6. bölüm · Bir reakarne meselesi
Koruyucu melek
.....
Mayk ve Maria'nın ikimizde de oldunu söyleyip olmamasına mı şaşırmıştı yoksa alnımda bişe mi vardı.
Ağzını açtı ve bana anlamsız bakışlar attı.
" Anlamıyorum... Annemgil ikimizde de olduğunu söylemişti. Neden sende yok?"
Bu cevabını bilmedim bir soru idi.
Belki de iblis olduğum içindi?..
Sessiz kaldım.
Suratını astı.
Gülümsedim. Güven vermeye çalıştım.
"Annemgil var diyorsa vardır belki benim üzerimde daha fazla kalmıştır onların yaptığı sihir. Belki birazdan gider ve görürüz. Ama sana sormak istedim bir soru var."
Bana baktı. Ne sorcamı merak ettiği her yönden belli oluyordu.
" Diyelim ki sihir bende epey geç kalktı. Yada bende yok. O zaman ne yapıcaksın. Gidecek misin? Yoksa Kalacak mısın"
Sitemle bana baktı.
" Tabi ki kalacağım!"
Sesinde, bakışlarında... Sitem vardı. Biliyordum. Hep böyle idi. Ben yoksam oda yokum derdi. Bu hep böyle oldu.
"Git."
Şaşırdı. Daha hüzünlü bir şekilde bana baktı. Gözleri neredeyse dolmuştu.
"Ama neden?"
Eliyle yüzünü kapattı. Sessizce ağladı.
Ona sarıldım.
"Sensiz gitmek istemiyorum.!"
Oda bana sarıldı. Gözlerinden yaşlar akıyordu.
Onunkiler aktıkça içim acıyordu.
Kalbim bana kızıyordu. Onu bu hale getirdim için.
Beynim bana kin kusuyordu. Onun masum göz yaşlarını hak etmedim için.
Gözlerimin dolduğunu hissettim. Elimi kaldırdım. Onun kızıl saçlarına koydum ve başını, saçlarını okşadım. Ağlaması şiddetlendi. Ona tek elimde daha fazla sarıldım. Kulağına yaklaştım. Sesimi titretmemeye çalışıyordum.
"Git. Hem bak gitmezsen beni koruyamazsın. Oraya benim için git. Beni korumak için, güçlenmek için git. Orayı gez. Ortamı tanı. Benim için değil kendi hayallerin için git ama en çokta. Senden bunu istiyorum. Abim olduğun için bu isteğimi yerine getirir misin?"
Ona ilk defa "abi" demiştim.
Ona Hep "Alex" derdim ama şuan "abi" diyordum.
Çünkü biliyordum başka türlü ikna olmazdı.
"Git ve hayallerin için yaşa. Beni düşünme. Sen mutluysan mutluyum. Sen üzgünsen üzgünüm. Olmak istedin yerde ol abi. Git. Bunu kendin için yap"
Tişörtümü avcunun içine aldı sıktı. Kafasını kaldırıp bana baktı. Gözleri şimdiden kızarmıştı.
İlk defa.
İlk defa bir insan için üzüldüm.
Acımasızlık gitti.
İlk defa bir insan için ağladım.
İçimdeki canavar gölgeye çekildi.
Vicdanım uyandı.
"Ben senin yanında mutluyum be kardeşim" dedi.
Hayır! Hayır dedim. Ben onun masum, güzel sözlerini hak etmiyordum.
Ben o kadar iyi biri değildim bile.
Bana şeytan Elenor derlerdi.
Bana canavar derlerdi.
Bana kardeşim demezler di.
Vicdanım uyandı ve bana dedi ki
" hiç hak etmedin hayatı yaşıyorsun. Söylesene gerçekten mutlu musun? Geceleri için rahat uyuyor musun? Sence bu temiz aileyi kirletmiyor musun? Sence de bu ailede fazlalık değil misin? Sen bir canavarsın. Onlar canavar avcısı. Aranızda ki farkı görmüyor musun. Sen asla bir insan olmadın. Sen asla temiz olmadın. Sen asla saf olmadın. Sen şeytandın Elenor. Hayla şeytansın. Kaderinden kaçamazsın. Senin kaderin de şeytan olmak var, onlarınkin de şeytan avcısı"
Canavar kendini savunamadı.
Ama kinle baktı.
Öldürdü insanların kini vardı o canavarda.
Gözlerinde çaresizlik vardı masumca bakan Alex'te.
Ağzımdan kelimeler döküldü istemsizce.
" Olma"
"Ne " dedi. Bir anlam veremedi kardeşi sandığı canavara.
