soğutmaya çalışan annemiz Meria diğer tarafta savaşın bize katıcaklarını savunan babamız Mike (Mayk)

ikisi de birbirine baktı Alex'te ben de onlara merakla baktık. birkaç saniye düşündüler en sonunda derin bı nefes verip ağzını açtı annemiz.

"haa...(iç çekiş) çocuklar sizinle çok önemli bir konuyu konuşucaz. bilirsiniz lafı dolandırmayı sevmem bu yüzden direk konuya gireceğim."

Alex sabırsızca

" ah anne. ne diceksiniz. meraktan çatladım bildiğin"

lafa babam geçti bense sessiz sessiz olanları izliyordum.

" durun da ben size en başından anlatayım..."

...

sessizlik.
sessiz.
fazla sessiz ve tepkisiz.
herşeyi anlattılar. sihir gücümüzü neden sakladıklarını, annemin neden bizi soğutup kendisinin aksini yaptını... hepsini açıkladı.
anlattı...

Alex de bende sadece 2 dakikadır sessizce duruyoruz. Alex nihayet konuşma kararı almış olucak ki ağzını açtı.

" size inanamıyorum"

dedi donuk bi sesle.
ben de lafını devam ettirdim.

" böyle bir şeyi nasıl bizden gizlersiniz.!?"

" bu sizin iyiliniz içindi. ben savaşa katıldım. ölümüde çaresizli de oranın zorlunu da iyi bilirim! sizi bundan uzak tutmak istedim!" dedi Meria

bu konu da haklıydı. savaşta ölüm kalım meselesi idi ve ne o benim arkamı kollayabilirdi ne de ben onun. birbirimizi sadece okuldan sonra yada ortak dersler de görebilirmişiz. nedeni ise kızlar ve erkekler için ayrı bina yapılmış iki binaya da karşı cinsten biri giremezmiş.

gerçek zaman değişmiş. benim çağım da böyle bişe yoktu. ya da vardı.ben sihir akedemisine gitmemiştim o yüzden emin değilim.

bu ilk olucaktı bu yüzden gitmek istiyordum ama Alex'in önce söylemisini bekliyordum çünkü zorunlu hissetmesini istemiyordum.

fazla sessiz kalmış olucaz ki babam lafa atladı

"eeee.... çocuklar?"

Alex anlamsızca bir kaşını kaldırdı. sorar gibi;

' "ne? eee... baba?" dedi.

Mayk boğazını temizledi.
sonra daha nazik bir ses tonuyla konuştu.

" gidecek misiniz? yoksa kalıcak mı? tam 12 saatiniz var karar vermek için. fayton bugün gelicek ama yarın gidecek bu yüzden iyi düşünün. gitmek mi? kalmak mı?"

Alex tereddütle ve sorgularcasına bana baktı. ve o an anladım ne kadar doğru düşündümü. ben kalcam dersem kalıcak gitçem derse gidecekti. omuz silktim. kararını bana bağlı yapıp geleceni mahfetsin istemezdim. benim seçimim belli gidecektim. bu deneyimi merak ediyordum. takım olarak birileriyle konuşup savaşmayı merak ediyordum.
ama o benim için kendi düşüncerinden vazgeçsin de istemiyordum.

babam da ikimize bakıp derin bir nefes verdi. sanırım ikimizin de tereddütünü anlamıştı. sırıttı.
...