7. bölüm · Bir Kat Mesafe

7. BÖLÜM

Ceylin 💕

Selin arkamdan geliyordu. Ağır adımlarla kapı deliğinden baktım. Annemi görür görmez hemen kapıyı açtım. Anneme kocaman sarıldım. Babamda merdivende sevgi dolu bakıyordu. Gözlerinden tanıyordum onu. O benim her şeyini.
"Ee babaya sarılmak yok mu?"
kollarını iki yana açmıştı bile. Ona da kocaman sarıldım. İçeride Selin duruyordu. Annemde onun yanına gitti. Sarıldı hemen. İkinci evladı olarak görüyordu Selin'i. Hiçbir zaman ikimiz arasında seçim yapmazdı. Selin de annemi annesi olarak görürdü. Anne sevgisini hissettirmişti annem ona. Uzun bir sarılmadan sonra nihayet içeri geçebilmiştik. Babam hemen koltuğa attı kendini.
"Ev gibisi var mı?"
diyordu, kendi kendine. Biz Selin ile alışverişe gitmek için hazırlanmaya başlamıştık. Telefonum çalmaya başlayınca telefonuma koştum. Arayan Ege idi. Kalbim "Aç!" diyordu. Beynim "Sakın açma!" diyordu. Bu sefer beynim ile devam ettim. Telefonumu sessize alarak hazırlanmaya devam ettim. Tekrar tekrar aramaya başladığında "Acaba bir şey mi oldu?" diye düşünmeden edemedim. Beni aramayı kesince bu sefer Eray Selin'i aramış. Selin'in hiçbir şeyden haberi olmadığı için telefonu açmış. Eray önce benim neden açmadığımı sormuş ardından da bahçeye inip inemeyeceğimizi sormuş. Selin de hemen yanıma geldi. Bana sordu. Ben çok istemesem de "Tamam inelim. Belki bir şey olmuştur." diye düşündüm. Anneme söyleyerek Selin ile bahçeye indik. Kapının önünde bizi bekliyorlardı. Selin ile ikimiz bir ağızdan,
"Neden çağırdınız? Bir şey mi oldu?"
demiştik ve aynı anda gülmeye başladık.
"Birbirlerinin kopyaları."
diyerek onlarda kahkaha atmaya başladılar. Bir anda aklıma Ege'ye olan kırgınlığım geldi ve tekrar ciddileştim. Ege bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamış olmalı ki.
"Beril iki dakika bir şey konuşabilir miyiz?"
kulağıma fısıldayarak.
"Tamam."
dedim, yutkunarak. Nefes alışverişim hızlanmıştı. Bu sadece heyecanlandığım zaman gerçekleşiyordu. Gereksiz yere heyecanladım. Kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum.
"Sana ne oldu Beril. Sen daha samimi biriydin. Dünden beri bana karşı tavırlısın. Seni üzecek bir şey mi yaptım?"
bunları gözlerime bakarak demişti. Çimen yeşili gözleri ile bana bakıyordu. Konuşmakta zorlanıyordum. Yutkunamıyordum bile.
"Yok ne olacakmış bana hem?"
diye fısıldayarak konuştum.
"Bana yalan söyleme Beril. Yalandan hiç hoşlanmam."
demişti, üzüntü ile. İşaret dili bilmiyordur diye işaret dili ile olayı anlattım. Sonra koşarak oradan uzaklaştım. Selin ile Eray'ın yanına gitmedim. Bir ağacın altına oturarak ağlamaya başladım. Küçük bir kedi vardı. Yanıma uzandı. Kedilere bayılırdım her zaman. Biraz orada durduktan sonra Selin ile Eray'ın yanına gittim. Arkamdan da Ege gelmişti. Gözleri kıpkırmızı idi. Bu beni korkutmuştu. Ege'yi ilk kez böyle görüyordum. Tam kalkacekken yağmur yağması üzerine kalkamadık. Üzerimde cekette yoktu. Üşümeye başlamıştım. Ege arkadan ceketini uzatınca "İstemiyorum, gerek yok." diye geri uzattım ceketi. "Bu inadın yüzünden hasta olacaksın." diyerek ceketi üstüme örttü. Uzun bir aradan sonra yağmur hâlâ dinmemişti. Herkes küçüklükten kalan videolarını açıp izletiyordu. Sıra Ege'deydi. Ege işaret dili ile konuştuğu bir videoyu izlemişti bize. Bunu ben göreyim diye yapmıştı kesinlikle. Ege olayı anlamıştı.

"Kahretsin! Sen neden olayı işaret dili ile anlatıyorsun ki?"

diye bağırdı içsesim. Bu sefer kesinlikle haklıydı. Derdim ne benim? Neden anlatıyorum? Anlatmasaydım şimdi bilmiyor olacaktı işte. Sıra bana geldiği anda yağmur dindiği için ben eve gitmek üzere yerimden kalktım. Birde ne göreyim? Küçük bir not. Kimseye çaktırmadan kağıdı elime aldım. Eve geldiğimde odaya geçerek üstümü değiştirdim. Hemen notu tekrar elime aldım. Büyük bir heyecanla kağıdı açtım.
"İşaret dili biliyorum güzelim. Yarın sabah bahçede bekliyorum. Konuşalım."
diye yazıyordu. Güzel bir yazı ile yazılmıştı. Kesin Ege yazmıştı. İçimi bir korku bastırmıştı.

"Güzelim mi dedi o? Ben mi yanlış gördüm?"

Hayır, gayette doğru duydun. "Güzelim" kelimesi içimde kelebek hissi vermişti. Fakat bir erkekten gelen bir söze mutlu olmamalıyım. Diyerek tekrar kendimi uyardım.