" Benle mutlu olma. Benim için ağlama, üzülme. Ben senin kadar masum değilim. Hiç olmadım. Olmicam. En önemlisi beni bu kadar düşünme. Benim için yaşama. Kendin için yaşa."
Gözlerimden iznim dışı göz yaşları düştû. Vicdanım kelimeri söyledikçe sineye geçti. Ama hazırda bekledi de aşikardı.
"Neden?" Diye sordu.
" Çünkü ben hiçbir şeyi senin için yapmadım. Hep kendim için yaptım. Okula bile sadece kendi merakımdan giderken sen hem kendin için hemde benim için gidiyorsun. Buda yetmiyor benim hatalarımı örtüyorsun ve benim için yaşıyorsun. Ya sen benim için hayallerinden vazgeçiyorsun. HAYALLERİNDEN! Benim yapmadım kardeşliği sen yapıyorsun! SEN! Yapma. Sen böyle yaptıkça vicdanım beni boğuyor. Kalbim kendine acıyor. Beynim neden diyor. Neden o bunları yaparken sen yapmıyorsun? Yapamıyorsun? diyor. Utanıyor. Kendimden utanıyorum! Kendimden iğreniyorum çünkü seni, sizi haketmiyorum. Bu güzel aileyi, temiz aileyi kirletiyorum kendi günahlarımla! Ne olur yapma. Artık yapma. Bana iyi davranma!"
Bana baktı gözyaşları akmaya devam etti ama çaresizliğin yerini büyük bir şefkat aldı.
Onun şefkatli gözlerinde ki şevkati birgün kirletmekten korktum.
Gülümsedi.
Onun temiz gülümsemesini kirletmekten korktum.
Bana sarıldı. Saçımı okşadı. Bir süre ağlamamı dinledi.
"Varsın olacak senden gelsin. Ben kardeşim için herşeyi yaparım. Sen canavar mısın? Nasıl olabilirsin ki. Bu masum bakışlar bir canavara ait olamicak kadar güzeller"
Dedi.
Eski beni bilse de böyle der miydi?
Sanmam.
Ama yine de sordum.
Meraktan değildi.
Izdırap içindi.
"Neden?"
Dedim gözyaşlarım arasında.
"Cünkü sen benim kardeşimsin. Ve ne yaparsan yap bu böyle kalacak. Sen benim gözümde hep masum olacaksın.. Biliyor musun seni imreniyorum. Cesaretini, azmini, kendini bir şekilde sevdirmeni, gücünü herşeyi ama herşeyini imreniyorum. Hatırlıyor musun? Biz daha beş yaşında iken bazı sihri olanlar tarafından dışlanmış ve zorbalık görüyordum. Ama sen geldin. Beni cesurca korudun. Hatta beni korudun için yüzünde yanık izi kalmasına sebep oldum. O gece kendime sordum. Hep abiyim diyorum ama daha kardeşimi bile koruyamıyorum. Dedim. O beni korudu. Sihri yoktu benimle yaşıttı ama korudu dedim kendi kendime. O gece söz verdim ben kendime senin gibi güçlü olucaktım ve bir dahaki sefer ben seni koruyacaktım. O yüzden suçlama. Kendini suçlama. Kendinden nefret etme. Hem ben senin için hayallerimden mi vazgeçttim? Sende benim kadar vazgeçtin. Emin ol sen farkında değilsin ama ben farkındayım. Sen benim hayran oldum tek kişisin. Benim koruyucu meleğimsin. Sen beni hep korudun, savundun yettmedim yapamadım yerde sen devreye girdin. Benim güçsüzlüğümün bedelini sen ödedin. O yüzden bırak da artık ben seni koriyim be kardeşim. "
Vizdanım susdu. Bişe diyemedi.
Canavarın gözlerindeki kin kayboldu. Karşısındaki insan yavrunun sözlerinden etkilenmişti.
Kalbim onu imrendi.
Beynim onun masumluğu karşısında dondu.
Ama bilmiyordu o...
Bilmiyordu.
Ben hiçbirşeyi onu düşünerek yapmadım.
Ben hep kendimi düşündüm..
Şimdi de kendimi düşüncek ve o aptal vicdanı susturcaktım.
Bunun yalan olması umrumda değildi.
Ben bu insan yavrusundan gerçekten etkilenmiştim.
Ve benim ağzımdan 3 kelime döküldü ama
İlk defa ve son defa diycektim aralarında ki iki kelimeyi.
"Teşekkür ederim abi"
Ve ekledim.
"Ben bile kendimden iğrenirken beni sevdin ve korudun için teşekkür ederim Alex"
Durdu. Gülümsemesi genişledi.
Saçımı okşadı ve ikimiz bugün aynı yatakta uyuduk. Bir " abi kardeş" gibi.
